Her Yerde ve Her Durumda Sağlıklı Beslenebiliriz!

Hayatın ne sunacağını, günümüzün hatta dakikalarımızın bile nasıl geçeceğini çoğu zaman kestiremiyoruz… Bu nedenle günlük olası aksilikler ya da plan dışı gerçekleşen durumlarda da sağlıklı beslenebileceğimizi bilmeliyiz… Özellikle de diyabet gibi sağlık problemi olanlar ve zayıflama programı uygulayanların bu konuda bir nebze olsun daha dikkatli olmaları büyük önem taşıyor…

 

SAĞLIKLI BESLENME ARTIK ‘KOLAY’ GÖRÜNMÜYOR!
Aslında başlığın tam tersine sağlıklı beslenmek sanıldığı kadar da zor değil… Ancak ne yazık ki günümüzde ‘kolay beslenme’ olgusu genel olarak hatalı ve sağlıksız bir yönde geliştiğinden, sağlıklı beslenmeye çalışmak ‘zor’ gibi görünüyor… Halbuki sağlıklı beslenmek en doğal ve en kolay olanı…

Kolay beslenme derken çevremizde her geçen gün artan restoran/café sayısından ve genel olarak hizmete sunulan bol ‘lezzetli’ ama bir o kadar da ‘sağlıksız’ yiyecek alternatiflerinden bahsediyorum… Ne yazık ki birçok kişi için bu tip yiyecekleri tercih etmek, sağlıklı beslenmeye nazaran çok daha kolay ve ekonomik görünüyor… Neden mi? İşte şu düşünceden dolayı:

“Sebze, meyve, et, tavuk, balık yoğurt, süt, peynir, ekmek, pirinç, bulgur, makarna, kuru baklagil, vb. yiyecekleri satın alacağıma, o kadar para harcayacağıma ve bir de durup saatlerce yemek pişirmek için uğraşacağıma, gider 15-20TL arası bir miktar harcar, daha lezzetli, ucuz, tok tutan ve pratik bir menü satın alırım”...

Ne yazık ki bu bakış açısıyla daha yağlı, daha tuzlu ve muhtemelen ‘sağlıklı’ diye nitelendiremeyeceğimiz kombinasyondaki bir öğünle günü geçirmiş oluyoruz… Tabii bu durum tüm restoranlar için geçerli değil. Çok hijyenik koşullarda sağlıklı yemek menüleri hazırlayan restoranlarımız da mevcut. Yalnız her gece değil de haftanın bir günü bu tip restoranlara gitsek, geri kalan günlerde de yemeğimizi evimizde hazırlasak çok daha sağlıklı bir yol izlemiş olacağımız kesin. Hatta bu sayede ekonomik açıdan karlı bile çıkarız! Yeter ki evde pişireceğimiz yemeklerin planını programını yaparak, bütçemizi ona göre ayarlayalım!

 

ASLINDA HEDEFİMİZ ‘SAĞLIKSA’, SAĞLIKLI BESLENMEK EN KOLAYI!

Seçimimiz sağlıktan yanaysa, sağlıklı beslenmek aslında en kolayı! Bir de uzun vadede düşünecek olursak en ucuzu da. Yeter ki sağlıklı beslenme yelpazesinin çok geniş bir yelpaze olduğunu bilelim, öğrenelim… Bu konuda özellikle biz diyetisyenlere büyük rol düşüyor… Bu nedenle gerek danışanlarımızla, gerekse verdiğimiz eğitimlerle, bu geniş yelpazenin güzelliklerini ve özgürlüğünü toplumla paylaşmamız gerektiğini düşünüyorum…

Sağlıklı beslenmenin ucuzu da olur, pahalısı da… Yeter ki siz karar verin, çözüm yanıbaşınızda… Her akşam hazır yemek yiyip ona göre harcama yapacağınıza, sağlıklı beslenme programı ile bütçenizi oluşturarak uzun vadede hem bankanıza hem de bedeninize yatırım yapmanız çok daha akıllıca olacaktır…

Unutmayın, kısa vadede birikim yapayım, sağlıksız ve ucuz besleneyim derken, uzun vadede karşılaşabileceğiniz sağlık problemleri karşısında harcayacağınız para miktarı, belki de sağlıklı beslenme adına harcayacağınız miktarın 10 mislini bulacaktır…

 

 

SAĞLIKLI BESLENMENİN ‘PRATİK’ ELEMANLARI
Meyveler, hele ki kuru olanları, ilk akla gelen en pratik sağlıklı beslenme alternatiflerinden… Bunların yanısıra ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler, az yağlı ve az tuzlu krakerler, yoğurt, süt, ayran, kefir gibi süt ürünleri, ekmek arası peynir, ve meyve bulamadığımız zor durumlarda yüzde yüz meyve suyu seçenekleri de hem pratik hem de sağlıklı besin alternatiflerinden…

 

 

HER KOŞULDA VÜCUDU SAĞLIKLA BESLEYİN!
Hayat birçok renkle dolu. Tekdüze bir hayat sürmek sanıyorum çok sıkıcı ve bunaltıcı olurdu… Bu nedenle arada sırada plan bozan durumlar yaşamak, hayatın tadı tuzu biberi… Yalnız, bu esnalarda bedeni harcamamak da şart! Hayatın değişikliklerini kabul ederken sağlıklı beslenebileceğimizi, alternatiflerin hiçbir zaman tükenmediğini de bilmek gerekiyor… Çünkü beden çalışıyor, çalışırken de ‘sağlıklı elemanlara’ ihtiyaç duyuyor…

 

1)YURT DIŞINDA
Yurt dışındayken de kendi beslenme zevkimize uygun olarak sağlıklı beslenebilir miyiz? Tabii ki evet! Kesinlikle yemek kültürümüze en uzak yerlerde bile sağlıklı beslenebilmek mümkün…

Elbette ki yüzde yüz başaramasak da, yine elimizden geleni yapabileceğimiz bir plan oluşturabilmeliyiz… Bu da bavulumuza ‘sağlık’ katmakla gerçekleşiyor…
Bavula her ihtimale karşın koyacağınız kuru meyve, kuru yemiş, kraker, ekmek gibi besinler, sağlıklı beslenme adına her daim kurtarıcılarınız olacaktır…

 

2)YOLDA
Her zaman çantanızda kuru/taze meyve, badem, ceviz, az yağlı krakerler bulunmalı… Her an ihtiyacınız olabilir…

Örneğin, ara öğün ya da tam da öğle yemeği vaktinizde yoldasınız… Ne mi yapacaksınız? Tabii ki çantanızdaki meyve ve bademlerden yararlanarak, gün boyunca beslenme dengenizi de bu doğrultuda oluşturacaksınız… Bu konuda diyetisyeniniz seve seve size yardımcı olacaktır…

 

3)TOPLANTIDA
Uzun bir toplantı süreci sizi bekliyor… Bir şeyler yiyebileceğiniz bir ortam da değil… Meyve suyu, ayran gibi içecekler de tercih edemiyorsunuz… O halde içecek olarak en iyi ihtimalle sade kahve yerine, kan şekeri dengenizi daha güzel dengeleyebilmek adına tam sütten oluşan kahve tüketimini tercih etmelisiniz…

Genellikle süt ve kahve kombinasyonunu önermesek de, acil durumlarda önerebiliyoruz. Bu sayede uzun açlık dönemi gibi tehlikeli durumlarda hem kan şeker seviyenizi korur, hem de vücudunuzu besinsiz bırakmazsınız.

 

4)MİSAFİRLİKTE
Misafirlikte her sunulanı kabul etme mecburiyetimizi bir kenara bırakırsak ve bizler de misafir ağırlarken biraz daha dikkatli olursak, sağlık adına büyük bir değişim içerisinde gireceğimizden eminim…

Misafirsiniz ve ara öğün tüketmeniz gerekiyor… Yalnız, misafir bulunduğunuz yerde çantanızdan meyve vb. gibi ara öğünde tüketeceğiniz bir yiyeceği çıkarıp tüketmeniz ayıp olur diye düşünüyorsunuz (diyabet hastasıysanız kesinlikle ayıp olmaz, lütfen saatinizi geçirmeden ara öğününüzü alınız)… O halde ne mi yapacaksınız? Dengelenceksiniz.

Örneğin, misafir bulunduğunuz evdeki ikramlar arasında tatlı ve zeytinli bulunsun… Siz zeytinliden bir dilim alabilir, yanında çay ya da kahvenizi yine tüketebilirsiniz. Zeytinli esasen ekmek grubuna ait bir yiyecek olduğundan, diğer öğünlerinizdeki ekmek değişimlerinizle misafirlikte tüketmiş olduğunuz zeytinliyi dengelemeniz yine mümkündür. Bu açıklama birçoğunuz için karmaşık gibi görünse de, sağlıklı beslenmenin ne olduğunu iyice öğrenip benimsedikten sonra bu anlattığımın çok önemli, kolay ve uygulanabilir olduğu sonucuna kesinlikle varırsınız. Yeter ki sağlıklı beslenmeyi, besinleri ve bedeninizi tanımayı seçin…

 

5)İŞ YERİNDE
İş yerine de sağlıklı beslenebiliriz. Sağlıklı beslenmeye vakit ayırmayan, en azından öğle arası bulunmayan iş yerlerinin bu konuda daha duyarlı olmaları gerektiğini belirtmem gerekiyor… İlk önce iş yerindeki çalışanların bedenlerine saygı adına, daha sonra da iş yeri performansları adına bu konuda duyarlı olmak çok önemli… Sağlıklı beslenmeyen bir çalışanın iş verim azlığı yani performans düşüklüğü, yorgunluk ve halsizlik gibi sorunlarla karşılaşması an meselesidir.

Not: Özellikle de diyabet gibi herhangi bir rahatsızlığı olan bireylere iş verenlerin bir nebze olsun daha ayrıcalıklı davranmaları büyük önem taşıyor…

Bunun yanısıra iş yerine ara öğün vaktinde hızlıca bir şeyler atıştırma durumundaysanız, kuru meyveler imdadınıza yetişebilir… Ayrıca ayran/kefir gibi içecekler, işinizi kesinlikle etkilemeyen içecek alternatiflerindendir… Öğle yemeği vakti için de aynı durum söz konusuysa, evde hazırlayıp yanınızda götürebileceğiniz peynirli bir sandviç + ayran, çok pratik ve sağlıklı bir öğle yemeği alternatifidir…

 


TABİİ SU’YA DA BAHANE BULMAYIN!

Evet, su içmeye bahanemiz ne yazık ki çok! Ya suyun tadını sevmeyip içmiyoruz, ya da sürekli tuvalete gitme ihtiyacı duymamak adına suyu hayatımızdan çıkarmaya çabalıyoruz! Yalnız, suyu hayatımızdan çıkarmanın ölümle eşdeğer olduğunun farkındayız diye umuyorum…

 

ZATEN 6-8 SU BARDAĞI SU TÜKETECEKSİNİZ!

Su tüketmeyi bir yük olarak algılamaktan vazgeçmemiz gerekiyor… Genellikle günde 1.5-2 litre arası su tüketimi uygun bulunuyor. Tabi bu miktarlar kilomuza göre değişkenlik gösterebiliyor. 1.5-2 litre su derken 6-8 su bardağı sudan bahsediyoruz. Yani gün boyunca tüketilmesi hiç de zor olmayan miktarlar… Yalnız, bu miktara diğer sıvı tüketimlerimiz (ayran, süt vb.) dahil değil, unutmayın… 

O gün 3-4 saatlik banka ya da daha başka bir yerde işiniz mi var? O halde su tüketiminizi o saatler aralığında 1 su bardağıyla sınırlar, ciddi bir tuvalet ihtiyacı problemi yaşamazsınız… Geri kalan su ihtiyacınızı da daha rahat olduğunuz diğer saatlere bölüştürür, günlük su tüketiminizi sağlıklı bir biçimde yine karşılarsınız…

Kısacası bahane yok! Sonuçta hepimiz hijyen koşullarını sağlama konusunda da bilgili olduğumuza göre, dışarıdaysak bile su tüketimimizi karşılayabilir, su tüketmemize mani olacak her sorunu da en güzel şekilde çözüme kavuşturabiliriz.

 


Unutmayın; günümüz koşulları, sağlıklı beslenmeye dair aklımıza takılan türlü sorular ve çevre handikapları ne olursa olsun, her zaman için ‘elimizden geldiğince’ sağlıklı beslenmeye çalışmamız, bu konuda çaba sarfetmemiz gerekiyor…