Bu Sene Beklentileri Gerçeğe Dönüştürün

Yenilik ne de güzel kelime… Her sene başında kendimize bile itiraf etmemeye çalışsak da hep yeni bir beklenti içerisine giriveririz. Yeni bir iş beklentisi, yeni bir aşk beklentisi, hayalini kurduğumuz eve kavuşma beklentisi vb. bir dizi ‘beklentiler topluluğuyla’ 1 Ocak gününün ilk dakikalarını karşılarız.

Peki ya sizin bu seneki beklentileriniz neler? Örneğin beklentileriniz arasında kilo kaybetme ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürme isteği var mı? Eğer varsa bu yazı tam da size göre… Gelin bu sene sağlığa dair bu beklentinizi artık ertelemeden bir an önce gerçeğe dönüştürelim, ne dersiniz?

 

KEŞKE BİR SİHİRLİ DEĞNEĞİMİZ OLSAYDI…
Siz de yeni yılda daha sağlıklı ve fit bir bedene sahip olmak istiyor musunuz? Peki bu isteğiniz doğrultusunda herhangi bir adımda bulunmayı düşünüyor musunuz? Ya da daha doğrusu bu isteğinizi gerçeğe dönüştürmek adına nasıl bir yol izlemeniz gerektiği hakkında bilgi sahibi misiniz?

Genellikle birçok şeyi ister ama isteklerimizi gerçekleştirmek adına gereken adımları atmaktan kaçınırız. Çoğu zaman da armut piş ağzıma düş misali adeta sihirli bir değneğin dokunuşuyla isteklerimizin hiç çaba sarfetmeksizin gerçeğe dönüşmesini bekleyip durduğumuz da olur. Halbuki sonuç her zaman hayal kırıklıklarıyla süslenir çünkü çaba sarfetmeden elde edilen her şey balon misali elbet bir gün sönecektir…

O halde şimdi gerçeğe dönme ve hazırcı zihniyetten kurtulma zamanı! 2017 ile birlikte gerçekten kilo kaybetmek ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürmek istiyorsanız ilk önce kararlı olmalı ve motivasyonunuzu yüksek tutarak bu konuyla ilgili gerekli olan adımları atmaya başlamalısınız. Örneğin daha sağlıklı beslenebilmek adına buzdolabınızdan tutun da erzak dolabınıza kadar varolan tüm sağlıksız yiyeceklerle vedalaşarak işe başlayabilirsiniz. Ayrıca günlük su tüketiminizi de artırarak suyun bu konudaki vazgeçilemez desteğini de yanınıza alabilirsiniz… Kısacası basit ve minik gibi görünen ama esasında büyük önem taşıyan bu adımları atmaya başlayarak hedefiniz yolunda adım adım ilerlemeye bir an önce başlamalısınız.

 

UNUTMAYIN; BEDEN YENİLENİRKEN ZİHİN VE RUH DA YENİLENİYOR…
Daha sağlıklı bir yaşam biçimini benimseyip vücudunuzdaki ekstra fazlalıklardan kurtulmaya başladığınız anda bedeninizin yanısıra zihin ve ruhunuzun da yenilendiğini biliyor muydunuz? Hatta tam tersi de söz konusu. Siz daha sağlıklı düşündükçe, zihninizi berraklaştırdıkça bu durum ruhunuzu ve bedeninizi de çiçeklendirecektir. Yani beden, zihin ve ruh her zaman için beraberce çalışıyor ve birinde varolan herhangi bir güzellik ya da olumlu yönde bir değişim diğerlerini de aynı derecede olumlu yönde etkiliyor.

Bu nedenle bu sene sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme yolunda atacağınız herhangi bir adım size göre minicik bir adımken, total benliğinize göre muhteşem büyüklükte bir adım niteliğinde olacaktır, unutmayın. Zaten zaman ilerledikçe ve siz sağlık yolunda ilerlemeyi sürdürdükçe bu yazıyı hatırlayarak bana daha fazla hak vereceğinizden eminim…

 

GEÇMİŞİNİZLE BARIŞIN…
Evet, geçmişle barışmalısınız! Geçmişteki başarısızlıklarınızla, sizi aşağı çeken her türlü yaşanmışlıkla, modunuzu negatif yönde tutan her durumla bir an önce yüzleşerek barışmalısınız. Hatta eğer şu anki ‘sizi’ geçmiş yaşanmışlıklarınız ciddi manada olumsuz yönde etkiliyorsa bunu ertelemeksizin hemen yapmalısınız. Tek başınıza bu durumla başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız da bir uzmandan bu konuda destek almayı da ihmal etmemelisiniz. Unutmayın ki aklımız geçmişte kaldıkça ve şu anki ‘bizi’ geçmişimiz mütemadiyen siyaha boyamayı sürdürdükçe, geleceğimize umutla ve berraklıkla bakabilmemiz ve dolayısıyla da güzel bir gelecek oluşturabilmemiz mümkün olmayacaktır. Tabii bu durum sağlıklı bir gelecek oluşturma olasılığımızı da olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenle 2017’de geçmişin yaralarını sarıp sizi yaralayan her durumu sevgiyle affedeceğinize dair de kendinize bir söz verin. Emin olun ki bu sayede çok daha verimli, sevgi dolu, kararlı ve tabii ki daha sağlıklı bir ‘siz’ yaratmanız mümkün olacaktır.


SAĞLIĞINIZ İÇİN DE ‘AN’DA KALMAYI BİLİN!
Her zaman anda kalmanın öneminden bahsedilir. Bu çok da doğrudur çünkü geçmiş ve gelecekte yaşamak bize hiçbir şey kazandırmaz, hatta elimizde varolanı da alır götürür…
Örneğin bugün sağlıksız bir yiyecek tüketmiş ya da ekstra kalori almış olabilirsiniz… Günü kendinize zehir etmeden dengeyi nasıl kuracağınızı öğrenirseniz bu durumdan aşırı derecede pişman olmaz, kendinizi de boş yere suçlamazsınız. Unutmayın ki hepimiz hata yaparız ve zaten hiçbirimiz de dört dörtlük değiliz… Bu doğrultuda geçmişteki diyet başarısızlıklarınızın şimdiki diyet sürecinizdeki motivasyonunuzu da etkilemesine izin vermemeniz gerektiğini hemen hatırlatalım. Lütfen 2017’yle birlikte sadece ‘şu anda’ olduğunuzun farkına varın ve yalnızca ‘şu anın’ olduğunun bilincinde olun. Ya da en azından bunu başarmayı deneyin. Ne geçmişin ne de gelecek korkularınızın şu anki diyet ve sağlıklı yaşam sürecinizi gölgelemesine izin vermeyin. Kısacası lütfen artık bu illüzyona kapılmaktan ve ‘şimdinizi’ yoketmekten vazgeçin…


DİYETİSYENİNİZDEN RANDEVUNUZU ALIN!
Bundan böyle artık daha fazla beklemeden, ertelemeden ve 2017’nin uğuruna inanarak fazla kilolarınıza ‘sağlıkla’ elvada diyebilmek adına işin uzmanından yani diyetisyeninizden randevunuzu bir an önce alın. Diyetisyen eşliği olmadan, hatalı, size uygun olmayan ve sağlığınıza zarar veren sözde diyetlerin tuzağına da lütfen bu sene düşmekten vazgeçin…

 

DAHA SAĞLIKLI BİR ‘SİZ’E DOĞRU 10 ADIM
Daha sağlıklı ve daha mutlu bir ‘siz’ için 10 öneri;

1)Market alışverişlerine bol bol sağlık katın. Özellikle market sepetinizi bol yeşillik ve meyvelerle renklendirmeyi ihmal etmeyin.

2)Sizi mutlu eden şeyleri yapın. Mesela modunuzu yükselten güzel müziklere yaşamınızda daha fazla yer verin. Mod düşürücü ve depresif hissettiren her türlü görsel ve işitsel olgudan da kendinizi uzak tutmaya çalışın.

3)Evinizi beş duyunuzla sağlığı ve tabii ki mutluluğu hissedebileceğiniz bir ortama dönüştürün! Örneğin mutfağınızda her daim sağlıklı yemek, içecek ve atıştırmalıklara yer açın. Banyonuzda kokulu sabunlara, salonunuzda saksı çiçeklerine ve çevrenizde sevdiğiniz renklere de yer vermeyi unutmayın. Hatta evinizde fonda sevdiğiniz müziklerin de kulağınıza fısıldamasına izin verin.

4)Sporu hayatınıza kesinlikle dahil edin. Günde 20 dakikalık hafif tempolu yürüyüşlerin bile kendinizi daha iyi hissetmenize destek sağlayacağını biliyor muydunuz?

5)Gülün, güldürün, sevgiyle bakın… Kendinizi iyi hissetmeseniz dahi yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin. Siz güldükçe zihninizde de daha güzel düşünceler oluşmaya başlayacak ve dolayısıyla mutsuz olsanız dahi kısa süre içerisinde modunuzu yükselterek daha mutlu hissetme şansını yakalayacaksınız.

6)Tabii ki kendiniz olun, yapmacıklıktan ve olmadığınız biri gibi davranma durumunda hissetmekten de kaçının. Size kendinizi böyle hissettiren ortam ve kişilerden de mümkün olduğunca uzak durun.
7)Kişisel gelişim eğitimlerine katılarak kendinize meydan okuyun ve kendinizin en iyi versiyonuna ulaşmaya çalışın.

8)Bedeninizi sevin. Siz onu sevdikçe o da daha sağlıklı bir hale bürünecektir, unutmayın.

9)Enerjinizi çeken ve sizi beslemeyen her türlü durum ve kişiyle aranıza mesafe koymayı da unutmayın. Size kendinizi iyi hissettiren, sizi olumlu yönde besleyen ve enerjinizi yükselten insanları etrafınızda bulundurun.

10)Tabii ki şükretmeyi de unutmayın… Unutmayın ki şükretmek frekansınızı yükselterek kendinizi de daha iyi hissetmenize neden olacaktır…