2016'nın Diyet Kraliçesi/Kralı Siz Olabilirsiniz!

Geçmişiniz birden fazla diyet başarısızlığıyla dolu olabilir. Artık fazlalıklarınızla ‘barışmış’ gibi yaparak varolan durumunuzu değiştiremeyeceğinizi düşünüp bir daha diyet yapmama kararı almış da olabilirsiniz. Ya da belki de diyetinize kararlılıkla başlasanız dahi onu sürdürebilmeyle ilgili olarak ciddi sıkıntılar çekiyorsunuzdur...

Dilerseniz şimdi tüm bu yaşanmış olan negatif durum ve anılarınızı bir kenara bırakalım ve bu sefer diyet başarısına ulaşabilmek adına yapabileceğiniz şeyler hakkında daha farklı bir bakış açısı geliştirmeye çalışarak bu konudaki inancınızı güçlendirelim. Unutmayın hayata nasıl bakarsak o da bize o doğrultuda cevap verecektir...

 

KİLOLAR ‘SABIRLA’ GİDER!
Eğer kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız, kurtulusunuz! İstemiyorsanız da her zaman onlarla vedalaşmamak adına çeşitli senaryolar üretirsiniz. Örneğin çok stresli bir dönem geçiriyorsunuzdur, duygusal anlamda tatminsizlikler içerisindesinizdir ya da bir türlü kendinize zaman ayıramıyorsunuzdur... Bunlar gerçekten de birçoğumuzun diyete uymamak adına başvurduğu en geçerli senaryolarımızdandır. Hep cebimizdedirler ve diyete başladığımız anlarda ortaya çıkmak için fırsat kollarlar... Aslında bu senaryolar beynimizin bize oynadığı türlü oyunların bir sonucu olarak ürettiğimiz bahanelerden başka bir şey değildir...

İşte bu bahaneler doğrultusunda diyeti bırakmak için kendimizi bir güzel ikna ederiz. Kendimize bir nevi ‘mazeretim var, kilo kaybedemiyorum’ deriz yani. Yalnız tezat olan da bu ikna sürecinden sonra varolan kilolarımız yüzünden bir mutsuzluk ve bir şikayet örüntüsü içerisinde olmayı da sürdürmeye devam ediyor oluşumuzdur. İşte bahane ‘bahaneliğini’ tam da bu noktada gösteriverir. Yani bu ‘ikna’ süreci sizin ‘esas istediğiniz şey’ değil, ‘uğraşamama, kolaya kaçma, çabalayamama’ gibi seçimlerinizden ötürü ortaya çıkardığınız bir kaçış yoludur sadece...

Aslında sabırsızlığınızın kurbanı olarak bu kaçış yolunu değil de sabrederek hedefe ulaşmayı seçerseniz, bu konuyla ilgili olarak hayatınızda ne mutsuzluğa ne de şikayete yer kalacaktır...

 

ÇOK ŞÜKÜR Kİ YALNIZCA ‘KİLO KAYBETMEK’ GİBİ BİR DERDİNİZ VAR...
Kilo kaybıyla ve diyetlerle ilgili türlü zorlu sınavlar içerisinde olduğunuzu düşünüyorsanız, bir dizi hastalıkla/problemle mücadele eden kişileri aklınıza getirin derim. Onların yaşamlarını düşünün, mecburiyetlerini düşünün ve sonra da dönüp kendinize bakarak varolan durumunuza şükretmeyi öğrenin. Belki de sizin hayattaki en büyük sorununuz yalnızca varolan fazla kilolarınızdan ibarettir... Zaten onlardan da sabır ve sağlıkla kurtulmak sizin elinizdedir. Bunu da sabır ve kararlılıkla başarabileceğinizi biliyorsunuz zaten... Unutmayın, kendinizden başka bu başarıya engel olabilecek hiçbir şey ya da hiçkimse yok...

 


DİYET BAŞARISININ ‘SIRLARI’...

1)’YA HEP YA HİÇ’ DİYETÇİLERİNDEN OLMAYIN...
Diyet sürecinde yeterince esnek olmamak ve ’ya takıntılı bir biçimde diyete uymak ya da tamamen diyeti bozmak’ gibi bir algıya bürünmek son derece hatalıdır. Diyet sürecinde de kişinin diyetten uzaklaşması gereken ‘anlar’ olmalı ve kişi hem bedenen hem de psikolojik olarak diyetin neden olabileceği olası negatif durumlardan uzaklaşarak rahatlayabilmelidir. Kısacası diyete siyah ya da beyaz gözüyle bakılmamalı, arada gri alanlarda da yer alınabileceği ve bu durumun total diyet sürecini olumsuz yönde etkilemeyeceği bilincine varılmalıdır. Bu ayarlamanın ve dengenin nasıl kurulacağı da bireye diyetisyeni tarafından öğretilmelidir.

 

2)BASİT YÖNTEMLERLE DE HAREKETLENMEK MÜMKÜN
Hareketin önemini de unutmamak gerek. Eğer spor yapmayı sevmiyorsanız ilk etapta en azından hareketli olmayı hayatınıza katmanızı önerebiliriz. Spor salonuna yazılabileceğimizi hepimiz biliyoruz ama çoğu zaman yazılsak bile bir türlü disiplinli olarak salona gitmeyi başaramıyoruz. Ev ortamında yürüyüş bandı ya da bisiklet gibi bir spor aleti bulundurmak da çoğu zaman mümkün olmayabiliyor. Bunun yanısıra birçok kişi açık havada yürüyüş yapmayı da tercih etmiyor. O halde hekiminiz ve spor eğitmeninize de danıştıktan sonra internette bulabileceğiniz alternatif egzersiz kanallarında spor eğitmenlerinin gösterdiği uygulamalarla evde küçük bir alanda egzersiz yapmanızın mümkün olabileceğini söyleyebiliriz. Tabii hareketleri doğru bir biçimde uygulamak ve bedeniniz için herhangi bir negatif etki oluşturmayacak egzersiz pozisyonlarını tercih etmek koşuluyla... Kısacası sağlık durumunuzu ve fiziksel durumunuzu iyice bilmeli ve hangi egzersizleri uygulayabileceğinizi doğru bir biçimde ayırt edebilmelisiniz (işte bu noktada hekim ve spor eğitmenine danışma gerekliliğinin tekrardan altını çizmekte fayda var).

 

3)HAYAL EDİN...
Daha sağlıklı ve ince bir bedeni hayal edin. Yalnız bu sefer bu hayale inanın! Hatta her güne daha az yağlı ve fit uyanıyor olduğunuzu kendinize sürekli olarak hatırlatın.

 

4)ORGANİZE OLMAYI ÖĞRENİN
Sık sık karşılaştığımız ve diyet başarısını bloke eden ana unsurlardan bir tanesi de bireylerin dış etkenlerden kolayca etkileniyor oluşları ve bu durumdan ötürü de sürekli olarak diyetlerini sekteye uğratmalarıdır... Örneğin kişi o gün çalışma ortamında bir münakaşaya dahil olmuştur ve mutsuzdur... Dolayısıyla diyet umrunda değildir ve bozulmuştur... Ya da arkadaşın ikramı olan koca bir dilim çikolatalı kekle diyet ‘hatır için’ bozulmak durumunda kalmıştır...

Bazı bireyler de çoğu zaman pratik yöntemler üretemedikleri ya da zamanı iyi kullanamadıkları için beslenme programlarını yapamayıp diyetlerini hazır yiyecek tüketimiyle sekteye uğratmak durumunda kalıyor... Esasında diyete çelmeleri kişinin ‘gerekli zamanlarda kendine odaklı kalmayı başaramıyor oluşları’ atıyor... İşte bu sebeple diyet yapan bireylerin özellikle kendilerine zaman ayırmayı başarmaları ve bu zamanı en doğru biçimde kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor...

 

5)GÖZÜNÜZ HEDEFİNİZDE OLSUN!
Rotasız geminin hiçbir yere varamayacağı gibi hedefi olmayan insan da tüm ömrünü koca bir boşluk içerisinde geçirecektir. Bu sebeple diyet süresince de hedefinizi belirlemeniz ve hedefe odaklı kalmanız çok önemli. Yani gideceğiniz limanı önceden belirlemeniz ve fırtına çıksa da (diyeti sekteye uğrattığımız zamanlar gibi düşünebiliriz) hedefinizi unutmadan geminizi en başarılı biçimde limana nasıl vardırabileceğinizi (diyeti dengelemeyi öğrenerek) bilmeniz gerekiyor. Ya da her fırtınada dümeni bırakmayı seçer, geminizi batırır ve kaybeden yine siz olursunuz...

 


6)YALNIZCA BEDENDEN İBARET OLMADIĞINIZI HATIRLAYIN
Bizler yalnızca bedenden ibaret varlıklar değiliz. Bu sebeple yalnızca ‘dış görünüşümüze’ göre değerlendirilemeyiz ve herhangi bir ‘güzellik sınıfına’ mensup olamayız. Bizler ruhu da olan varlıklarız. Esasen de ruhtan ibaretiz zaten. Bu sebeple kilolu olalım ya da olmayalım her koşulda ‘ruhumuzla güzel’ olduğumuzu hatırlayalım...

Tabii ki kiloluysak hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı ve iyi hissedebilmek adına üzerimizde biriktirdiğimiz ekstra yağ kütlelerinden kurtulmamız gerektiğini de biliyoruz. Bu sebeple kilo verme sürecini de fazla abartmadan onu normalize ederek yaşamak ve yine bu süreçte ruhumuzu güzelliklerle doldurmaya devam etmek de diyet maratonunu başarıyla ve mutlulukla sürdürmemize destek sağlayacaktır.

 

7)BU SÜREÇTE BAKIMLI OLMAYI DA İHMAL ETMEYİN
Bunların yanısıra kilo kaybı sürecinde de bedensel bakımınızı kesinlikle ihmal etmeyin. Unutmayın bakımlı olmak her zaman için motivasyonunuzu artıracak ve diyet başarınıza da büyük ölçüde destek sağlayacaktır.

 

8)GÜLÜMSEYİN! =)
Belki de en önemli püf noktası da bu... Gülümsemek! Bir nevi nefis terbiyesi olarak da nitelendirebileceğimiz diyet sürecinde de güzel düşünmeyi, daha fazla pozitif tarafta kalabilmeyi ve tabii ki yüzünüzü gülücüklerle çiçeklendirmeyi ihmal etmeyin. Siz güldükçe ruhunuz da güler, çevreniz de. Böylelikle hem mutlu olur hem de mutluluğu etrafınıza yayarak çevrenizi de mutlu edersiniz. Buna ek olarak mutlu bir siz ve mutlu bir çevre diyetinizi uygulamayı da kolaylaştıracak ve dolayısıyla diyet başarınızı da olumlu yönde etkileyecektir...