Kimin Söylediği Doğru?

Her geçen gün beslenme ve diyet konularıyla alakalı olarak birçok söylem duyuyor, okuyoruz. Kimisi bol bol et yiyin diyor, kimisi neredeyse aç kalarak zayıflamaya yönelik listeler hazırlayarak sağlığı hiçe sayıyor. Kısacası ‘herkes’ konuşuyor ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın en tehlikeli örneklerinden birini halen daha yaşamaya devam ediyoruz… Doğru konuşanlar ve yanlış konuşanların karmaşası ve akabinde aklı karışan bireyler, ne yazık ki sağlıklı beslenme ve diyet kavramını anlayamadan kah hataya düşerek kah doğru yöntemlere başvurarak ömür tüketiyorlar… Peki bu karışık ‘sözde bilgiler’ ve ‘gerçek bilgiler’ topluluğunu ne zaman ayrıştırabileceğiz dersiniz? Doğru olan nedir ve kimler doğru konuşuyor? Peki ya yanlış söylemleri dinleyenler masum ve kabahatsiz mi yoksa bu karmaşada onların da payı büyük mü?

Özellikle dünya medyasında yer alan popüler kişilerin söylemleri de ne yazık ki ‘büyük hata’ olarak nitelendirebileceğimiz sağlıksız diyetler ve sağlıksız yaşam biçimlerini över nitelikte olunca, doğru yolda olan mücadele de ne yazık ki sürekli olarak sekteye uğrayabiliyor. Bu nedenle ‘ezbere’ dinlemekten ve bilgilenmeden fikir yürütmekten vazgeçmenin aciliyetini tekrar vurgulamakta fayda var. Ancak bu sayede ne konuşulursa konuşulsun, doğruyu seçebilme yetisini kazanabileceğiz…

Beslenmenin gerekliliği tartışılamaz. Hele ki sağlıklı beslenmenin hayat ve hayat kalitesi üzerindeki rolünün öneminden bahsetmeye gerek bile yok. O halde bu denli önemli bir faktör hakkında doğru bilgi sahibi olmak adına mesai harcamanın ‘boşa geçen zaman’ olmadığı konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum…

 

BASMAKALIP VE SAĞLIKSIZ DİYETLER
En başta basmakalıp sağlıksız diyet listelerinin kısaca ne olduğundan bahsedelim. Bu listeleri genellikle ayırt etmeksizin her bireye sunulabilen, tek tip beslenmeye yönelik, bireyin günlük asgari besin ihtiyacını karşılamayan (özellikle kilo kaybı programında ise) ya da bireyin total günlük ihtiyacını cevaplamayan, bilimsel olmayan, kısacası vücuda uzun ya da kısa vadede zarar verebilecek özelliklere sahip diyetler bütünü olarak özetleyebiliriz. Bu bahsettiğimiz özelliklerin en az bir ya da birkaçına sahip ‘sözde diyetler bütünü’, basmakalıp ve son derece sağlıksız olabilecek diyetler kategorisinde yer alabiliyor.

Doğru diyetler ise kişiye özgü olarak sağlıklı beslenme bazlı olduğundan, ana hatlarında çoğu zaman benzerlik gösterebilen ama detayında kişiye özgü olup diyet süresince kişiyi ezbere alıştırmadan ona sağlıklı beslenmeyi öğretip benimsetebilen diyetlerdir.

 

GÜNÜMÜZ MODASI ‘DİYETİSYENCİLİK’…
Işte bahsettiğimiz sözde diyetleri hazırlayanlar, genellikle ‘diyetisyencilik’ oynayanlar oluyor… Günümüzde diyet ve beslenme konularının popülaritesinin farkında olmamak mümkün değilken, tabii ki ‘diyetisyencilik’ oynamak da birçok kişiye cazip gelmeye başlıyor. Sonuçta normal yaşamda yemek yemek öyle ya da böyle gerçekleştirilmesi gereken hayati bir olgu olduğundan, herkes beslenme hakkında önerilerde bulunabileceğini varsayabiliyor. Fakat tam tersine herkes doktor olamıyor çünkü laf ola ilaç kullanımının bedeli ağır olabiliyor (bu noktaya bile ne kadar uyuyor olduğumuz şüpheli tabii). Yalnız durum beslenmeye gelince herkes bir şey söyleyebiliyor, duyumlarını rahatlıkla uygulayıp aktarabiliyor, kısacası sanki de bu işin doğrusu yanlışı yokmuşçasına bilgi kirliliğine rahatlıkla neden olabiliyor…

İşte bu noktada da başta kazanç elde etme hedefiyle diyetisyencilik oynayan sözde meslek grupları da türemeye başlıyor. Bu bireylere karşı da akıllı davranıp gözlerimizi açık tutmak ve bu tür diyetisyencilik oyunları tuzağına düşmemek gerekiyor. Unutmayın, yapılan hatalı diyetler ve beslenme hatalarının sonucu çoğunlukla kısa vadede değil uzun vadede kendini gösteriyor. O nedenle lütfen sağlıklı beslenme ve diyete dair eğitim ve bilgisi olmayan kimselere ve gelişigüzel ‘sözde beslenme programlarına’ uyup sağlığınızı riske atmayın…

 

BİR ENGEL DE ‘EZBERCİLİĞİMİZ’…
Tabii bazı danışanlar da ne yazık ki sabırsızlıktan ya da öğrenmeye açık olmamaktan ötürü ‘ezberci’ yöntemlerle ilerlemeyi tercih edebilmekte ve bu durumda diyetisyen elinden geleni yapmaya çalışsa da sonuç büyük oranda başarısızlıkla sonuçlanabilmektedir. Kısacası doğru bir diyet ve sağlıklı bir beslenme süreci için diyetisyenle işbirliği kurma gerekliliğinin yanısıra danışan bireylerin de daha sağlıklı bir yol izleyebilmek adına ezberciliğe değil, öğrenmeye açık olmaları gerekiyor.

 

DOĞRU DİYET İÇİN DOĞRU DİYETİSYEN…
Kesinlikle diyet ve sağlıklı beslenme yolunda tek danışabileceğiniz adres beslenme uzmanları ve diyetisyenlerdir… Bu nedenle bu konu hakkında eğitim görmemiş ve bu ünvanlara sahip olmayan kişilere danışmaktan sakınmak, en akıllıcası olacaktır. Ayrıca diyet planlamayı da yalnızca ‘diyetisyen’ ünvanına sahip birey yapabilir, bunu da unutmamak gerekiyor…

 

Sağlığımız adına her zaman doğru seçimler yapmak dileğiyle…