Hedef Rakam Değil, 'Yağ'!

Genellikle birçoğumuz tartıdaki rakama göre sağlıklı kiloda olup olmadığımızı değerlendiriyoruz. Ne yazık ki yalnızca tartıdaki rakam bize bu konu hakkında yeterli bilgi sağlamıyor… Nedeni ise bu rakamın vücut kompozisyonumuz hakkında bilgi vermiyor oluşu. Yani bize vücut yağımız, kasımız ve suyumuzdan hiç bahsetmiyor. Bu nedenle ‘rakamlar’ bazen yanıltıcı olabiliyor…

 

‘KİLOMDA BİR DEĞİŞİKLİK YOK, MORALİM BOZULUYOR!’

Diyet süresince sık sık bu söylemle karşılaşabiliyoruz. Artık teknolojinin gelişmesiyle birlikte kilo kontrollerimizi yağ, kas ve su ölçümü yapan cihazlarla gerçekleştiriyoruz. Bu sayede daha sağlıklı sonuçlar elde ediyor, haftalık kilo kaybını daha iyi değerlendirme şansını yakalıyoruz.

Örneğin kilonuzda bir değişiklik olmasa bile o hafta boyunca kas kütlenizi artırmış ve yağ kütlenizi azaltmış olabiliyorsunuz. Kısacası siz yine esas hedefimiz olan yağınızı azaltarak, hiç kaybetmek istemediğimiz ve hatta bir miktar artışını vücut adına önemli bir yatırım olarak gördüğümüz kas kütlenizi artırmış oluyorsunuz. Ayrıca kilonuz sabit olsa bile yağ kaybedip kas artırdığınız için daha ince ve daha sıkı bir görünüm elde ediyorsunuz. Bu nedenle bu konuda lütfen moralinizi bozmayın. Spesifik bilgi için mutlaka diyetisyeninize danışın ve kiloya değil, içeriğe odaklanın.

Not: Sabit kiloda kalarak yağda düşüş ve kasta artış durumu söz konusuysa, aldığınız kalori miktarını da tekrar gözden geçirmenizde fayda var.

 

 

‘KİLOM AZALIYOR AMA YAĞLANMIŞ HİSSEDİYORUM.’

Peki ya tam tersi bir durum söz konusu oluyorsa? Kilonuz azalıyor ama deforme hissediyor, halsiz ve bitkin düşüyorsanız? Bu durumda da ne yazık ki kas kaybı durumu söz konusu olabilir!

Evet, kas kaybıyla birlikte kilonuz azalıyor ama aynı zamanda da vücut kompozisyonunuz daha sağlıksız bir hale bürünüyor! Vücut direnciniz düşürüyor, hastalıklara daha yatkın hale geliyor ve vücut suyunuzun da azalmasına sebebiyet veriyorsunuz (kasların büyük çoğunluğu sudan oluşuyor)… Peki şimdi durup bir düşünün: yağ kütlenizi azaltıp kas kütlenizi artırarak sabit kiloda kalmayı mı, yoksa içten içe yağlanıp kas kayıpları yaşayarak kilo rakamınızı düşürmeyi mi tercih ederdiniz?

 

 

YAĞ KAYBI İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Doğru bir şekilde kilo kaybı için uymamız gereken ilk kural, doğru besinlerle belirli aralıklarda beslenme biçimimizi oluşturmaktır.

Ana ve ara öğünlerimize dikkat etmek bu noktada çok önemli. Ayrıca ana ve ara öğünlerde hangi besin grubunu ne kadar tüketeceğimiz ve hangi besinlerle kombine edeceğimiz de… Buna ek olarak spor saatlerimiz, spordan önce ve sonra tüketeceğimiz besinlerin de öneminden bahsedebiliriz… Tabii sağlıklı pişirme yöntemleri kullanarak besin kayıplarını en aza indirgememiz de diyet kalitemiz açısından büyük önem taşıyor.

Kısacası sağlıklı bir şekilde yağ kaybetmek adına bazı önemli detaylara da dikkat etmemiz gerekiyor. Bu nedenle diyet programımız, yemek saatlerimiz, yiyecekleri nasıl pişirdiğimiz ve neyi ne zaman neyle tüketeceğimizin de önemi çok büyük…

 

 

PEKİ NEDEN KAS KAYBEDERİZ?

Kas kaybını tetikleyen birçok faktör sıralayabiliriz. Bunlardan en önemlisi ise beslenmede oluşan düzensizlik ve içerik yetersizliği, yani tek tip beslenme biçimine ağırlık vermektir. Bunların yanısıra uzun süreli açlık periodları da kas yıkımına zemin hazırlamakla birlikte, açlık periodu sonucu tüketilen yiyeceğin de yağ olarak depolanma riski artmaktadır . Bu durumda vücuttaki kas kütlesi azalırken, yağ artışı gözlemlenebilir. Bu da hiç istenmeyen bir durumdur çünkü hatırlayacağınız gibi diyetin esas hedefi kas kütlesini koruyarak yağ kaybını sağlamaktır.

NOT: Tüm doğru uygulamalar sonucu yine de sürekli bir kas kaybı durumu söz konusuysa, kesinlikle bir hekime danışılmalıdır.

 

 

DİYET DÖNEMİNDE KAS KAYBI

Kas kaybı özellikle diyetin ilk haftalarında karşılaşılabilen bir durumdur. Yalnız bu durum daha sonra toparlanabilmelidir. Eğer diyetinizin içeriği doğru hazırlanmışsa, ölçüleri iyice benimsemişseniz, ana ve ara öğün saatlerinize sadıksanız, ve bir de hareketliliğiniz kararındaysa, bu durumda kaslarınızı çok güzel muhafaza ederek yağlarınızdan kurtulmanıza bir mani kalmayacaktır.

 

 

KAS KAYBEDİNCE NE OLUYOR?

Kas kaybedince metabolizma hızımız düşüyor, yani bir nevi ‘yaşlanıyoruz’. Daha güçsüz hissediyor, hastalıklara daha yatkın hale geliyor, kilo alma riskimizi artırıyor ve maalesef ki görüntüde deforme bir vücuda sahip oluyoruz. Kısacası günün sonunda bu durum bizleri hem fiziken hem de psikolojik olarak etkileyebiliyor.

 

 

KAS KAYBETMEMEK ADINA SPORUN ÖNEMİ…

Hareketliliğin önemini hiçbir zaman yadırgayamayız… Sağlıklı beslenme ve diyet bizi iki adım öne götürürken, spor da bir adım öne götürüyor… Yani ikisi biraradayken çok güzel sonuçlar elde etmemiz kaçınılmaz. Yalnız bu anlatıma bakınca, sadece sporun da işe yaramadığını görebiliyoruz… Tek başına spora sağlıksız ve düzensiz bir beslenme biçimi eşlik ediyorsa, yine adım adım gerilememiz kaçınılmazdır… Kısacası hareketlilik ve spor, kasların dostu! Tabii sağlıklı ve düzenli bir beslenme programı eşliğindeyse…

Not: Tüm bunlara ek olarak doğru beslenmediğimiz sürece  maalesef ki yapılan sporun da kas yıkımı üzerinde etkisi olabiliyor. Bu nedenle spora  mutlaka sağlıklı ve doğru bir beslenme programı eşlik etmelidir. Aksi takdirde kas yapayım derken, ciddi kas kayıplarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz…

 

 

YANLIŞ DİYETLERE ALDANMAYIN!

Sırf tartıdaki rakamı azaltabilmek adına birçok hatalı diyete başvurabiliyor, aç kalabiliyor ve vücut sistemimizi yıpratabiliyoruz. Aslında her şey yanlış bilgi ve inanıştan ileri geliyor. Bu konuyu çok hafife alıyor, sağlığımızla ‘nasıl olsa bana bir şey olmaz’ düşüncesiyle bir güzel oynuyoruz… Bu nedenle lütfen diyeti diyetisyeninizden edinin ve düzenli kontroller eşliğinde kilo kaybı sürecinizi tamamlamaya özen gösterin.

 

 

ÖZELLİKLE YÜKSEK PROTEİN DİYETLERİ VE ÇOK DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER KAS KAYBETTİRİYOR!

Sanılanın aksine yüksek protein diyetleri sonucunda kas kaybı riskinizi de artırıyorsunuz. Bunun sebebi vücudunuzun en önemli enerji kaynağı olan karbonhidratlardan sağladığı şekere olan ihtiyacıdır. Eğer diyetiniz yetersiz karbonhidrat içeriyorsa, bunun sonucunda vücut ihtiyaç duyduğu enerjiyi kasları yıkıp onlardan elde edeceği depo şekeri kullanarak ortaya çıkaracaktır. Aynı durum çok düşük kalorili diyetler için de geçerlidir.

En doğru olan diyetinizdeki terazinin dengesidir. Ne çok aşırı protein, ne çok aşırı karbonhidrat, ne de çok aşırı yağ doğru bir diyet oluşturacaktır… Önemli ve bilimsel olan, bu üç enerji kaynağının diyetisyen kontrolünde doğru, etik ve planlı bir çerçevede, kişiye özgü bir biçimde beslenme programına dağıtılması ve uygulatılmasıdır. Bu nedenle lütfen diyet meselesini ciddiye alalım ve yalnızca yazıdan ibaret olmadığını, altında binbir türlü detay ve bilgi barındırdığını bilelim…

Sağlığınız adına lütfen diyetinizi diyetisyenin hazırlamasına önem verin, beslenmenin bu kadar popüler olduğu bir dönemde konuyla alakasız kişilerin ve her bilgi sunanın söylediklerine itimat etmeyin.

 

 

TARTILMA DÜZENİNİZİ OLUŞTURUN!

Tabii ki kendi evinizde de normal bir tartı aracılığıyla kilonuzu kontrol altında tutmalısınız.Yalnız bu noktada dikkat etmeniz gereken bazı noktalar mevcut.

1-Haftada bir kez, aynı gün, sabah aç karna, kıyafetsiz tartılın.

2- Tartılma saatindeki farklılık, total su ve sıvı tüketiminin etkisi, spor ve yemek sonrası tartılmak vb. gibi faktörler, kilonuza etki edebilir.

3-Her hafta kilonuzu bir kenara not edin.

4-Özel durumlarda (regl dönemi, hastalık dönemi vb.) kilonuzda farklılıklar gözlemlenebileceği için bunları da dikkate almayı ihmal etmeyin.

5-Mümkünse aylık vücut kompozisyonunuzu koruyup koruyamadığınızı öğrenmek adına bir diyetisyene başvurun.

 

Unutmayın, doğru kilo kaybını sağlamak o kadar kolay değildir. Hedefimiz kas kütlenizin de içerisinde bulunduğu yağsız vücut kütlenizi koruyup, esktra yağ kütlenizden kurtulmaktır. Bu yolda da sağlıklı ve kişiye özgü bir diyet ve hareketlik büyük rol oynar. Bu nedenle en sağlıklısı diyetisyeninizin kontrolü ve bilgisi ışığında bu yolda yürümek, kararlı olmak ve pes etmemektir.