'Diyet Ayları'na Merhaba!

Mart ayının sonlarına doğru yaklaşırken kışın depolanan yağlardan kurtulma telaşı da yavaş yavaş kendini göstermeye başlıyor. Kısacası tam da bu dönemden başlayarak haziran dönemine kadarki süreci ‘diyet ayları’ olarak da nitelendirebiliriz. Tabii sürekli bahsettiğimiz gibi yalnızca bu dönem değil her dönem gerek beslenmemize gerekse fiziksel aktivite düzeyimize dikkat etmemiz gerektiğini biliyoruz. Yalnız deniz sezonuna yaklaştığımız mart-haziran dönemi arası estetik kaygılarla bağlantılı olarak kilo kaybı sürecine bir nebze olsun daha fazla önem gösterdiğimiz kesin…

 

İLK ADIM: DİYETİSYEN VE HEKİME BAŞVURMAK
Diyet sürecine karar verildiği an aslında atılması gereken ilk adım bir hekime başvurmak ve gerekli tetkikler sonucunda diyetisyene yönlendirilmektir. Yalnız ne yazık ki kolektif çalışma bilincini benimseyemiyor oluşumuz ya da ekonomik kaygılarımızdan ötürü genellikle bunu bir türlü başaramıyoruz. Bu durumda şöyle düşünmenizi tavsiye edecegim. Zaten vücudumuzu ara ara dinlememiz gerektiğini ve hekim kontrollerimizi belirli aralıklarla gerçekleştirmemiz gerektiğini biliyoruz. O halde bunu diyetisyene başvurmadan önceki bir süreçte de gerçekleştirmemiz mümkün. Dolayısıyla ilk önce hekimimize daha sonra da diyetisyenimize başvurmak sanıyorum çok da zor olmamalı…

 

BU HATALARA DÜŞMEYİN!
Sürekli olarak "bu hatalara lütfen düşmeyin" diye tekrarladığımız, fakat yine de sık sık uygulamaktan da bir türlü vazgeçemediğimiz ‘diyet hataları’na artık gerçek anlamda bir son vermek gerekiyor…

 

1)POPÜLER DİYETLERİN KURBANI OLMAYIN!

Sağlıklı diyetin bilimsel yollarla, kişiye özgü olarak yalnızca ‘diyetisyen’ tarafından hazırlanabileceğini bilmemiz gerekiyor. Bunun dışındaki tüm basmakalıp diyet listeleri ve sağlığa uygun olmayan binbir çeşit sözde diyet türleri (protein diyetleri, tek tip beslenmeye yönelik diyetler, çok düşük kalorili diyetler vb.) son derece hatalı olup, uzun vadede sağlık hanenize kesinlikle birer ‘eksi’ olarak geri dönecek, hatta belki de sağlığınızı geri dönüşümsüz olarak negatif yönde etkileyecektir.

Hiçbir zaman "bana bir şey olmaz" yanılgısıyla ilerlemeyin. Her zaman işin uzmanına danışarak, ‘vücudunuza ne yaptığınızın’ farkında olarak ilerlemenin en doğru yol olduğunu bilin. Hele ki vücut sisteminize zarar verebilecek hatalı ve kısa sürede hızla kilo kaybettiren diyetleri kesinlikle uygulamayın. Siz en güzeli total sağlığınız için doğru yoldan emin adımlarla ilerlemeyi seçin…

 

2)DİYETİSYENİNİZİN HAZIRLADIĞI DİYETİ KENDİNİZCE DEĞİŞTİRMEYİN!

Bir de tabii kendimizce diyetisyenin hazırladığı diyet listesi içeriğindeki oranlar arasında değişiklik yapmayı seviyoruz. Halbuki hazırlanan listenin belirli hesaplara dayanarak hazırlandığı bilinmeli, verilen porsiyon miktarlarına sadık kalmanın önemi idrak edilmelidir. Kısacası diyetisyenin yazmış olduğu menüye sadık kalmak ve miktarları önemsemek diyet süresince sağlıklı bir gidişat için çok önemlidir. 

Tabii ki listenizi uygularken belirli bir çerçeve dahilinde özgür olabilmeniz de gereklidir. Bu noktada size özgü özgür alanlarınızı diyetisyeniniz sizinle paylaşacaktır. Unutmayın, diyet yapmak kısıtlanmak değil tam aksine bir nevi sağlıklı beslenme özgürlüğünü keşfetmektir.

 

3)EŞİN/DOSTUN DİYETİNİ UYGULAMAYIN!

Bir başka kronik hatamız da eşin, dostun, akrabanın diyetini bilinçsizce uygulamaktır. Diyetin kişiye özgü olduğu unutulmadan hareket edilmeli, her diyetin ya da beslenme programının bize uygun olmayacağını bilmeliyiz.

 

4)DİYETTE YALNIZCA ‘KALORİ HESABINI’ ÖNEMSEMEYİN!

Bir başka hatamız da diyetin içeriği yani kalitesinden çok, kalori miktarını önemseyerek hareket etmeye çalışmaktır. Ne yazık ki bu doğrultuda birçok kişi zararlı yiyeceklerin kalorisini hesaplayıp bu tip besin tüketiminden vazgeçmeyerek kilo kaybı sürecini sürdürme çabası içerisine girebiliyor. "Bu tatlı 500 kalori, o halde bu tatlıyı tüketebilir ve geri kalan günlük kalori hakkımdan eksilterek dengeyi sağlayabilirim" gibi düşüncelerle gün boyunca yalnızca kalori miktarını dengeleyip kilo kaybetmeye çalışan kişiler de ne yazık ki mevcut.


Burada işin sağlıklı beslenme kısmı bir kenara atılıyor ve kişi çok sağlıksız bir biçimde kilo kaybetmeye başlıyor. Tabii vücuda verilebilecek olası birçok zararın yanısıra kısa bir müddet sonra kaybedilen kilolar da fazlasıyla geri alınıyor... Halbuki doğru yoldan ‘sabırla’ ilerlesek, hem sağlığımızı hem de sağlıkla kavuştuğumuz beden ağırlığımızı koruyabilmemiz mümkün!

 

 


SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞIRKEN SİZE YARDIMCI OLABİLECEK BAZI PÜF NOKTALARI

1)ALIŞVERİŞTE DİKKATLİ OLUN!
Market alışverişinizde daha dikkatli olmaya özen gösterin. Özellikle de alışverişe aç karna değil, tok karna çıkın. Bu sayede hem daha sağlıklı gıdalara yönelebilir, hem de daha kontrollü ve ekonomik bir alışveriş gerçekleştirebilirsiniz.

 

2)RESTORAN/CAFÉ GİBİ YERLERDE ÇOK SIK YEMEK TÜKETMEMEYE ÖZEN GÖSTERİN
Beslenme düzeninizi ve dengenizi bozacak durumlardan mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Özellikle de restoran gibi mekanlarda bol yağlı ve kalorili yiyecek tüketiminizi sınırlamalı, mecbur kalmadıkça sağlıksız ya da diyetinize uygun olmayan yiyecek ve içecek tüketiminden kaçınmalısınız.

 

3)HAVALAR GÜZELLEŞİYOR, YÜRÜYÜŞÜ ARTIRIN!
Unutmayın fiziksel aktivite düzeyinizi artırmak ve spor yapmak için yalnızca spor salonuna gitmeniz ya da spor derslerine katılmanız gerekmiyor! Haftanın belirli günlerinde belirli tempo ve zaman diliminde yürüyüş yapıyor olmanın bile faydasını kesinlikle göreceksiniz. Mart ayının gelişiyle beraber günler de uzamaya başladığından, artık dış mekanlarda yürüyüş yapabilmek için daha çok vaktiniz var!

 

4)EVDE TATLI, BÖREK VB. YİYECEK PİŞİRMEMEYE GAYRET EDİN!
Ev tuzaklarını da kesinlikle minimize etmekte fayda var. Özellikle evde sık sık börek, çörek, kek, tatlı, tuzlu vb. atıştırmalıkları bulundurmak kilo kaybı sürecinizi yavaşlatabilir. O nedenle bu tip yiyecekleri evde bulundurmamaya çalışmak da büyük önem taşıyor.