Kahvaltıyı Es Geçmeyin!

Kahvaltı günün çok önemli bir öğünü… Düşünün, ortalama 8 saatlik bir uykudan uyanıyorsunuz…  Bir de uykudan 2 saat önce son ara öğününüzü tüketmiş olduğunuzu varsayarsak, toplamda 10 saatlik bir açlık süresinden bahsediyoruz demektir. Yani sabah uyandığınızda yaklaşık 10 saatlik bir açlıkla uyanıyorsunuz! Bu durumda kahvaltıyı nasıl es geçebiliriz ki? Bu kadar uzun süreli açlıktan sonra, sağlıklı ve dengeli bir kahvaltıya ihtiyaç duymamak olmaz! Aksi halde vücudumuza büyük bir haksızlık yapmış oluruz.

HEPİMİZ İÇİN KAHVALTI ŞART!

Tüm hepimiz için kahvaltı sanılandan çok daha önemli.  Güne daha zinde başlamak, metabolizma hızımızı artırmak, daha verimli çalışmak, daha mutlu olmak, canlanmak gibi daha birçok olumlu etki sağlayan kahvaltı, yapılmaya değer bir öğün. Bu güzel öğünü atlamamak, kendi sağlığımız adına yapabileceğimiz en büyük yatırımlardan biri!

 

KAHVALTI, ÖZELLİKLE ÖĞRENCİLER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ!

Okulların açılmasına kısa bir süre kala, öğrenciler için kahvaltının ne denli önemli olduğunu tekrar vurgulamamız gerekiyor. Burada velilere ve öğretmenlerimize büyük görev düşüyor. 

Bilindiği gibi kahvaltı yapmayan öğrencinin kavrama yeteneği zayıflıyor. Kavrama gücü zayıflayan öğrenci de derste gereken verimi gösteremeyip, günün sonunda  başarısız olabiliyor.

Bunun yanısıra kahvaltı yapmayan öğrenci ilerleyen saatlerde çok fazla acıkıyor ve  tenefüs saati gelince ona daha hızlı enerji sağlayacak, son derece sağlıksız olan abur cuburlara (çikolata, cips, şeker, hazır kek, kola vb.) yönelebiliyor.

Çocukların sağlıklı büyüyüp gelişebilmeleri ve derslerine konsantre olabilmeleri  adına  ‘sağlıklı’ ve ‘dengeli’ beslenmenin yanısıra kahvaltı öğünü de büyük rol oynuyor.  Bu nedenle lütfen çocuklara kahvaltı alışkanlığını kazandıralım.

 

YOKSA SİZ KAHVALTI YAPAMAYANLARDAN MISINIZ?

Birçok kişi kahvaltı yapamadığından şikayet eder durur. Birçoğu ise nedenini sorgulamadan kahvaltının çok da önemli bir öğün olmadığına kendini ikna etmiştir bile. Çoğunlukla;

1-“Sabah aç uyanmıyorum” (belki de gece yatmadan hemen önce farkında olmadan ya da olarak çok fazla şey tüketiyorsunuzdur).

2-“Sabahları bir şey tüketirsem midem bulanıyor” (bu durumun nedenlerini detaylı sorgulamalısınız; psikolojik mi, incelenmesi gereken bir durum mu?) gibi nedenlerle kahvaltı es geçilebiliyor.

3-“Kahvaltıya vaktim yok!” (örneğin 15 dakika olsun erken uyanır ya da erken uyursanız, kahvaltı için vaktiniz kalır).

Bir de kahvaltı öğünü birçok kişi tarafından kalkar kalkmaz ve aceleyle yapılması gereken bir öğün olarak düşünülür. Halbuki kahvaltı kalkar kalkmaz yapılması gereken bir öğün değildir. Uyanıp, güne hazırlanır ve aradan yarım saat-bir saat gibi bir zaman dilimi geçirdikten sonra da kahvaltınızı yapabilirsiniz. Böylelikle güne sağlıklı ve zinde başlarsınız.

 

KAHVALTI YAPMAMAK KİLO KAZANIMINA SEBEP OLABİLİR!

Uykuda uzun süreli bir açlık yaşıyoruz ve metabolizma hızımız yavaşlamaya başlıyor. Bir de  uyandığımız zaman kahvaltı yapmadan güne başlarsak, metabolizma hızımızın daha da yavaşlamasına neden oluyor, vücudumuzu korkutmaya başlıyoruz!

Tam da bu aşamada vücut şöyle diyor: ‘Bu kişi uzun bir süredir hiçbir şey tüketmiyor. En güzeli ben kıtlık moduna geçip metabolizma hızımı düşürerek, varolan bu açlık süresince enerji harcamamı yavaşlatıp, kişinin yaşamını riske atmayım. ’

Evet aynen böyle diyor ve sonra ne mi oluyor? Siz öğleye doğru acıkıyorsunuz ve bir şeyler (muhtemelen de ‘yanlış, sağlıksız, kalorili’ şeyler) tüketiyorsunuz. Bu aşamada da vücudunuz şöyle diyor: ‘Şükürler olsun enerji alabildim. Yalnız bu kişinin ne zaman bana enerji (besin) vereceği hiç belli olmuyor! En güzeli ben bu aldıklarımı yağ olarak depolayım, daha sonra yaşayabileceğim uzun süreli açlık dönemi için hazırlık yapmış olurum. Ne de olsa bu kişinin besin tüketim saatleri hiç belli değil. Her şey bu vücudu korumak, yaşamda tutmak için’…

İşte, kahvaltı yapmadığımız zaman vücut o mükemmel mekanizmasıyla birlikte iyiliğimizi düşünüyor ve bizleri korumak için ilerde kullanabileceği enerji depolarını oluşturarak bizleri ‘yağlandırabiliyor’!

 

PEKİ, KAHVALTI NASIL OLMALI?

Bir diyetisyen olarak bana göre kahvaltı ‘ekmekli’ olmalı. Bir rahatsızlığınız yoksa tam tahıl ya da çavdar ekmeği, peynir, bol mevsim yeşillikleri, süt/yoğurt içeren bir kahvaltı her zaman mükemmeldir. Tabi arada farklılıklar katmak için zeytin, bal, pekmez, reçel, taze-kuru meyve, yulaf, ceviz-badem gibi eşlikçiler ekleyerek de kahvaltımıza renk ve ayrı bir lezzet de katabiliriz. Tabi tüketim miktarımızı ve tüketime mani olacak herhangi bir rahatsızlığımız olup olmadığını iyi bilmemiz gerekiyor!

 

KAHVALTI NASIL OLMAMALI?

Kahvaltı sıklıkla poğaçalardan, simitlerden, tereyağlı  ve çikolatalı ekmeklerden (!),  kan şekeri profilimizi olumsuz etkileyecek tüm yiyeceklerden, özellikle rafine şekerden oluşmamalı. Arada lezzet katmak adına ölçülü bir şekilde bu tip yiyecekler de kahvaltılarda bulundurulabilir, yalnız zamanı ve sıklığı çok iyi ayarlamak gerekiyor.

 

KAHVE-ALTI AMA KAHVE NE ZAMAN ALINMALI?

Bildiğiniz gibi kahvaltı, kahve-altından türeyen bir kelime. Yani kahve saatinden önce tüketilen öğün. Peki kahve-altını tükettikten ne kadar zaman sonra kahvemizi tüketmek en doğrusu?

Burada birçoğunuzun cevabını duyar gibiyim: “ama ben kahveyi zaten kahvaltımla birlikte alıyorum”. Evet birçoğumuz çoğunlukla kafein yardımıyla ayılmak ve daha zinde hissetmek adına kahvaltıda kahve ya da çay tüketiyoruz. Yalnız, kahve ve çayın özellikle demir ve kalsiyum minerallerinin emilimi üzerinde olumsuz etkiye sahip olduklarını da unutmamalıyız. Bu nedenle ‘eğer mümkünse’ kahvemizi kahvaltıdan en az bir buçuk saat sonra tüketmeye gayret edelim. Eğer bunu başaramıyorsak, bu hassasiyeti en azından öğle ve akşam yemeklerimizde gösterelim, kahvemizi yemeklerden en az bir buçuk saat sonra tüketelim.

 

Kahvaltısız güne ‘yarım’ başlarız. Bu nedenle kahvaltının önemini bir kez daha hatırlayalım ve onu hiçbir zaman ihmal etmeyelim…