Görmediğimizi Sanmayın

Diyetisyen kontrolünde diyete başlanır ama bir türlü kilo kaybedilemeyince de diyetisyen ve yazdığı diyeti suçlanır. Bu, sorumluluğu üzerimizden atmak adına uyguladığımız en kolay davranış biçimidir. Üzerine bir de kendimizi kandırışımız da eklenince ‘diyet illüzyonu’ yaşamak da kaçınılmaz olur ve gerçekliğin içerisinden kopuveririz… Sonrasında da kilolu oluşumuzdan ötürü ‘hayali mutsuzluklarımız’ içerisinde kıvranır da dururuz… Diyet başarısızlığı döngümüz de böylelikle sürüp gitmeye devam eder…

Aslında kilo kaybedememe nedenimizin ‘bizimle’ ilgili olduğunu kabullenmek ve dış faktör ya da kişileri suçlamayı bırakmamız gerekmektedir… Eğer kendimize karşı dürüst olursak ve ‘bahaneler’ aramaktan vazgeçersek, işte tam da o zaman diyet de dahil olmak üzere yaşamda gerçekleştirmek istediğimiz birçok şeyi başarma şansına sahip olacağımızın farkına varmalıyız…

 

SİZ SÖYLEMESENİZ DE DİYETİSYENİNİZ HER ŞEYİ GÖRÜYOR…
Kilo kaybedememe nedeninizi bir sır gibi sakladığınızı düşünseniz de diyetisyeniniz çocuğunuzun çikolatasından aldığınız bir parçayı görür… Pazar günü mangal partisinde tükettiğiniz bolca eti, pideyi de görür… Bu nedenle diyetisyene karşı her zaman için dürüst olmalı ve bu yolda birbirine düşman değil, birbirine dost elele yürüyen ve diyetisyenin rehberliğinde ilerleyen iki kişi olduğunuzun farkına varmalısınız. İkinizin de hedefi aynı, unutmayın. Diyetisyeninizin hedefi sizi sağlıklı bir biçimde ideal kilonuzla buluşturmanın yanısıra bu süreç içerisinde size beslenme ve beslenme psikolojisi konusunda da bilgiler sunmaktır… Yani diyetisyeniniz sizden taraftır ve sağlığınız için yanınızdadır. Lütfen ona karşı dürüst ve samimi olun. Bu yolda elelesiniz, unutmayın…

 

DÜRÜST OLMAMANIZ İÇİN HİÇBİR NEDEN OLMAMALI!
Kendinize ve başkalarına karşı her zaman için dürüst olun. Tabii bu noktada diyetisyeninize karşı da dürüst olun. Kilo kaybedemediğiniz için hiç kimse sizi ayıplayacak değil. Ayıplasa da bu onun sorunu, sizin değil. Kimsenin sizi değerlendirmeye hakkı olmadığını bilin ve başta kendinize olmak üzere herkese ve her duruma karşı dürüst davranmayı seçin. Sonunda kazanan siz olacaksınız, inanın…

 

HERHANGİ BİR SAĞLIK PROBLEMİ VARSA…
Tabii ki kilo kaybına engel olan ya da kilo kaybını ciddi oranda yavaşlatan herhangi bir sağlık problemi mevcutsa bu noktada durum değişir. Yalnız yine de varolan sağlık problemlerine rağmen diyetisyeniniz kilo vermenizin mümkün olduğunu söylüyor ve siz yine de kilo kaybedemiyorsanız ya sağlık durumunuzu tekrardan hekim eşliğinde gözden geçirmeli, ya da diyeti ve diyetisyeninizin önerilerini doğru bir şekilde uygulayıp uygulamadığınıza dair kendinizi sorgulamalısınız.

 

SAĞLIĞINI YARALAYANLARI DA GÖRÜYORUZ…
İnsan hiç bile bile kendini yaralar mı? Konu güzellikse ne yazık ki yaralar… İnsanlar ne yazık ki güzellik ve estetik kaygılarından ötürü hatalı ve sağlıkla alakası olmayan diyetlere uyar, aç kalır, kendine acı çektirir ama yine de o kiloları öyle ya da böyle vermeye çalışır… Kilonun yağdan mı kastan mı yoksa sudan mı gittiği önemli değildir. Önemli olan çabucak gitmesi ve aynaya bakınca kendini ‘zayıf’ görmesidir, o kadar… Yeter ki estetik algısı yaralanıp da psikolojisi bu yüzden bozulmasın da sağlığına ne olursa olsun (çoğu zaman bu davranışın altında yatan düşünce de nasılsa bana ve sağlığıma bir şey olmazdır aslında…). Eğer dış görünüşünüz sağlığınızın önüne geçmişse buna saygı duymak gerekir fakat eğer böyle düşünenlerdenseniz bir kez daha düşünmenizi şiddetle önerebiliriz…

 

CAMDAN VAZONUN KIRILINCA ESKİ HALİNDE DÖNEMEYİŞİ GİBİ…
Sağlık da yitirilince ne yazık ki geri dönüş söz konusu olmuyor… Bu nedenle siz siz olun hatalı diyetlerle sisteminizi harap etmemeyi seçin. Sağlığınızı her daim önde tutun. Güzelliğin geçici, sağlığın kalıcı olduğunu aklınızdan çıkarmayın…