Kilo Almaya Çalışanların Hikayesi

Genellikle birçoğumuz varolan kilomuzu korumaya ya da esktra yağ mevcudiyetimiz söz konusuysa da ‘türlü yöntemler eşliğinde’ kilo vermeye çalışıyoruz. Halbuki bir taraftan da tüm gücüyle kilo almaya çalışan ama sayıları çok da fazlaca olmayan bir grup var… Belki bu durumdan müzdarip kişileri fazlaca şanslı buluyorsunuzdur ama esasında durum hiç de sandığınız gibi değil…

 

“YİYOR İÇİYORUM AMA BİR TÜRLÜ KİLO ALAMIYORUM…”
Bu cümle birçok kişiyi ‘kıskandıracak’ nitelikte olsa da işin gerçeğine baktığımız zaman kıskanmayı bir tarafa bırakacağınızdan emin olabilirsiniz. Düşünün, incecik hatta neredeyse bir deri bir kemik görünümündesiniz ve ne kadar çabalasanız da bir türlü kilo alamıyorsunuz… Yiyor içiyorsunuz ama tartının ibresi bir yukarı iki aşağı gidip geliyor… Bir taraftan da sağlığınızı sağlıklı besinlerle korumaya çalışıyor ama bu sefer de kalori alımınızın yetersiz kalmasından korkuyorsunuz…Çünkü bildiğiniz gibi kilo fazlalığı olsa da olmasa da vücut sağlıkla beslenmeli ve aşırı yağdan, aşırı şekerden, aşırı kalorili ve ağır yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak kalmalı… İşte sağlığınızı korumaya çalışırken kalori alımınızı da eş zamanlı olarak artırmaya çabalamaktan, sürekli bir şeyler yiyip içmekten, sırf yağ depolayabilmek adına hareketi azaltmak durumunda kalmaktan ötürü de sürekli bir baskı halinde hissediyorsunuz… Kısacası kilo almaya çalışırken çoğu zaman sağlıksız yollara başvurmak durumunda hissedebiliyor, bir de kilo azlığından ötürü vücudunuzda gelişebilecek diğer rahatsızlıklarla mücadele etmek durumunda kalıyorsunuz… İşte kilo almaya çalışanların yaşıyor olduğu durumun genel hali ne yazık ki esasen bu…

 

BEDENEN MUTLU HİSSEDEMEMEK…
Bedenen mutlu ve iyi hissedememek sanılanın aksine yalnızca kilo fazlalığı olanlar için geçerli bir durum değil. Bu durum kilo eksikliği olanlar için de geçerli, hem de fazlasıyla… Bu nedenle beden algısı anlayışımız konusundaki ‘zayıfsan güzelsin, iyi hissetmelisin’ algısının büyük bir yanılgı olduğunun altını tekrardan çizmekte fayda var… Her beden farklıdır ve her bedenin ‘iyi, mutlu ve sağlıklı’ hissedeceği kilo aralığı da kesinlikle farklılık gösterecektir…

 

YAĞSIZLIK DA HASTALANDIRIR!
Yağ, vücudumuz için son derece gerekli bir elemandır. Sanılanın aksine yağsız olmak bir artı değil, aksine büyük bir eksidir. Hormonların yapımı, organlarımızın korunması, vücut ısı dengesinin sağlanması gibi pek çok görevi olan yağları tamamen düşman olarak algılamaktan vazgeçmek gerekiyor. Onlar vücudumuzu oluşturan ana maddelerden bir tanesi ve belirli bir miktar dahilinde vücudumuzda bulunmaları da son derece gerekli…

Olması gerekenden daha düşük yağ kütlesine sahip olanların karşılaşabileceği olası risk faktörlerinden bazıları:

-Kadınlarda adet düzensizliği

-Vücut ısısının korunamamasına bağlı olarak gelişen üşüme hali

-Yağda depolanan bazı vitaminlerde yetersizlikler

-Cilt, saç ve tırnak sağlığının olumsuz etkilenmesi

-Bağışıklık sisteminin zayıflaması

-Hastalıklara yatkınlığın artması

-Hormonal dengesizlikler

 

‘SAĞLIKLI BİR BİÇİMDE’ KİLO ALMAK MÜMKÜN!
Kilo kazanmak isteyenlere müjde! Kilonuzu kazanırken sağlıksız beslenmek durumunda değilsiniz. Yani eğer kilo almak için sağlıksız yiyeceklere öncelik tanımanız gerektiği konusunda bir endişe halindeyseniz böyle bir şeye gerek olmadığını bilmelisiniz. Yani kilonuzu sağlıklı bir biçimde kazanmanız da her zaman için mümkün. Kısacası kilo almanın sağlıksız bir beslenme biçimi örüntüsüne başvurmakla eş anlamlı olmadığını bilmelisiniz. Siz de sağlıklı beslenerek hem sağlığınızı güçlendirebilir hem de kilo kazanabilirsiniz!

 

PEKİ KİLO KAZANMAK İSTEYENLER NE YAPMALI?
Kilo almaya çalışan bireylerin en başta yapmaları gereken şey uzman bir doktor kontrolünde muayeneden geçmek ve bu doğrultuda diyetisyene başvurmaktır. Bu konuyla ilgili gerekli tetkikler eşliğinde uygun bir beslenme programı uygulayarak sağlık içerisinde kilo kazanmak en doğrusudur.

 

BAZEN KİLO KAZANMAK KAYBETMEKTEN DAHA ZORDUR…
Bu noktada şu da iyice bilinmelidir ki kilo kazanım sorunu yaşayan bireylerin kilo almaları kilo kaybetmelerine nazaran çok daha zor gerçekleşmektedir. Bu sebeple sabretmek ve haftalık 300-500 gramlık kilo artışının bile çok büyük bir başarı olduğunun bilincinde olmak gerekir. Yol uzun olabilir ve olası her türlü iniş çıkışa rağmen kararlılığı sürdürmek her zaman için gereklidir.

 

PEKİ BESLENME BİÇİMİ NASIL OLMALI?
Beslenme biçimi yine kişinin sağlık durumuna ve diyetisyenin yönlendirmelerine göre değişkenlik gösterecektir. Bu dönem içerisinde dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden bir tanesi ‘besin kalitesi düşük bol kalorili ihtiva eden yiyecekler’ yerine ‘besin kalitesi yüksek bol kalorili ihtiva eden yiyecek’ seçimine yönelmek olacaktır. Bu doğrultuda diyetisyenin önerileri ve hazırlayacağı beslenme programı yine büyük önem taşımaktadır.

 

‘GELSİN PASTALAR, BÖREKLER’ YANILGISI…
Kısacası kilo kazanmaya çalışan bireylerin sürekli olara bir dizi sağlıksız ve besin kalitesi düşük yiyecekler bütünüyle beslenmeleri son derece hatalı bir uygulamadır. Bu dönemde önemli olan şey yine bireyin karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral, posa ve sıvı alımını doğru bir biçimde dengeleyerek beslenmesidir. Bunlara ilaveten de her türlü hazır yiyecek/içecek tüketiminden uzak durmak ve evde hazırlanan besin kalitesi ve enerji değeri yüksek yiyeceklere yönelmek en sağlıklısı olacaktır.

 

HEDEF: HEM SAĞLIKLI HEM KALORİLİ TÜKETİM
Örneğin hazır bir pasta genellikle beyaz un, krema gibi daha basit ve besin içeriği düşük malzemelerle hazırlanmaktadır. Bu durumda bireyin bu tip pastaları tüketmesi sağlığı adına olumlu etki yaratmayacağından en güzeli evde tam buğday unu, kuru meyveler, ceviz, badem, esmer şeker gibi sağlıklı alternatiflerle kendi pastasını hazırlaması olacaktır. Bu sayede yine kalorili ama besin değeri de yüksek olan (kısacası sağlıklı olan) bir pasta tüketme şansını yakalayacaktır. Kısacası kilo kazanırken vücudunu da sağlıkla besleyebilecektir.

 

‘AZ KİLO = SAĞLIK’ DEĞİLDİR!
Kilosu olması gerekenden az olan ama kan değerleri ya da organ işlevleri son derece sağlıksız olan bireyler de yok değil. Kısacası sağlığı yalnızca kiloyla değerlendirmek bizleri çoğu zaman yanıltabilmektedir.

Kısacası ‘ne kadar az kilo o kadar sağlık’ diye bir genellemeye kesinlikle itibar edilmemeli, vücut sisteminin başarılı şekilde çalışabileceği ortamı ona sunabilecek kilo aralığında olunması gerektiğinin bilincine varılmalıdır.