İçinizi Isıtan Bir Lezzet; Çorba

Havaların serinlemesiyle birlikte sofralarımızda birbirinden lezzetli sıcacık çorbalar da yerlerini almaya başladılar bile… Çeşit çeşit içeriklerle hazırlanabilen birbirinden farklı çorba alternatifine de rastlamak mümkün. Özellikle sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmezi olan çorba, birçok kişinin severek tükettiği bir lezzet. Tabii her zaman olduğu gibi hem pişirirken hem de tüketirken dikkat etmekte fayda var. 

 

SOĞUK ALGINLIĞINA İYİ GELİYOR

Hastalık kapıyı çalınca akla hemen çorba geliyor. Biraz su ve içeriğine katılacak olan malzemelerle kısa sürede hazırlanabilen bu sıcacık içecek, tüketiminin kolay oluşu ve hastalık esnasında yaşanabilen iştahsızlık ve yemek tüketiminde azalma nedeniyle besinsiz kalma riskinin de önüne geçiyor.

Hastayken yemeden içmeden kesilerek, halihazırda güçsüz olan vücudumuzu daha da güçsüz hale getirebiliyoruz… Tüketimi kolay olan gıdaları tüketmek hasta birey için öncelik haline geliyor. Özellikle soğuk algınlığı esnasında çorba tüketimi vücudu ısıtırken, hastalık esnasında kişiyi zorlamadan besleyen çok değerli bir içecek haline dönüşüyor.

Soğuk algınlığı gibi durumlarda  birçok sağlıklı malzemeyle hazırlanmış ve besin içeriği yüksek olan çorba tüketimi çok faydalı bir alternatif olabilir. Hele ki iştahınız kapanmışsa ve yemek tüketiminde büyük zorluk çekiyorsanız… Bu durumlarda pişireceğiniz mercimek çorbası, sebzeli çorbalar ve tavuklu pirinç çorbaları yüksek besin içerikleriyle hastalıkla baş etmenize yardımcı olacaktır.

 

SİNDİRİMİ KOLAY

Çorbalar, sindirim sistemini yormadıkları gibi, sindirim faaliyetlerini düzenlemeye de yardımcı oluyor. Hele ki içeriğinde bol sebze olanlar…

Özellikle yaşayabileceğiniz mide ve bazı sindirim sistemi problemleri için sebze çorbalarının yanısıra pirinç çorbası da faydalı bir alternatif olacaktır. Sebze çorbaları kabızlık sorununu çözmeye yardımcı olurken, pirinç çorbası ise tam tersi bir durum olan diare/ishal problemini çözmeye yardımcıdır. Tabii ki spesifik rahatsızlıklara, bünyeye ve seçilen sebzelere göre bu durum farklılıklar gösterebilmektedir. Bu nedenle diyetisyeninize mutlaka danışmanızda fayda var.

 

SIVI İHTİYACINA DESTEK OLUYOR

Çorba ayrıca içeriğinde bulunan su nedeniyle  günlük sıvı ihtiyacımıza da destek oluyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında su içmeyi ihmal edenlerdenseniz, çorba bir nebze olsun günlük sıvı ihtiyacınızı karşılamaya destek sağlayacaktır. Tabii yaz kış demeden her gün mutlaka  gerekli ölçüler dahilinde su tüketimini aksatmamamız gerektiğini de unutmayalım…

 

YAĞA, TUZA VE DİĞER MALZEMELERE DİKKAT!

Bir de çorba yapımında kullanılan malzemelere dikkat etmek gerekiyor. Her çorba sağlıklıdır diye bir şey söz konusu değil. Çorbayı sağlıklı hale dönüştüren yine onu oluşturan malzemelerdir. Bu nedenle çorbaya hangi malzemeleri eklediğiniz kadar, ne kadar yağ ve ne kadar tuz eklediğinize de mutlaka dikkat etmelisiniz.

 

MİKTAR NE OLMALI?

Peki çorbayı ne kadar tüketmeliyiz? Çok faydalı, zaten su içeriyor, bu nedenle kase kase tüketebiliriz diye bir şey söz konusu mu? Tabii ki hayır. Çorba da sonuç olarak bir yemek çeşidi ve içeriğinde malzemesine göre karbonhidratıyla, proteiniyle ve yağıyla birlikte enerji içeren bir içecek. Bu nedenle çorbada da ‘kararı’ bilmeliyiz. Peki nasıl mı?

Çorbanızın içeriğinde herhangi bir tahıl grubuna ait bir besin (pirinç, un, patates, makarna…vb.) ya da kurubaklagil bulunuyorsa, 1 kepçe çorbanız, 1 dilim ekmek hakkınıza eşdeğer oluyor. Bu noktada iri bir kepçeden bahsetmemekle birlikte, çorba içeriğinizin malzeme yoğunluğunun da önemli olduğunu hatırlatmakta fayda var. Örneğin çorbanız su yerine daha fazla malzeme ağırlıklıysa (pirinç gibi), kepçe içeriğine düşen pirinç miktarı tahıl grubu hakkınızı aşabilir ve bu durumda hesabınızı daha kontrollü yapmanız gerekebilir.

Bir diğer taraftan da çorbanız yalnızca sebzelerden oluşuyorsa, bu durumda ekmek hakkınızı elemenize gerek kalmaksızın, çorbanızı sebze hakkınız yerine tüketebilirsiniz.

Yağa gelince… Çorba hazırlarken bir porsiyona 1 tatlı kaşığı sıvı yağı geçmeyecek şekilde yağ eklemek en sağlıklısıdır. Tuz içinse günlük tuz tüketim miktarının 6 gramı aşmaması gerektiği bilinciyle hareket etmeli, özellikle yüksek tansiyon problemi yaşayanların ise çorbalarını  tuzsuz tüketmeleri gerektiğini unutmamalıyız.

 

Püf noktası; çorbada ya da herhangi bir yemekte tuz lezzetini yakalamak adına ‘sarımsak’ ilavesi mutlaka işe yarayacaktır!

 

Her yiyecek ve içecekte olduğu gibi çorba tüketim bilincine de sahip olmamız, sağlıklı beslenme adına çok önemlidir. Bu tok tutucu ve doğru miktar ve malzemelerle hazırlandığı takdirde kilo kontrolüne de yardımcı olan içeceği, mutlaka sofralarımızda bulundurmaya özen gösterelim.