Diyetinizi '10 Püf Noktasıyla' Kolaylaştırın!

Diyet süreci birçok kişi için zor bir süreç… Kararlı olmak, disiplinli bir şekilde diyetisyen kontrolünde diyeti sürdürmek, spor yapmak ve psikolojik olarak diyeti bloke edebilecek durumlarla başedebilmek, sağlıklı bir diyet sürecinin vazgeçilmezleri…

Herkes diyetten vazgeçmemek, diyet süresince daha iyi hissedebilmek ve hedefe daha rahat ulaşabilmek ister… Fakat ne yazık ki diyetteyken sanki de her şey yasakmış gibi bir algı oluşmakta ve özellikle de bu algıdan ötürü kişinin yasak olarak adlandırdığı şeylere olan ilgisi artmaktadır. Sonrasında kişide kendi kendini suçlama, kendine acıma, ‘bu kiloları neden aldım’ diye sürekli kendi kendini sorgulama durumu da gelişebilmektedir. Bu negatif düşünceler de ne yazık ki diyet sürecini daha da zorlaştırmakta, kişinin kararlılığını ve motivasyonunu da olumsuz yönde etkileyerek sonuçta kişinin diyeti tamamen bırakmasına neden olabilmektedir. Bu tip sorunlarla karşılaşmamak adına diyet sürecini kolaylaştıracak beslenme, sağlıklı yaşam ve davranış biçimlerini benimsemek çok önemli. Tabii tüm bunların yanında bazı detaylara dikkat ederek de diyet sürecinizi kolaylaştırmak elinizde…

 

DİYETİNİZDE SİZE YARDIMCI OLACAK 10 PÜF NOKTASI!

1)ALIŞVERİŞE TOKKEN ÇIKARSANIZ DAHA SAĞLIKLI YİYECEK VE İÇECEKLERE YÖNELİRSİNİZ
İlk başta alışverişinizi programlamanız çok önemli. Genellikle alışverişe aç karna çıkıyorsanız, iç geçirerek bakacağınız ilk reyonlardan biri de çikolata, tatlı, börek, çörek, abur cubur reyonları olacaktır. Hatta muhtemelen kendinizi tutamayıp alışveriş sepetinizi bu yiyeceklerle doldurma riskiniz de çok yüksektir. Bu nedenle alışverişe aç karna değil, tok karna çıkmalısınız. Bu sayede diyet tuzaklarına düşme riskini en aza indirgermiş olursunuz.

 

2)MUTFAĞI ’SERBEST SEBZELER’LE DOLDURUN!
‘Serbest sebzeler’, çok fazla sınır koymadan rahatlıkla tüketebileceğimiz sebze kategorisine verdiğimiz addır. Sağlıklı bireylerde sınırlama koymadığımız sebze grubuna salatalık, domates, marul, kereviz, maydonoz, biber, roka, lahana gibi sebzeler dahildir. Mutfağınızda bu tip sebzeleri bolca bulundurmanız, acıkma ve atıştırma isteği anlarında size son derece yardımcı olarak kurtarıcınız haline dönüşecektir.

 

3)MADEN SUYU TOKLUK HİSSİNİZİ ARTIRACAKTIR
Böbreklerinizde ya da midenizde herhangi bir sorun yoksa günde 2-3 şişe kadar maden suyu tüketebilirsiniz. Özellikle içerisinde bulunduğumuz bu sıcak günlerde terleme yoluyla da sıvı, tuz ve mineral kayıpları yaşadığımızdan maden suyu tüketimi de fayda sağlayacaktır. Ayrıca tok tutucu etkisiyle de diyetinizi sürdürülebilir kılmaya destektir.

 

4)SPORU EĞLENCEYE DÖNÜŞTÜRMEK ELİNİZDE!
‘Spor yapamadım çok pişmanım, zayıflayamayacağım’ ya da ‘şu vakitte kesinlikle spor yapmam lazım’ gibi kendinizi zorlayıcı düşünce biçimlerini bir kenara bırakmalısınız. Aksi takdirde spora karşı isteksiz hale gelebilir, ya da zorlayıcı tutumunuz yüzünden aksiliklerle karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle sporu mecburiyet gibi algılamaktan vazgeçmelisiniz. Onu ne kadar güzel ve sağlıklı olarak algılamaya başlarsanız, o da hayatınıza o kadar dahil olacaktır… Hem de siz hiç zorlanmadan, farketmeden… Örneğin hava güzel mi? Peki vaktiniz var mı? O halde hemen çıkıp en azından bir yarım saat tempolu yürüyüş yapabilirsiniz… Ya da bir ikindi vakti doğada gezintiye çıkabilir böylelikle gezereken sporu da aradan çıkarmış olursunuz… Kısacası sporu sevmeyenlerdenseniz, onu mecburiyet, bir kısıtlanış veya sevimsiz bir şeymiş gibi algılamak yerine güzelliklerini görmeye çalışmalısınız. Dediğim gibi o zaten hayatınıza kendiliğinden dahil olacaktır…

 

5)UZUN VADELİ DEĞİL, KISA VADELİ HEDEFLERE ODAKLANIN!
En büyük hatalardan biri de ‘bu kiloları 1 ayda vermem gerekiyor’ gibi kısıtlayıcı hedefler belirlemek oluyor. Yalnız durum bazen hedeflendiği gibi gerçekleşemeyebiliyor. Çoğu zaman iş yaşamı ve özel yaşamda yaşanan aksiliklerden ötürü diyete uyulamayabiliyor, ya da kişinin motivasyonu veya o dönemdeki herhangi bir rahatsızlığı kilo kaybına engel olabiliyor. Bu nedenle kilo kaybı hedeflerimizi kısa vadeli olarak planlamak (haftalık görüşmeler yapılıyorsa haftalık hedefler belirlemek gibi) en sağlıklısı…

 


6)’DİYET = YASAKLAR’ BİLİNCİNİ TAMAMEN AKLINIZDAN ÇIKARIN!
‘Diyet eşittir bir dolu yasaklar bütünü’ algısından bir an evvel kurtulmamız gerekiyor! Tabii herhangi ciddi bir rahatsızlığınız söz konusuysa durum değişkenlik gösterebiliyorken, sağlıklı bireylerde bir nebze daha esnek davranabilmeliyiz. Nedeni ise yasaklar konuldukça kişi sağlıklı beslenme kavramını net olarak algılayamıyor ve diyet süreci tamamlandığı zaman özgürlüğüne kavuşmuşçasına hasret kaldığı ve diyette ‘yasak’ olarak nitelendirilen tüm yiyecek ve içeceklere yönelebiliyor. Bu nedenle diyet süresince yasaklar koymak yerine kişiye beslenme eğitimi vermek, ‘yasak’ diye adlandırılan yiyecekleri tüketmek istiyorsa bunun en sağlıklı yolunu ona anlatmak, miktar kavramı konusunda konuşabilmek ve her zaman bahsettiğimiz gibi besin değişimlerini bu noktada da benimsetebilmek çok önemli…

 

7)BESİN DEĞİŞİMLERİNİ ÖĞRENİN, ÖZGÜRCE BESLENİN!
Besinleri tanımak, besin değişim gruplarını öğrenmek ve bu sayede sağlıklı beslenme programınızı oluşturabilmek sizi beslenmede özgür kılar ve size ‘balığı önünüze sunmadan, balık tutmayı’ öğretir. Bu nedenle diyet sürecinizde lütfen sağlıklı beslenmeyi öğrenmeye çabalayın. Bu sayede diyetten sıkılmadan, daha mutlu bir diyet süreci geçirebilirsiniz.

 

 

8)TIKA BASA YEMEK YEMEK İSTEDİĞİNİZ ANDA DIŞARIYA ÇIKIN VE YÜRÜYÜN!
En çok karşılaşılabilen durumlardan biri de diyet sürecinin bir döneminde pes etme durumunun gelişmesi ve kişilerin yemeğe olan ilgilerinde ekstra bir artış oluşmasıdır. Tabii bu durumla karşılaşmamak adına diyetisyeninizin nasıl birbeslenme programı uygulattığı da büyük önem taşıyor. Eğer doğru bir gidişat içerisindeyseniz ve diyetinize uyuyorsanız, bu tip aşırı yemek yeme isteğiyle çok fazla karşılaşmazsınız. Diyelim ki karşılaştınız. Genelde böyle durumlarda bir bardak su için diyoruz ama benim önerim bunun yanında mutfaktan ve evden de uzaklaşmanız yönünde… Bu noktada mahallenizde 15 dakikalık yürüyüşe çıkın, derin derin nefes alın, çiçeklere bakının, birileriyle sohbet edin ve belli bir müddet sonrasında eve geri dönün… Aşırı yemek yeme isteğinizin büyük ölçüde azaldığını farkedeceksiniz…

 


9)KİTAP OKUYUN YA DA HERHANGİ BİR HOBİNİZLE UĞRAŞIN
Aslında kitap okumak ya da herhangi bir hobiyle uğraşmak çoğu zaman yemek yemeyi bile unutturabiliyor! O nedenle diyet süresince öğünlerinizi tüketmenize mani olmayacak şekilde hobilerinizle uğraşıp kitap okumanız gerçekten fayda sağlayacaktır.

 


10)DİYETTE OLDUĞUNUZ İÇİN KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN, POZİTİF BİR BAKIŞ AÇISI YARATIN!
‘Bu kiloları neden aldım?’, ‘Neden bu kadar şansızım?’, ‘Herkesin vücudu çok güzel neden benimki istediğim gibi değil?’ gibi cümleleri lütfen kurmaktan vazgeçin. Diyete başladınız ve fazla yağ kütlenizden adım adım kurtulacaksınız. Odaklanmanız gereken nokta şu anki şikayetleriniz değil, şikayetlerinizin çözümü olmalı, lütfen unutmayın.

 

 

Artık diyeti ‘negatif’ bir süreç olarak algılamaktan vazgeçelim. Gerçekten sağlıklı beslenmeyi benimsemeye çabalamanın önemine varalım ve diyetin sağlıklı beslenme bünyesinde ‘beden sağlığı’ için gerçekleştirilen bir süreç olduğunu düşünelim. Katı kurallar yerine uygun çerçeveler belirleyerek bu süreci rahatlıkla ve mutlulukla atlatabileceğimizi bilelim…