Bayramda Yağ Değil Sağlık Depolayın

Bu sene Ramazan Bayramı hafta içine denk düşüyor. Bu sayede hafta sonu dinlenmeleri ile bayram tatili de birleşince hem bayramı neşeyle kutlama şansını hem de ruh ve bedenen doyasıya dinlenebilme şansını yakalıyor olacağız. Yalnız beden ve ruhu sağlıkla dinlendirebilmek adına bayramla birlikte sofralarımıza gelen leziz besinlerin büyüsüne fazlaca kapılmamak da gerekiyor. İşte bayram tatilini yağlanmadan, aksine daha sağlıklı bir enerjiyle geçirebilmeniz adına bazı ipuçları…

 

1)BAYRAMIN ‘BİR GÜNÜNÜ’ DİLEDİĞİNİZ HER ŞEYİ TÜKETMEYE AYIRIN
Tüm bayram sürecini ve bayram sonrası hafta sonuna denk gelen günleri dilediğimizi yiyip içmeye ayırırsak bayramı yağlanarak tamamlama riskiyle karşı karşıya kalabiliriz. Fakat üzülmeyin… Bayramın tadından mahrum kalmamak adına üç günlük bayram sürecinin bir gününü dilediğiniz yiyecekleri tüketmeye ayırabilir, diğer günlerde de daha dikkatli davranarak bayram tatilini yağlanmadan sonlandırma şansını da yakalayabilirsiniz.

Serbest besin tüketim gününüzde bayramın olmazsa olması tatlılara da tabii ki yer verebilirsiniz. Yalnız en fazla iki porsiyon tatlı tüketimini geçmemeli ve mümkünse daha sağlıklı alternatiflere öncelik tanımaya gayret göstermelisiniz… Örneğin dondurma, güllaç, sütlü muhallebi, sulu muhallebi gibi alternatiflere öncelikli olarak yer vermek ekmek kadayıfı, tel kadayıfı ve baklava gibi alternatiflere öncelik tanımaktan her zaman için daha sağlıklıdır.

 

2)METABOLİZMA HIZINIZI DENİZDE YÜZEREK VE KUMDA YÜRÜYEREK ARTIRIN
Bu uzun tatil sürecini denizde yüzerek ve deniz içi ya da kumda yürüyüş egzersizleriyle kas kütlenizi güçlendirip artırmayı deneyerek de değerlendirmeniz mümkün. Bu sayede hem egzersiz yapıp vücut sisteminizi kuvvetlendirmiş olur hem de metabolizma hızınızı artırarak aldığınız ekstra kalorilerin yağ olarak depolanma riskinin de önüne geçmiş olursunuz…


3)AKŞAM YEMEKLERİNİZİ ‘HAFİFLETİN’
Özellikle yaz aylarında akşam yemeklerinde çok ağır yiyeceklerle beslenmek sindirim sistemimizi bir nebze daha fazla zorlayabilir. Vücut bu aylarda daha yorgun hissedebileceğinden onu aşırı işlev görmesi gereken durumlarla çok da karşı karşıya bırakmamak gerekir. Bu nedenle metabolizma hızımızın yavaşladığı ve sistemin dinlenme moduna doğru yöneldiği akşam saatlerinde onu ekstradan yoracak aşırı ağır, kalorili, yağlı ve şekerli yiyeceklerle buluşturmamak gerekir. Bu nedenle bayram tatili sonrası vücudumuzun daha güçlü olabilmesi ve çalışma hayatında ekstradan verim sağlayabilmesi adına onu bayram tatili süresince fazlaca yormamak, aksine elimizden geldiğince onu dinlendiriyor olmamız şarttır.

Akşam yemeğinde salata, peynir, buğulanmış sebze, az yağlı yoğurt, tam tahıl/çavdar ekmeği, taze meyveler gibi alternatiflere yer vermek ve tabii ki yine doğru tabak kombinasyonları oluşturarak protein, karbonhidrat, yağ ve posa bakımından da zengin bir beslenme biçimi oluşturmayı unutmamak da yine çok önemli. Bu sayede ertesi güne hem daha hafif hem de daha enerjik uyanabilir, günü de doyasıya yaşama şansını yakalayabiliriz…

 

4)ARA ÖĞÜNLERLE ‘VÜCUDUNUZU TEMİZLEYİN’
Özellikle ara öğünlerde antioksidan bakımından zengin olan yaz meyvelerine de yer vermek vücudunuzu temizleyerek bağışıklık sisteminizi de güçlendirmeye destek sağlayacaktır. Bu nedenle yaz meyvelerini de yine doğru porsiyon miktarlarını aşmamak koşuluyla günde ortalama olarak 3-4 porsiyon olacak şekilde beslenme programınızda bulundurmalısınız.

 

5)NEFES EGZERSİZLERİ YAPIN
Nefes egzersizi çalışmaları da kendinizi daha zinde hissetmenize ve bedeninizin kesinlikle daha sağlıklı işlev görmesine destek sağlar. Özellikle bayram tatilinde her gün yapacağınız 5-10 dakikalık nefes egzersizlerinin hem kilo kaybı hem de total sağlığınız üzerindeki olumlu etkilerine tanık olmayı deneyebilirsiniz.

 

6)UYKUYA DOYUN
Bu tatil sürecinde uykuya da doyduğunuzdan emin olmaya gayret gösterin. Tatil olduğu için uyku saatlerinizi ve düzeninizi değiştirmemeye çalışın. Unutmayın kaliteli ve yeterli bir uyku süreci total sağlığımız ve tabii ki kilo kontrolü adına da çok önemli.

 

7)3 LİTRE SU İÇİN
Bu dönemde su tüketiminizi de ihmal etmeyin. Su ve sıvı ihtiyacınızı asitli içeceklerle karşılamaya da çalışmayın çünkü birçok asitli içecek vücuda su takviyesi yapıyor gibi görünse de özellikle içeriklerinde bulunan kafeinden ötürü vücuttan su atımına neden oluyorlar.

Su ihtiyacınızı ortalama olarak 3 litre saf su ile, total sıvı ihtiyacınızı da su tüketiminize ek olarak ayran, kefir, taze sıkılmış meyve suları (diyabet ya da diyabete yatkınlık gibi bir durum söz konusu değilse), maden suyu (yüksek tansiyon gibi bir durum söz konusu değilse) gibi alternatiflerle karşılayabilirsiniz.

Özellike bayram tatilinde su alımınıza da dikkat etmeniz vücudunuzun hem toksinlerden arınmasına hem de daha sağlıklı bir biçimde yenilenip dinlenebilmesine yardımcı olacaktır.

 

Kısacası bayram tatilini en etkili biçimde ‘sağlık dolu’ geçirmeniz, bayram sonrasına da daha dinç ve enerjik başlayabilmeniz adına büyük destek sağlayacaktır. Aksi bir durum ise bayram sonrası tatilden bir türlü kopmak istememenize, onca gün çalışma yaşamı olmamasına rağmen halen kendinizi dinlenmiş hissedememenize neden olabilir… Bu nedenle lütfen bayram tatilinde elinizden geldiğince hem bedenen hem ruhen hem de zihnen ‘gerçek manada’ dinlenmeye özen gösterin…