Anne Adayları Nasıl Beslenmeli?

Hamilelik döneminde doğru beslenme, hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemli... Doğumdan sonra annelik duygusunun verdiği içgüdüyle tüm zararlardan korunmaya çalışılan bu minicik bebeği, anne karnındayken de yeterince koruyor muyuz dersiniz? 

 

HAMİLELİKTE BESLENMENİN ÖNEMİ

Hamilelik süresince sağlıklı beslenmek;

-Sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmek,

-Bu dönemde yaşanabilecek olumsuz belirtileri en aza indirgemek,

-Bebeğin ideal kiloda ve sağlıklı doğmasını sağlamak,

-Emziklilik döneminde yaşanabilecek problemleri en aza indirgemek,

-Emzirme döneminde yeterli ve kaliteli süte sahip olmak adına büyük önem taşımakta.

 

HAMİLELİK SÜRESİNCE BESLENME NASIL OLMALI?

Hamilelikte beslenme genellikle dönem dönem farklılık göstermektedir. 9 aylık bir hamilelik sürecini bizler 3 bölümde inceleriz. Bunlar sırasıyla kısaca; ilk trimester (0-3 ay), ikinci trimester (3-6 ay) ve üçüncü trimester (6-9 ay) olarak ifade edilir. Anne adayının ilk trimesterden son trimestere kadar enerji ve sıvı ihtiyacı artmakta, dönemlerin ilerlemesiyle yaşanabilen çeşitli problemlere göre beslenme düzeninde de kişiye özel planlamalar yapılmaktadır.

Hamilelikte günlük enerji alımı, protein, vitamin, mineral ve sıvı ihtiyaçları artmaktadır. Her zaman bahsettiğimiz 6 temel besin grubundan (et, süt, tahıl, sebze, meyve, yağ) mutlaka yeterli ve dengeli ölçülerde beslenilmeye devam edilmelidir. Tabi miktarlar farklılık gösterecektir. Bu konuda kesinlikle diyetisyeninize danışmanızı öneriyorum. Bu sayede hem sağlıklı bir şekilde beslenerek bebeğinizin ihtiyaçlarını doğru ve sağlıklı bir biçimde karşılayacak, hem de diyetisyeniniz kontrolünde gerekli kilo kazanımını sağlamış olacaksınız.

Mideyi aşırı doldurup rahatsızlık hissetmemek ve kan şekerini stabil seviyelerde tutabilmek adına, öğün sayısı sağlıklı beslenme programında olduğu gibi 3 ana, 3-4 ara öğün şeklinde planlanmalıdır. Bunun yanısıra, hamileliğin ilerleyen dönemlerinde de bu şekilde beslenmek, mide yanması ve şişkinlik gibi şikayetleri önlemeye yardımcıdır.

Daha detaylı bilgi vermek gerekirse, bu dönem için karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler ve minerallerin öneminden genel olarak kısaca bahsedelim:

 

KARBONHİDRATLAR

Bu dönemde de yeterli ve dengeli ölçülerde karbonhidrat alımına özen gösterilmelidir. Günlük enerji gereksinimimizin çoğunu ve kan şekeri dengesini karbonhidratlar sağlamaktadır. Kan şekerini dengelemek adına mutlaka ana ve ara öğünlerde karbonhidrat alımına dikkat edilmelidir (özellikle ara öğünlerde meyve ve bir süt ürününü -ayran, kefir gibi- birlikte tüketmek, sağlıklı karbonhidrat kaynaklarından yararlanmanızı sağlayarak kan şekeri dengenizi korumaya yardımcı olacaktır).

Özellikle ara öğün alımına hamilelerin daha fazla önem göstermesi gerekmektedir. Bunun sebebi gebelikte kan şekeri profillerinin sıklıkla değişmesi, ve buna bağlı düşüşler meydana gelebilmesinden ötürüdür. Bu durumu yaşamamak, halsizlik ve yorgunluk hissetmemek adına, mutlaka ana öğünlere gösterilen değerin, ara öğünlere de gösterilmesi gerekmektedir.

 

PROTEİNLER

Vücudumuzun yapıtaşları proteinlerdir. Proteinler ayrıca kan hücrelerimizin temelidirler. Tüm metabolizma olayları enzimler tarafından gerçekleşmekte ve enzimleri de proteinler oluşturmaktadırlar. Hamilelikte kan hacminin artması, göğüslerin ve rahmin sağlığı, kasların kuvveti ve bebeğin gelişimi için protein gereklidir. Kısacası bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi adına yeterli miktarlarda protein alımı şarttır.

 

YAĞLAR

Besinlerle alınan yağlar gebelik için gerekli hormonların üretimine yardımcı olmakta ve yağda eriyen A,D,E,K vitaminlerinin vücutta kullanımını sağlamaktadır. Hamilelikte de dengeli ve yeterli ölçülerde yağ alımı gereklidir. Özellikle omega-3 asidinden zengin gıdalarla beslenmek çok faydalı olacaktır. Hamilelikte kazanılan ağırlığın yaklaşık 1.8kg-2.7kg’ı yağ olarak depolanır. Bu yağ, bebeğin büyümesinde destekleyicidir ve emzirme döneminde süt oluşumuna da yardımcı olmaktadır.

 

VİTAMİN VE MİNERALLER

Her bir vitamin ve mineralin farklı işlevleri bulunmaktadır. Onlara bir nevi vücut işlevlerini düzenleyen askerler de diyebiliriz. Eksiklikleri çeşitli hastalıklara sebebiyet verebilir. Ayrıca bebeğin organlarının düzenli çalışması için son derece gereklidirler.

Hamilelik süresince de tüm vitamin ve mineraller çok değerli ve gereklidir. Yalnız, bazı vitamin ve mineraller önemleriyle ön plana çıkmaktadırlar:

 

Folik asit:Hamileliğin planlanmasından ortalama 3 ay önce folik asit açısından zengin gıdalarla beslenmek ve folik asit takviyesine başvurmak,  bebekte oluşabilecek anormalliklerin görülme riskini azaltacaktır. Özellikle nöral tüp defekt hastalığı, bu vitamin eksikliği sonucu oluşan ciddi bir rahatsızlıktır.

Nöral tüp defekt nasıl oluşur?

Nöral tüp, bebeğin beyin ve omuriliğini oluşturan bir tüptür. Normal gelişmekte olan bir bebekte bu tüp ilk ayda uygun bir şekilde kapanır. Tüpün kapanamaması durumunda ise nöral tüp defekt (Neural Tube Defect - NTD) hastalığı meydana gelir. Folik asit yetersizliği, bu hastalığın oluşumunda büyük rol oynamaktadır. Bu yüzden yeterli miktarlarda alımı çok önemlidir.

Tüm bunların yanısıra, folik asit yetersizliği, yapı olarak normalden büyük, işlev olaraksa yetersiz hücre oluşumuna da sebebiyet verebilmektedir. Bu da kansızlık belirtilerine yol açabilir. Tüm bu faktörleri düşünerek, özellikle hamilelik döneminde folik asit alımına muhakkak özen gösterilmelidir.

 

Vitamin B12:Kansızlığın bir diğer önemli nedeni de B12 vitamin eksikliğidir. Hamilelik süresince hayvansal gıda almayan hamilelerin muhakkak B12 takviyesi almaları gerekmektedir.

 

Demir: Demir minerali, kan hücrelerinin oluşumu için son derece elzemdir. Yetersiz miktarlarda demir alımında, bebek annenin depo demirini almakta ve annede halsizlik ve anemi gelişimine sebep olabilmektedir. Özellikle hamileliğin son dönemlerine yakın, demir takviyesi gerekebilmektedir.

 

Kalsiyum:Sağlıklı kemik gelişimi adına, beslenmeden özellikle süt ve süt ürünlerini hiç eksik etmemek gerekmektedir. Aksi takdirde yine bebek, annenin kalsiyum depolarından yararlanacaktır. Bu da ilerki zamanlarda annenin kemik ve diş sağlığını bozabilmekte, hatta menapoz sonrası osteoporoz riskini artırabilmektedir.

 

Vitamin ve mineral takviyeleri: Yeterli ve dengeli beslenen anne adayları vitamin ve mineral takviyelerine gerek duymamaktadır. Fakat kan tahlilleri ve doktorun incelemeleri sonucunda durum değişkenlik gösterebilir. Ayrıca anne ve bebek sağlığını garanti altına almak adına, hamileliğin başından itibaren folik asit, ve 20. haftasından itibaren demir takviyesine başvurulmaktadır.

 

BİR DİĞER ÜÇLÜ: POSA, TUZ, SU

POSA

Hamilelikte posa alımı yine çok önemlidir. Kabızlığı ve hatta hemoroidi önlemektedir. Kabızlık maalesef ki hamile bayanların en büyük problemidir ve sıklıkla hamileliğin son 3 ayında ve doğum ertesinde görülmektedir. Bu yüzden posadan zengin özellikle sebze ve meyve tüketimine mutlaka özen gösterilmelidir.

 

TUZ

Hücrelerdeki ve kandaki sıvı dengesini düzenlemede tuzun önemi büyüktür. Bilindiği gibi hamilelikte kan hacmi %50 artmaktadır ve dolayısıyla annenin tuz ihtiyacı da artış göstermektedir. Bu yüzden muhakkak yeterli ölçülerde tuz alımı sağlanmalıdır.

 

SU VE DİĞER SIVILAR

Tüm metabolik faaliyetler suya ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla bu dönemde de su ve sıvı alımı büyük önem taşır.

Bebeğin içerisinde bulunduğu amnion sıvısı ortalama olarak 3 saatte bir kendini yeniler. Bu nedenle anne adayının sıvı dengesini sağlamak adına bol su tüketmesi ve sıvı içeren sağlıklı gıdalarla beslenmesi çok önemlidir. Bunun yanısıra kabızlık ve şişkinliğe karşı da vücudunu korumuş olacaktır. Özellikle suya duyulan gereksinimi idrar rengi koyuluğuyla anlayabiliriz.

 

UZAK DURULMASI GEREKENLER!

SİGARA

Hamilelik döneminde kesinlikle sigara içilmemeli, mümkün olduğunca sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Sigara kullanımı erken ve düşük ağırlıkta bebek doğumuna, bebekte solunum yolu problemlerine ve hatta ani ölümlere bile sebebiyet verebilmektedir.

 

ALKOL

Bu dönemde alkol alımı, bebekte kalıcı problemlere yol açabilir. Alkol bebeğin merkezi sinir sistemini baskılamakta ve vücutta bulunan birçok organa da zarar vermektedir. Ayrıca bebekte zihinsel eksikliklere ve yavaş büyümeye de neden olabilmektedir. Bunların yanısıra sigara kullanımında olduğu gibi, erken ya da ölü doğuma da sebebiyet verebilir.

 

KAFEİN

Kafein tüketimi, hamilelik süresince mutlaka kısıtlanmalıdır. Miktarlar genellikle günlük 150mg’ın üzerine çıkmamalıdır. Genellikle günde ortalama 1 kahve fincanı kahve tüketimi normal karşılanmaktadır. Kafein dozundaki aşım, dolaşım sistemini olumsuz etkileyerek uykusuzluğa sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca düşük, erken doğum ve bebekte yaşanabilecek gelişim bozukluklarına de neden olabilir. Bunların yanısıra aşırı çay kahve tüketimi sonucunda, demir mineralinin vücut tarafından kullanımı da büyük ölçüde etkinelecektir.

 

BİTKİ ÇAYLARI

Bitki çayları çok masum tanıtılsalar da, ilaçların etken maddelerinin genellikle bitkilerden elde edildiği unutulmamalıdır! Bu yüzden bitki çaylarını dikkatli tüketmek gerekir. Özellikle hamilelik döneminde, içeriğinden emin olunmayan bitki çaylarını birer ilaç gibi algılayıp içmemek daha mantıklı olacaktır.

 

 

Hamilelik dönemi hayatın çok önemli bir dönemi olduğundan, mutlaka gereken titizlikle geçirilmesi gereken bir süreçtir. Özellikle de beslenme konusuna çok dikkat edilmelidir.  Yüksek kalorili, aşırı yağlı ve şekerli gıdalar bu dönemde sanıldığı gibi gerekli değildir! Bu bilinci doğru bilinçle değiştirmeli, sağlıklı ve dengeli bir beslenme programıyla kontrollü bir şekilde gereken kilo kazanılmalıdır.

Çok merak edilen kilo kazanımı durumu ise kişiden kişiye farklılık gösterecektir. Sağlıklı bir yeni anne adayının, sağlıklı kiloda ise ortalama olarak 9-12 kilo alması ideal sayılır.

Anne karnında başlayan büyüme ve gelişim tüm hayatı etkileyebileceğinden, bu dönemde annenin sağlığıyla ilgili hassasiyet göstermesi büyük önem taşır. Bu yüzden bu dönemi doktorunuz ve diyetisyeninizle birlikte geçirmeniz en doğrusudur.