Düzensiz Yaşayanlar da Sağlıklı Beslenebilir!

Birçoğumuzun aklına düzenli yaşamın ana hatları olarak; 8 saat uyku, 08:00 civarı kahvaltı, 12:00-13:00 arası öğle yemeği, 18:00-20:00 arası akşam yemeği ve bu üç ana öğün arasında da belirli aralıklarla ara öğün alımı geliyor. Kısacası  düzenli yaşamı; uyku, yemek ve çalışma gibi yaşam için gerekli ya da yaşamın ana hatlarını oluşturan faaliyetlerin düzenli aralıklar dahilinde yaşam düzeninde bulundurulması olarak adlandırabiliriz…Yalnız bu durum hepimiz için geçerli ol(a)mamakla beraber, çoğu zaman da uygulama dışı kalabiliyor. 

Aslında düzenli yaşam denilen şey kişiye özgüdür. Nedeni ise hepimizin ‘düzenlilik’ halinin birbirinden farklı olabiliyor oluşu. Tabii bu durumu en çok da içerisinde bulunduğumuz ‘iş hayatı’ etkiliyor…

İster uzun vadede, ister kısa vadede, isterse de hayat boyu olsun, sizin de ‘kendinize has’ sağlıklı yaşam düzeninizi oluşturma şansınız var! Unutmayın, bize özgü olan düzenli yaşamı hayatımıza uyarlamanın önemi büyük... 

Gelin hep beraber düzenli yaşam ve sağlıklı beslenmenin önemini, kişiden kişiye nasıl farklılık gösterebileceğini ve sağlık üzerine etkilerini kısaca ele alalım…

 

DÜZENSİZLİĞİNİZİ SORGULAYIN…

İlk etapta durup bir düşünelim… Ne kadar düzensiz yaşıyoruz? Sürekli bir düzensizlik halinde miyiz yoksa arada sırada mı düzensizliklerle karşı karşıya kalıyoruz? Düzensizliğimiz mecburiyetlerimizden mi yoksa 'keyfimizden' mi?

Evet düzensiz bir hayatınız olabilir. Ne yazık ki gerek seçimlerimiz gerekse de mecburiyetlerimiz yüzünden hayatımız bazen düzenini yitirebiliyor. Önemli olan düzensiz gibi görünen yaşam biçimimiz içerisinde en uygun düzenlilik halini oluşturabilmek… Peki siz bunu başarabildiniz mi? Yoksa bu dağınıklıkla başa çıkamıyor musunuz? Peki bu düzensizliğin sağlık adına nelere yol açabileceğini biliyor musunuz?

 

DÜZENSİZLİK ŞİŞMANLATABİLİR!

Düzensiz bir yaşam, düzensiz ve dolayısıyla da sağlıksız bir beslenme biçimini doğuruyor. Bu da yağlanmayla sonuçlanabiliyor.

Vücut, düzen istiyor. Eğer uyku ve yemek düzenimizde sürekli olarak farklılıklar meydana geliyor, yemek saatlerimiz aksıyor, hatta öğünleri sürekli olarak geçiştiriyor ve daha sıklıkla ‘sağlıksız’ diye nitelendirebileceğimiz yiyecek ve içecek tüketimiyle enerji ihtiyacımızı karşılamaya yöneliyorsak, şişmanlık kaçınılmaz son olabiliyor…  Tabii bunun yanısıra şişmanlamanın aksine kilo kaybeden ve besin yetersizliği gibi türlü sorunlarla karşı karşıya kalanlar da olabiliyor…  Bunun sonucunda da vücut direnci düşüyor, çeşitli vitamin ve mineral yetersizliklerine bağlı olarak da türlü rahatsızlıklar boy gösterebiliyor… Özellikle de cilt, saç ve tırnaklarda oluşan problemler sonucunda kişi sağlıksızlığını ele vermeye başlıyor... Kısacası yaşam tarzındaki düzensizlik bedenimize total olarak iyi gelmiyor…

 

CİLDİ YAŞLANDIRABİLİR!

Evet düzensiz yaşamın sonucunda çabuk yaşlanma riskiyle de karşı karşıya kalabiliyoruz! Uyku ve beslenmedeki düzensizlik ve yetersizlikler sonucunda vücudun tümü bundan nasibini alırken tabii ki bu durumdan cildimiz de etkileniyor.

 

KANSER RİSKİNİ ARTIRABİLİR!

Günümüzde kanser bir çığ gibi büyürken, düzensiz ve sağlıksız bir yaşam biçiminin de kansere neden olabilecek faktörler arasında yer aldığını unutmamalıyız. Özetle iyi davranmadığımız bir vücudun bize tepkisi de iyi olmayacaktır, unutmayalım…

 

RUHUNUZU ETKİLEYEBİLİR…

Düzensizlik bedene dokunurken ruha da dokunmayı ihmal etmiyor… Özellikle huzursuzluk, mutsuzluk, aşırı stres, bitkinlik, yorgunluk ve daha birçok ruhsal çökkünlük durumuyla karşı karşıyaysanız, yaşam düzeninizi de gözden geçirmenizde fayda var.

 

 

DÜZENSİZ YAŞAMIN DÜZENİ NASIL OLUŞTURULUR?

Kesinlikle düzensiz yaşamın da düzenini oluşturmak mümkün! Tabii bu noktada düzeni oluşturmak için isteğiniz olması da çok önemli… Böylelikle yaşam tarzınız ne olursa olsun, kendinize özgü düzeninizi oluşturmak adına ilk adımı atabilirsiniz…

Yaşam düzeniniz ve en önemlisi de sağlıklı beslenme düzeniniz konusunda diyetisyeninize danışmanız her zaman için en doğru yol. Özetle dikkat etmeniz gereken esas noktalara bakacak olursak;

 

1)İlk önce yatış ve kalkış saatlerinizi belirleyin.

Yatış ve kalkış saatlerinizi bilmeniz,  gün içerisinde düzen oluşturabilmeniz adına çok önemli. Bu sayede gün boyunca yapacaklarınızı planlayabilir, özellikle de beslenme düzeninizi rahatlıkla oluşturabilirsiniz… Ayrıca kaliteli ve yeterince uyku uyumalı, uykunun sağlık üzerindeki etkilerini de görmezden gelmemelisiniz.

 

2)Kalkış saatiniz ne olursa olsun ilk öğününüz kahvaltı olsun!

İlk öğününüz her daim sağlıklı bir kahvaltı olmalı.  Eğer sabah saatlerinde değil de öğle ya da ikindi saatlerinde uyanıyorsanız, uyku ertesine ağır yiyecekler tüketmeniz rahatsızlık yaratabileceğinden güne yine kahvaltılık tarzı hafif yiyeceklerle başlamanız daha doğru bir seçenek olacaktır. Bu konu hakkında diyetisyeninizden daha doğru bilgiler edinebilir, hangi saatte neyi ne kadar tüketebileceğiniz konusunda size özel hazırlanan beslenme programı planıyla daha sağlıklı sonuçlar elde edebilirsiniz.

 

3)Sıvı ihtiyacınıza kulak vermeyi ihmal etmeyin!

Özellikle su tüketiminize ister gündüz ister gece olsun kesinlikle özen gösterin. Gün boyunca ‘sağlıklı sıvı’ alımına da dikkat ederek, ayran, süt, maden suyu, kefir, meyve, sebze gibi sağlıklı kaynaklarla da günlük sıvı alımınızı destekleyin.

 

4)Zorunlu tempodan ötürü düzensizlik yaşayanlardansanız…

Özellikle iş temponuz ya da mecburiyetleriniz nedeniyle yaşam düzeniniz bozulmuşsa, bu tempo içerisinde bile doğru bir düzen oluşturmanız her zaman için mümkündür. Önemli olan gün boyunca uyanık olduğunuz müddetteki tüm ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayabileceğiniz doğrultusunda sağlıklı bir şekilde programlanabilmenizdir…

 

5)’Vakitsizlik’ bahanelerini bir kenara bırakın!

Özellikle ‘kahvaltı yapamıyorum’ diyenlerin bahanesini kesinlikle kabul etmemek gerekiyor, çünkü isteyen herkes kahvaltı yapabilir! İlk önce bazı ‘yapamam’, ‘vakit bulamıyorum’ gibi bahaneleri bir kenara bırakalım… Çünkü yapabilirsiniz! Sadece yeterince istemeli ve bu isteğinizi hayata geçirmelisiniz!

10 dakika daha erken uyanarak kahvaltınızı yapabilir;  bir bardak suyunuzu içerken, dostlarla iki çift sohbet ederken, facebook’a-instagram’a-twitter’a bakarken de ara öğünlerinizi yapabilirsiniz. Gerçekten istersek her şey için vakit yaratmamız her zaman için mümkündür!

 

6)Zorunlu değil de keyfi bir düzensizlik içerisindeyseniz, değişimi kucaklayın!

İş ya da daha farklı faktörlerden ötürü düzensizlikle karşı karşıya değilseniz, yani keyfinize göre ve hiçbir neden olmaksızın düzensiz yaşayanlardansanız, bu durumu mutlaka çözüme ulaştırmalısınız. Elinizde fırsat varken neden vücudunuz  için en uygun ve en sağlıklı düzeni oluşturmayı reddedesiniz ki?

 

7)Tabii ki ‘harekete vakit yok’ demeyin!

En çok da hareketliliğe karşı bahanelerimiz mevcut. Vakit yok, zaman bulamıyorum vb. gibi saymakla bitmeyen bahanelerle hareketsizliğimize bahaneler üretiyor duruyoruz.

Örneğin yürüyüş bandı veya spor salonu gibi araç ve mekanlar aracılığıyla ya da spor eğitmeni kontrolüyle hareketlenmeyi ve spor yapmayı tercih etmiyorsanız, doğa yürüyüşü yapın. Hem de spor yapıyor olduğunuzu farketmeden…

Mesela hafta sonu adamızın hem gezebileceğiniz hem de yürüyüşe elverişli bölgelerine gidin.  Buna en güzel örneklerden biri Karmi ya da herhangi bir sahil kenarı olabilir… Arabanızı parkedin ve yürüyün… Hem doğayı gezer, hem temiz hava alır, hem de sporunuzu yapmış olursunuz… İnanın zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile… Bakın, haftanın 1 günü için bile olsa hareketlenebilir, temiz hava alma şansını yakalayabilirsiniz… Diğer günlerde de yaşadığınız bölgenin ara sokaklarını turlayabilir veya ev içerisinde sevdiğiniz müzikler eşliğinde dansedebilirsiniz… Dans etmenin kilo kontrolü ve kilo kaybına büyük destek sağladığını da hatırlatmakta fayda var…

 

SİZE ÖZEL SAĞLIKLI BESLENME BİÇİMİNİ OLUŞTURUN!

Beslenme programı düzeniniz ne olursa olsun onu ‘sağlıkla’ hazırlayın… Düzensizlik içerisinde kesinlikle ‘fast food’ tuzaklarına aldanmayın, abur cubur, meşrubat, özetle şeker ve yağ deposu yiyeceklerden de mümkün olduğunca uzak durun… Özellikle de vücut düşmanı tek öğün ve tek tip beslenmeyle gününüzü geçirmemeye çalışarak, antioksidanlar bakımından zengin meyve ve sebze tüketimini artırıp vücut direncinizi güçlendirmeyi de ihmal etmeyin.

 

KISACASI ‘YAŞAM PLANINIZI’ HAZIRLAYIN!

Beslenmeden spora, uykudan kişisel bakıma kadar hayatınıza dair ne varsa her şeyi düzenlemenin yanısıra, yaşam ortamınızı da düzenli tutmaya özen gösterin. Bu sayede bulunduğunuz her ortam size ‘düzeni’ çağrıştıracak ve bu sayede ister istemez tüm hayatınızda da bir düzen oluşturma çabası içerisine gireceksiniz.

Bu noktada biraz planlı yaşamak gerekiyor ama tabii ki bahsettiğim sıkı sıkıya monotonluğu çağrıştıran bir düzen değil… Dengeyi içeren bir sistemden bahsediyorum. Özetle en azından yemek saatlerimizi aşağı yukarı belirlemek, aksaklık durumlarını güzelce toparlayabilme yetisini kazanmak, yani kısacası günün totalinde ‘bugün sağlıklı bir gündü’ diyebileceğimiz bir düzeni oluşturabilmek önemli…

 

 

Düzensizliğin içerisinde de ‘düzeni’ yaratmak her zaman mümkündür. Belki ‘en mükemmeli’ yaratmak imkansızdır ama yine de yaşamı varolduğu hal içerisinde en sağlıklı forma dönüştürmek bizlerin elindedir… Kısacası beden ve ruhumuza sahip çıkıp hayatın getirilerini de kabul ederek, bize sunulan seçenekler doğrultusunda elimizden geldiğince sağlıklı yaşayabilir ve en önemlisi de sağlıkla beslenebiliriz…