Çalışkan ve Başarılı Bir 'Beyin' İçin...

Sağlıklı bir işlev gören beynin yaşam kalitesi üzerindeki önemi tartışılamaz. Beyin aslında en önemli organlardan biri ve tüm vücut faaliyetlerinin kontrolörü… O nedenle ona çok iyi bakmalı ve mümkün olduğunca onun her yönden sağlıkla beslenebilmesini sağlamalıyız… Tabii bu noktada düzenli ve yeterli uyku uyumak, sağlıklı beyin kimyasına sahip olmak, güzel düşüncelere öncelik tanımak, aşırı stresten uzak durmak ve tabii ki ruhu da sağlıkla besleyebilmenin yanısıra beyni ‘gerçek manada sağlıkla besleyebilmenin’ önemine de değinmek gerekiyor.

 

BEYİN ‘ŞEKERLE’ BESLENİYOR!
Beyin şekerle yani özetle karbonhidratlarla besleniyor. Bu bilgi bile karbonhidratların diyetimizde ne denli önemli rol oynadığını net bir şekilde vurguluyor. O nedenle beyin dahil tüm vücudumuz için de başlıca enerji kaynağı olan karbonhidratları beslenme programımızda doğru ölçüler dahilinde bulundurmaktan kesinlikle vazgeçmemeli, proteinden aşırı zengin ve karbonhidratın önemini neredeyse hiçe sayan sözde diyetlerden uzak durmalıyız.

 

KARBONHİDRATTAN FAKİR BESLENMEK, BEYNİ DE FAKİRLEŞTİRİYOR!
Günümüz modası karbonhidrattan fakir proteinden zengin diyetler beyne de ciddi anlamda zarar veriyor. Unutmayın, sağlıklı bir diyet %50-60 oranında karbonhidratlardan oluşmalıdır.

Tabii bu noktada sağlıklı karbonhidrat tercihlerinde bulunmanın önemine de dikkat çekmemiz gerekiyor. Örneğin beyaz ekmek yerine tam tahıl ya da çavdar ekmeğini tercih etmek, mümkün olduğunca glisemik indeksi daha düşük yiyeceklere yönelmek, meyve ve sebzeleri her daim beslenme programında bulundurmak, kuru baklagil tüketimini artırmak gibi sağlıklı beslenme uygulamalarıyla hem karbonhidrat ihtiyacımızı sağlıkla karşılayabilir, hem de beyin fonksiyonları için de son derece gerekli olan çeşitli vitamin ve mineralleri bu kaynaklardan büyük ölçüde sağlayabiliriz.

 

KAN ŞEKERİNİZ DENGEDE OLSUN…
Tüm bunlara ek olarak uzun süreli açlık ve yetersiz beslenme biçimlerinden de kaçınmak gerekiyor. Kısaca bu noktada da yeterli miktarlar ve belirli aralıklarda karbonhidrat içerikli öğün tüketimini sağlayıp, kan şekeri düzeyini dengede tutabilmenin önemi büyük. Bu sayede hem beyin fonksiyonları daha sağlıklı bir işlev görerek total vücut için gerekli olan sağlıklı ortamı oluşturup koruyabilecek, hem de kişinin modu üzerinde ani kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak gerçekleşebilen negatif etkilere karşı da koruyucu rol oynayabilecektir. Kısacası yine sağlıkla belirli aralıklarda beslenmek, hem beden hem de ruh sağlığını olumlu yönde etkiliyor.

Bunun yanısıra kan şekeri dengesizliklerine bağlı olarak gelişebilen hipoglisemi sonucunda beyin ciddi şekilde geri dönüşümsüz hasara uğrayabilmektedir. Bu nedenle özellikle diyabet hastalarının ya da diyabete yatkın olan bireylerin bu noktada daha fazla dikkatli olmaları gerekmektedir.

 

GÜN, KAHVALTISIZ BAŞLAMAMALI!
Kahvaltı, beyin fonksiyonlarının sağlıkla yürütülebilmesi adına müthiş önem taşıyan çok değerli bir öğün. Özellikle kaliteli ve sağlıklı bir kahvaltının önemi bu noktada da tartışılamaz. Okul çağındaki çocuklar içinse kahvaltının önemini bir kez daha vurgulamakta fayda var. Yapılan çalışmalarda kahvaltının bilişsel performans üzerindeki olumlu etkileri sürekli olarak vurgulanmakta ve özellikle çocukların okul başarısı ve sağlıklı gelişebilmeleri adına kahvaltının önemine dikkat çekilmektedir.

 


ÖĞÜNLERE ‘SAĞLIK’ KATARAK BEYNİNİZİ GÜÇLENDİRİN!
Ana öğünler kadar ara öğünlerin de beyin sağlığı üzerindeki etkileri büyük. Tabii bu noktada ‘sağlıklı ana ve ara öğünler’den bahsediyoruz. Özellikle ara öğün alternatifleri için meyveler, yoğurt, ve badem-ceviz gibi yemişler, beynin gerçek manada dostları olarak sıralanabilir.Ara öğünlerin yanısıra ana öğünlerde de yine sağlıklı tercihlerle çeşitlilik yaratmak ve doğru kombinasyonlar dahilinde beslenmek, beyin sağlığı için yine büyük önem taşımakta.

 

TABİİ Kİ OMEGA 3!
Beyin ve omega 3 yağ asitleri çoğunlukla birlikte anılan sıkı bir ikili. Omega 3’ün beyin fonksiyonları ve sinir sistemi üzerindeki olumlu etkisi büyük. Bu nedenle vücudumuzun kendi başına üretemediği ve dışardan alınması gereken bu değerli yağ asitleri bakımından zengin gıdaları beslenme programımızda bulundurmamız total sağlığımız için olduğu kadar beyin sağlığımız için de çok önemli…

 

UNUTKANLIĞA KARŞI ‘B GRUBU VİTAMİNLERİNİ’ UNUTMAYIN!
Unutkanlık ve dalgınlık problemlerini sıkça yaşayanlardansanız sorun B vitaminlerindeki yetersizlikle bağlantılı olabilir. Hafıza ve sinir sistemi sağlığı için de son derece önemli olan bu vitamin grubundan zengin besinleri beslenme programında bulundurmak şart.

Genel sağlık kontrolü yaptıracağınız zamanlarda doktorunuza danıştıktan sonra B grubu vitamin düzeylerinizi de kontrol ettirmenizde fayda var. Ayrıca unutmayın; düzenli ve sağlıklı beslenme, vücut için yeterli B grubu vitaminlerini karşılama adına da başlıca önem taşıyan en önemli faktördür.


BEYİN DOSTU BESİNLER…
Beyin dostu olarak nitelendirebileceğimiz en önemli besinler arasında balık (özellikle somon balığı), balık yağı,ceviz, yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan bakımından zengin meyveler (çilek, portakal, elma, kivi, böğürtlen gibi), avokado, yumurta, süt ve süt ürünleri, tam tahıllar, kuru baklagiller ve belirli tüketim ölçüleri dahilinde tüketilen kırmızı ve beyaz et çeşitlerini sıralayabiliriz.


BİR DE BEYNİN‘DÜŞMANLARI’ VAR!
Bir de tabii beyne düşman diye nitelendirebileceğimiz yiyecek ve içecekler var. Bu tip yiyecek ve içecek tüketimini minimum düzeyde tutmak, hem beyin hem de total vücut sağlığı adına son derece önemli.

Baş düşmanlar arasında başta alkol, aşırı kafein tüketimi (belirli miktarlarda kafein tüketimi beyin sağlığını olumlu yönde etkileyebilirken aşırısı da olumsuz etkilere sebep olabiliyor), bol şerbetli tatlılar, içeriğinde katkı maddeleri bulunan tüm hazır ürünler (cips, kola, bulyon, salam, sucuk, sosis gibi ürünler) ve aşırı tuz tüketimi beyin sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor…


BEYİN SAĞLIĞINIZA DESTEK VEREN BAZI SAĞLIKLI BESLENME VE YAŞAM ÖNERİLERİ

-Haftada 2 kez balık (özellikle somon) tüketmeye özen gösterin.

-Yeşil yapraklı sebzeleri mümkün olduğunca sofralarınızdan eksik etmeyin. Özellikle de tam da mevsiminde olduğumuz şu günlerde ıspanak, pazı, marul, pırasa, kereviz gibi sebzeleri mutlaka beslenme programınıza dahil edin.

-Ara öğünlerinizi miktar kavramına dikkat etmek koşuluyla ceviz ve bademle renklendirin.

-Meyve seçimlerinizde çeşitliliğe özen göstererek özellikle ara öğünlerinizde meyvelere de yer açın.

-Ekmeğin kıymetini gözardı etmeyin ve mutlaka ekmek/tahıl grubuna ait besinleri her gün gerekli miktarlar dahilinde beslenme programınızda bulundurun.

-Suyu eksik etmeyin. Özellikle serin ve soğuk havalarda ‘suya ihtiyacım yok’ demeyin. Vücudunuzun yarıdan fazlasının sudan oluştuğunu unutmayın ve günde en az 1.5 litre su içmeyi ihmal etmeyin.

-Ortalama 2-2.5 saatte bir beslenmeye özen gösterin.

-Düzenli açık hava egzersizleri yapın.

-Kapalı ortamlarda geçirilen zaman içerisinde oksijen miktarı azalmaya başlar (özellikle kalabalık mekanlarda bu süre daha da kısalır). Bu nedenle bulunduğunuz kapalı mekanları sık sık havalandırmayı ya da böyle bir imkanınız yoksa belirli aralıklarda açık havaya çıkmayı unutmayın.

-Güzel düşünceler oluşturmayı seçin. Bunu başarmanın yalnızca sizin elinizde olduğunu hatırlayın. Gerekirse uzman görüşüne başvurmayı ve yardım almayı deneyin.

-Sigaradan ve sigara içilen mekanlardan uzak durun. Tabii alkolden de…

-Stresi kararında yaşamayı ve onunla başetmeyi öğrenin.