İnsülin Direnci Çocukların da Kapısında!

İnsülin hormonu esasen hücrelere şekerin girişini ve orada kullanımını sağlayan pankreastan salgılanan bir hormondur. İnsülin direnci ise insülin hormonunun çeşitli faktörler sonucunda hücrelere giriş yapamaması ve vücut tarafından etkili bir şekilde kullanılamaması durumu sonucunda ortaya çıkan ve diyabete zemin hazırlayan ciddi bir sağlık problemdir. Bu sorun özellikle kilo problemi yaşayan bireylerde sıkça görülebildiği gibi, bu soruna mensup bireylerde de kilolanma durumuna da (özellikle bel çevresinde yağlanma) rastlanabilmektedir.

Günümüzde ne yazık ki genellikle yetişkin bireylerde karşılaştığımız insülin direnci problemine çocuklarda da sıklıkla rastlamaya başladık. Bunun sebebi birçok faktöre dayalı olabileceği gibi özellikle hatalı beslenme biçimleri ve hareketsiz yaşam ile bunlara bağlı gelişen yağlanma durumu insülin direncine zemin hazırlayabilen ana faktörler arasında yer almaktadır. Bu yazımızda da özellikle çocuklarda rastlanan insülin direnci problemine dikkat çekerek bu durumu çözüme kavuşturabimek adına nasıl bir yol izleyebileceğimiz konusunu ele alıyoruz.


DİYABET İÇİN YAŞ SINIRI DÜŞÜYOR MU?
Ne yazık ki günümüzde diyabet vakalarına sıkça rastlıyoruz. Bunun yanısıra diyabet riski taşıyan bireylerin sayısı da bir hayli fazla. Tüm bunlara ek olarak bir de özellikle çocuklarda da diyabete yatkınlığa işaret eden insülin direnci problemiyle karşılaşma sıklığımızda da ne yazık ki ciddi bir artış var. Bu nedenle gebelik süreci de dahil olmak üzere ebeveynlerin özellikle bebeklik çağı ve çocukluk çağı beslenmesi konusunda çok daha fazla bilgi sahibi olmaları ve o doğrultuda çocuklarını yetiştirmelerinin önemine de dikkat çekmek gerekiyor. Buna ek olarak özellikle hareketsiz yaşamın da önüne geçerek çocuklar için ‘daha sağlıklı’ bir ortam yaratmamız gerektiğinin de altını çizmeliyiz. Çünkü böyle gider ve sağlığı çocukluktan itibaren bozmaya devam edersek, geleceğe kocaman sağlıksız bir toplum bırakmak kaçınılmaz olacaktır...


ÇOCUĞUNUZUN SAĞLIĞINI DİKKATE ALIN
Bilindiği gibi özellikle fast food tüketimindeki artış ve hareketsizlik çocukların kilolanma riskini büyük ölçüde artırıyor. Bu nedenle sıklıkla çocuklarda sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme konuları üzerinde duruyoruz. Özellikle okul ve ev ortamında çocuklara sağlıklı yaşamı ve sağlıklı beslenmeyi benimseyebilecekleri bir sistem yaratabilmenin önemi ise ayrıca çok önemli.

Özellikle çocuğunuz sürekli olarak tatlı tüketme ihtiyacı içerisindeyse veya aşırı yemek tükettiğini düşünüyorsanız kesinlikle bu konuyla ilgili bir hekime başvurmanızda ve gerekli tetkikleri yaptırmanızda fayda var. Lütfen bu durumu bir saniye bile ertelemeden gerekli adımları hemen atın...

 

PEKİ GERÇEKTEN ‘KİLOLU’ MU?
İlk etapta çocuğun kilolu olup olmadığını anlamak adına bir diyetisyene başvurmakta fayda var. Buradaki esas amaç çocuğun varolan rakamsal kilosundan ziyade yapılacak ölçümler doğrultusunda bedenindeki yağ oranını inceleyip bir karara varmaktır.

 

ÇOK ÖNEMLİ BİR NOKTA DAHA: BEL ÇEVRESİ!
Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da kiloluluğun yanısıra özellikle bel çevresi yağlılığının da göz önünde bulundurulması şarttır. Bunun esas sebebi buradaki yağlanmanın organ işlevlerini ciddi anlamda olumsuz etkileyebilme nedenidir. Bu yüzden çocukların kilo durumunu göz önünde bulundururken her zaman için bel çevresi genişliğini de hesaba katmak gerekir.

 

BİLİNÇLİ BİR BESLENME PROGRAMI İÇİN DİYETİSYENE BAŞVURULMALI
Kilolu çocuklar için ilk etapta sağlık kontrolleri hekim tarafından incelendikten sonra bir diyetisyene başvurulmalı ve birlikte uygun bir beslenme programı hazırlanmalıdır. Buradaki hedef çocuğu yalnızca zayıflatmak değil, ona sağlıklı beslenmeyi ve sağlıklı yaşam tarzını da bu süreç dahilinde öğretebilmek olmalıdır. Özellikle bu süreçte diyetisyen, çocuk ve ebeveynlerin sağlıklı bir iletişim dahilinde hep birlikte hareket edebilmeleri de büyük önem taşır.

 

ÖZELLİKLE BU YİYECEKLERDEN UZAK DURULMALI!
Çocukların da tıpkı biz yetişkinler gibi her türlü yiyeceği dilediklerince tüketebilme hakları kesinlikle olmamalıdır. Özellikle de kilo fazlalığı olan çocuklar bu konuya daha fazla dikkat edilmelidir. Yalnız buradaki ‘dikkat’ kavramı ile ‘yasak’ kavramını birbirine karıştırılmamalı, çocuğun kilolu oluşunu bir ceza gibi algılamasının da kesinlikle önüne geçilmelidir.

Özellikle marketlerde satılan tüm paket atıştırmalıklar (cips, krakerler, bisküviler, çikolatalar vb.), kızarmış, bol yağlı ve şekerli yiyecekler, beyaz un gibi glisemik indeksi yüksek olan birçok gıda (kan şekerinin yükseltme hızı yüksek olan yiyecekler), asitli ve boyalı meşrubatlar, tuzlu ve kavrulmuş kuruyemişler gibi kiloya dost ‘tehlikeli’ yiyecek ve içeceklerden de çocuklar mümkün olduğunca uzak tutulmalı, uygun bir dille bu tip yiyeceklerin olası zararları onlara güzelce anlatılmalıdır.

 

ÇOCUKLARIN SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞABİLMELERİ ADINA 4 KEYİFLİ ÖNERİ
Çocuklara sıkı bir diyet ve egzersiz programı uygulatmak onları psikolojik açıdan negatif yönde etkileyebileceğinden önerilmemektedir. Bu sebeple onlara sağlıklı bir yaşam ve beslenme biçimini aşılamak adına her zaman için yapıcı ve eğlenceli alternatiflere başvurmakta fayda var. İşte bu alternatiflerden bazıları:

1)MARKET TURU: Sağlıklı beslenme adına çocuklarınızla birlikte güzel bir sağlıklı alışveriş programı hazırlayabilir, alışverişe de beraberce çıkabilirsiniz. Akabinde de almış olduğunuz sağlıklı yiyecekleri çocuğunuzla birlikte mutfakta pişirebilir, sonrasında da hep birlikte hazırladığınız lezzetleri tüketebilirsiniz. Bu uygulamanın avantajını kesinlikle göreceksiniz.


2)HEM HAREKETLİ HEM DE SOSYAL BİR AKTİVİTE SEÇİN: Hareketli yaşam bizler için olduğu kadar çocuklar için de çok önemli. Hatta belki de onlar için daha önemli çünkü küçük yaşlarda edinilen alışkanlıkların ilerki dönemlerde de sürdürülme oranı çok daha yüksek. Bu noktada seçeceğiniz fiziksel aktivitenin sosyal bir aktivite olmasına da özen gösterirseniz çocuğunuzu hem hareketlendirip hem de sosyalleştirerek bir taşla iki kuş vurmayı başarabilirsiniz.

 

3)SAĞLIKLI YAŞAMI ‘MASALLAŞTIRIN’: Sağlıklı yaşamı onlara ‘masal tadında’ anlatın. Örneğin sağlıklı ve sağlıksız diye tabir ettiğimiz birçok yiyecek ve içeceği onlara yakınen tanıtmakla başlayabilirsiniz. Yalnız bunu güzel bir uslupla, hatta masal anlatırcasına onlara açıklayıcı bir biçimde anlatmayı denemelisiniz. Bu doğrultuda hazırlanmış olan birbirinde değerli birçok kitap veya internet yayını yardımınıza koşacaktır.


4)KAÇAMAK GÜNÜNÜZ OLSUN!: Evet yanlış duymadınız! Sizin gibi çocuklarınızın da yaramazlık yapabilecekleri, özgürce beslenebilecekleri bir günleri olmalı. Bu gün dahilinde diledikleri gibi beslenebilmeleri (tabii yine sağlık çerçevesini çok aşmamak koşuluyla) ve bu sayede ‘yasak’ kavramı oluşturmadan yola devam edebilmeleri gerekiyor.