Hakkınızı Az Yağlı Süt, Yoğurt, Kefir ve Peynirden Yana Kullanın!

Eğer gelişim sürecimiz tamamlanmışsa, ve tüketime herhangi bir mani bulunmuyorsa, sütün, yoğurdun, kefirin ve peynirin ‘az yağlı’ yani ‘light’ olanını tercih etmekte fayda var. Peki neden mi?

Nedeni aslında birçoğunuzun da çok iyi bildiği başta kilo kontrolünü sağlamak ve yağlanmaya bağlı olarak gelişebilecek sağlık problemlerinin bir nebze de olsa önüne geçmek…

 

1 GRAM YAĞ, 9 KALORİ İÇERİYOR!
Karbonhidratlar ve proteinlerin 1 gramında 4 kalori bulunurken, yağlara baktığımızda 1 gram yağın 9 kalori içererek, karbonhidrat ve proteinlere nazaran 2 kattan daha fazla enerjiye sahip olduğunu görüyoruz.

Evet, vücudumuz yağa da ihtiyaç duyuyor. Yağı, beslenme programımızdan tamamen çıkarmak büyük hata. Yalnız sağlığımız için yağ alım miktarını iyi ayarlamamız gerekiyor. Yani vücudumuzu ne yağdan fakir, ne de yağdan zengin beslemeliyiz. Önemli olan ‘yağı’ gereken miktarlarda ve doğru kaynaklardan alabilmek…

Günümüzdeki beslenme tablomuza baktığımız zaman, toplum olarak ‘yağa’ olan düşkünlüğümüz aşikar. Aslında bizler etimizle, sütümüzle, ev yemeklerimizle, bir de bunlara eklenen yağlı hamur işleri ve tatlılarımızla, yağ gereksinimimizi karşılamakla kalmıyor, yağ limitlerini aşıyoruz bile! E tabii bu da vücudumuza ‘yağlanma’ olarak geri dönüyor…

Peki ne yapmalıyız? Tabii ki sağlıklı yağ tüketim miktarlarını iyi ayarlamanın yanısıra, yağı nerede ve nasıl kullanacağımızı ve yağ içeren yiyecek ve içecekleri de iyice bilmemiz gerekiyor. Ayrıca mümkün olduğunca daha az yağlı besin tüketimine yönelmek, bu konuda bizlere büyük destek sağlayacaktır. Tıpkı tam yağlı süt ve süt ürünleri yerine, yarım/az yağlı olanları tercih etmek gibi…

 

 

YARIM/AZ YAĞLI – TAM YAĞLI SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ KARŞILAŞTIRMASI

1)Yarım/az yağlı süt, yoğurt, kefir ve peynirde, kolesterol ve doymuş yağ içeriği tam yağlı olanlara kıyasla daha düşük miktarlarda bulunuyor.

2)Özellikle kalp sağlığımızı korumak adına yarım/az yağlı olanları tercih etmek gerekiyor.

3)Günümüzde artan obezite hastalığıyla mücadelede, tercihi az yağlı süt ve süt ürünlerinden yana kullanmanın faydasını görüyoruz. Ayrıca bu seçim, kilo problemi olmayanların da kilo kontrolünü sağlamalarına yardımcı oluyor.

4)Ayrıca az yağlı süt ve süt ürünlerindeki ‘kalsiyum’ miktarı da tam yağlı olanlara kıyasla daha fazla.

5)Yapılan çalışmalarda kalsiyumun ayrıca vücutta yağ emilimini azalttığı ve dolayısıyla yağlanmaya karşı olumlu etkiler sağlayabileceği konu ediliyor.

6)Ayrıca sütte bulunan doymuş yağın, vücutta kalsiyum emilimini azaltabileceği de biliniyor. Yani az yağlı süt ve süt ürünleri, kalsiyum emilimi açısından da çok daha sağlıklı birer alternatif haline dönüşüyor.

 

 

YALNIZCA ‘AZ YAĞLI’ YİYECEK/İÇECEK TÜKETİMİ YETERLİ OLMUYOR!
Çoğu kişi, az yağla pişirdiği yemekleri, tatlıları, ya da az yağlı olarak gördüğü her yiyecek ve içeceği, istediği miktarlarda tüketebileceğini düşünüyor. Bu düşüncenin hatalı olduğunu, bir yiyecek ya da içeceğin az yağlı olsa bile yine de ‘enerji’ ihtiva ettiğini, ve her ne olursa olsun besin tüketiminde muhakkak bir denge kurulması gerektiğini hatırlatmalıyım. Unutmayın, bir yiyeceğin ya da içeceğin az yağlı oluşu onu dilediğimizce tüketebiliriz anlamına gelmiyor! Bu nedenle ‘miktar’ kavramının önemini tekrar vurgulamakta fayda var.

Ayrıca az yağlı yiyecek ve içecek tüketiminin de tek çözüm olmadığı bilelim. Beslenmeye dair her ne varsa, lütfen diyetisyenimiz aracılığıyla doğru bilgileri edinelim, beslenmenin ‘kişiye özel’ bir uygulama olduğu gerçeğini de unutmayalım…