'Ev Sezonu' Açıldı!

Yaz mevsiminin sonlanmasıyla birlikte herkes ‘ev’lenmeye başlıyor! Birçok kişi bu durumdan hoşnut değilse de bazıları evde sıcacık çayın, şöminenin, ve battaniyenin romantik hayalini kurmaya başladı bile… Tabii gecelerin uzamasıyla birlikte sıcacık sohbetler ve televizyon seyrinin eşliğinde bizleri gizliden gizliye gözetleyen ‘iştah artırıcı tuzakları’ da unutmamak gerek…

 

EV SEZONU, DİZİ SEZONU DERKEN ‘YAĞLANMAYA’ DİKKAT!

Sıcacık çaylar ve kahveler güzel ama bir de yanlarına kurabiyeler, bisküviler, kuruyemişler, cipsler ve çikolatalar da kararsızca eklenince, yağlanmak kaçınılmaz bir hale gelebiliyor! Hele ki televizyonla başbaşaysanız!

Sevdiğiniz programları, dizileri, filmleri izlerken mutlaka bir şeyler atıştırma ihtiyacı duyuyor olabilirsiniz. Peki televizyon izlerken farkında olmadan daha fazla yiyecek ve içecek tükettiğinizi biliyor muydunuz? Bu nedenle televizyon başında neyi ne zaman, nasıl ve ne kadar tüketeceğinizi iyi bilmeniz çok önemli.

 

TEHLİKELİ ATIŞTIRMALIKLAR: CİPSLER, ÇİKOLATALAR, KURUYEMİŞLER…

Birçok kişinin ‘atıştırmalık’ kategorisinin en üst sıralarında cipsler, çikolatalar ve tabii ki kuruyemişler yer alıyor (özellikle de kavrulmuş ve tuzlu olanları)! Atıştırması güzel olan ama tüketirken kendimizi zor frenleyebildiğimiz (ya da frenleyemediğimiz) bu yiyeceklere karşı önlem almakta fayda var.

Sağlık penceresinden bakacak olursak tuzsuz ve kavrulmamış badem, ceviz, fındık gibi yemişleri belirli miktarlar dahilinde tüketmek en sağlıklısı. Bunun yanında bir miktar çikolataya da izin var, fakat çoğunlukla bitter olanı tercih etmek kaydıyla… Cipslere geldiğimizde ise durum değişiyor… Cipslerin sağlık adına hiçbir artısı olmadığından önermeyi uygun bulmuyoruz. Yalnız miktar ve tüketim sıklığı ayarlanabilirse, cipsler de belirli ölçü ve aralıklarda tüketilebilir.

Her şeyde olduğu gibi bu üç atıştırmalıkta da zaman ve miktar kavramının önemini yeniden vurgulamamız gerekiyor. Hepinizin de bildiği gibi miktar kavramı kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Hele ki tüketime mani olacak herhangi bir rahatsızlık söz konusu ise tüketimden kesinlikle kaçınmakta fayda var.

Unutmayın, arada bir tüketilen ‘tehlikeli’ atıştırmalık kaçamaklarını vücut görmezden gelebiliyor. Tabii ‘arada bir’ kavramını çok iyi ayarlamak gerek. Bu belirleme adına beslenme düzenimizi, hayat biçimimizi ve özellikle de sağlık durumumuzu iyice bir gözden geçirmemiz gerektiğini de hatırlatalım…

 

DAHA MASUM ALTERNATİFLER…

Bir de biraz önce bahsettiğimiz tehlikeli atıştırmalıklara kıyasla daha masum olarak adlandırabileceğimiz atıştırmalıklar da mevcut. Tabii tüketimde yine ‘kararı’ iyi bir şekilde ayarlamak koşuluyla…

Patlamış mısır

Sinemaların vazgeçilmezi olan patlamış mısır, yağsız hazırlandığı takdirde size kış gecelerinde eşlik edebilecek masum bir atıştırmalık haline dönüşebiliyor. Örneğin atıştırmalık olarak 1 su bardağı dolusu patlamış mısır tüketebilirsiniz.

Kuru üzüm + dövülmüş badem

Minicik kuru üzümler ve dövülmüş minik badem parçacıkları alan yüzeyi bakımından daha fazla yer kaplayacak ve ilk etapta gözünüzü doyuracaktır. Örneğin 1 yemek kaşığı dolusu kuru üzüm ve 5-6 adet dövülmüş çiğ badem çok güzel bir atıştırmalık alternatifi olabilir.

1 kahve fincanı leblebi + 1 kahve fincanı ay çekirdeği

Eğer leblebi ve özellikle de ay çekirdeği tüketiminde kendinizi frenleyebiliyorsanız, her birinden birer kahve fincanı almak kaydıyla atıştırabilirsiniz.

 

*Masum olsalar dahi bu tip atıştırmalıkları tüketirken de miktar kavramı yine çok önemlidir. Ayrıca beslenmede dengenin nasıl kurulduğu konusunda bilgi sahibi olmanız bu konuda da büyük önem taşır. Bu sayede günlük ne kadar kaloriye ihtiyaç duyduğunuzu, hangi besin grubundan ne kadar tüketmeniz gerektiğini ve besin değişim gruplarını da öğrenerek, hem dilediğiniz yiyecek ve içecekleri ‘kararını bilerek’ tüketir, hem de kilo kontrolünüzü sağlayabilirsiniz.

 

BİR DE EN MASUMLARI VAR…

En masum atıştırmalıklar tabii ki yine meyve ve sebze içeren hafif atıştırmalık kombinleri oluyor. Örneğin havuç dilimleri ve yoğurt ile mükemmel bir atıştırmalık alternatifi oluşturabilirsiniz. Ayrıca havuç yerine daha farklı sebze ya da meyve alternatifleri tercih etmeniz de mümkün. Bunun yanısıra tarçınlı süt ya da evde hazırladığınız elmalı tarçınlı yoğurt seçeneği de hem çok hafif hem de çok sağlıklı bir atıştırmalık alternatifi olabilir.

 

KÜÇÜK KASELERİ TERCİH EDİN!

Bir de çok önemli bir noktaya değinmemiz gerekiyor. O da tabak ve kase tercihlerimiz…

Tüketeceğimiz yiyeceklerin içerisinde bulunduğu tabak ya da kaseler ne kadar büyükse, o kadar fazla yiyecek tüketiyoruz. Unutmayın, gözümüz her zaman tabağı dolu görmek istiyor! Büyük bir kasenin dörtte birinin dolu oluşu mu sizi tatmin ediyor yoksa küçücük bir kasenin ağzına kadar dolu oluşu mu? Tabii ki küçük ve dolu olan bir kase gözümüz ve beynimiz için her zaman daha doyurucudur. Zaten göz ve beynin ilk etapta doyması, midemizin de daha erken doymasına sebep oluyor. Bu nedenle atıştıracağımız yiyecekleri küçük kaseler içerisinden tüketmekte fayda var!

 

MUTLAKA UYKU SAATİNİZDEN EN AZ İKİ SAAT ÖNCE ATIŞTIRMAYI DURDURUN!

Her şartta olduğu gibi uykudan en az 2 saat önce besin tüketimini sonlandırmakta fayda var. Bu sayede gece hazımsızlık sorunu yaşamaz, dilediğinizce rahat ve kaliteli bir uyku uyursunuz. Ayrıca uykudan hemen önce tüketilen yiyeceklerin yağ olarak depolanabileceği gerçeğini de unutmamalısınız. Bu nedenle atıştırmanızı uykudan en az 2 saat önce sonlandırmalısınız.

 

NOT: Yazılan bilgiler herhangi bir hastalık ve kilo problemi  varsayılmaksızın yazılmıştır. Kişiye özgü bilgiler içermemektedir. Tüm bilgiler genel bilgilerdir. Daha spesifik bilgi için lütfen diyetisyeninize danışınız.