Sağlıklı Beslenme '8 Minik Adımla' Daha Kolay!

Kolayca sağlıklı beslenebilmeyi ister miydiniz? Kısacası hem uygulanabilir hem de basit bir şekilde… Bunu bir oyun gibi de düşünebiliriz. Nasıl ki her oyunun belirli kuralları varsa, sağlıklı beslenmeyi de temel hatlarıyla anlayabilmek adına öncelikle vücudumuzu, daha sonrasında da sağlıklı beslenmenin vücudumuza göre sekillenmiş halini öğrenmemiz gerekiyor. Kısacası vücudumuzun sağlık durumuna uygun olan ve olmayan besinleri, alabileceğimiz kalori miktarını, neyi ne kadar tüketebileceğimizi, ne kadar suya gereksinimimiz olduğunu, çalışma durumumuza göre nasıl beslenebileceğimizi, uyku ve uyanış saatlerimize göre beslenmemizi nasıl programlayabileceğimizi ve daha sayabileceğimiz birçok şeyi ‘sağlıklı beslenmenin özünü anlayıp tanıdıktan sonra’ rahatlıkla öğrenebiliriz…

Tüm bunları okuyunca birçok kişi sağlıklı beslenmeyi başarabilmenin çok zor ve ulaşılamaz bir hedef olduğu yanılgısına da kapılabilir. Yemek hazırlamaya vakit yaratamadıklarını, zaten hayatın çok zor olduğunu, ekonomik olarak dengeyi sağlayamadıklarını ve daha birçok sorunu dile getirerek sağlıklı beslenebilme şansını bir şekilde geri plana atan birçok kişi tanıyorum. İşte bu noktada bu davranışın çok hatalı olduğunu ve sağlıklı beslenme biçiminin ne yazık ki zor gibi görünen fakat aslında hiç de zor olmayan, tam tersine daha da kolaylaştırılması mümkün bir yaşam biçimi olarak algılanması gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Bu nedenle bu yazıda kısaca sizlere yardımcı olabilecek ‘8 yardımcı sağlıklı beslenme adımından’ bahsetmek istiyorum. Bunların yanısıra bu konuyla ilgili çok daha detaylı yönlendirmeyi diyetisyeniniz aracılığıyla da gerçekleştirebileceğinizi hatırlatalım…


1)SEBZE TÜKETİMİNİ KOLAYLAŞTIRABİLİRSİNİZ!
Genellikle sebze yemeği pişirmek ve salata malzemelerini yıkamak ve hazırlamak adına zaman sorunuyla karşılaşılabiliyor. Bu durum da ne yazık ki kişilerin sebze tüketmeyi tercih etmemelerine bile yol açıyor. Bu noktada en başta önerebileğimiz pratik uygulamalardan bir tanesi 5 dakika içerisinde hazırlanabilecek cinsten. Donmuş ya da taze sebzeleri kısa bir süre içerisinde buğulama yöntemiyle pişirebilir, çok az zeytinyağı ve limon eşliğinde hem sağlıklı hem de pratik sebze menününüzü kolaylıkla hazırlayabilirsiniz. Ayrıca bir kısmını da buzdolabında muhafaza edebilir, ertesi günün sebze öğününü de aradan çıkarmış olursunuz.

 

2)KURU BAKLAGİL TÜKETİMİ O KADAR DA ZOR DEĞİL
Vaktiniz olduğu zamanlarda düdüklü tencerede kısa bir süre içerisinde sevdiğiniz herhangi bir kuru baklagil çeşidini pişirebilir ve buzdolabında muhafaza edebilirsiniz. Bu sayede yoğun geçen tempodan fırsat bulamadığınız zamanlarda protein ve karbohidrat bakımından zengin olan bu değerli besini salatalarınıza katıp afiyetle tüketebilir, böylelikle sağlık deposu kuru baklagilleri de sofranızdan eksik etmemiş olursunuz.

 

 

3)HEM PRATİK HEM DE KALİTELİ PROTEİN İÇİN ‘YUMURTA’
Yumurta da buzdolabınızda yerini alması gereken protein kalitesi bakımından çok değerli bir besin. Hemen bir parça beyaz peynir ya da biraz maydonoz/dereotuyla çırpıp karışımı ekmeklerinizin üzerine sürebilir, fırında 10 dakika içerisinde hazırlayıp tüketebilirsiniz. Bu sayede yine hem pratik hem de sağlıklı bir yemek alternatifi elde etmiş olursunuz.

 

4)DONDURUCUDA HER ZAMAN EL YAPIMI ET VE TAVUK KÖFTE PAKETLERİNİZ BULUNSUN
Et ya da tavuk pişirmek için hiç vakit bulamayanlardansanız, vaktiniz olan günlerde et ya da tavuk kıymasından hazırlayacağınız lezzetli ve sağlıklı köfteleri ikişer üçer paketleyip derin dondurucuda muhafaza edebilir, böylelikle acil zamanlarda köftelerinizi fırın ya da tavada ızgara şeklinde pişirip afiyetle tüketebilirsiniz.

Not: Her paket üzerine köfteleri hazırladığınız günün tarihini yazmayı unutmayın.


5)ÇANTADA VE ARABADA KURU MEYVE VE ÇİĞ KURU YEMİŞ KESELERİ BULUNDURUN
“Ara öğün almayı unutuyorum, vakit bulamıyorum” diyenlerdenseniz çanta ya da arabanızda kuru meyveler ve çiğ fındık-badem-ceviz bulunduracağınız minik keseler yardımınıza koşacaktır. Bu sayede ara öğün vaktinizi aksatmayarak hem sağlıklı beslenecek hem de ara öğün hazırlamak için zaman harcamak zorunda kalmayacaksınız.

 

6)SUYU SEVEMİYORSANIZ GÖZ ALICI SU DOLU SÜRAHİ VE BUZLU MEYVE SUYU KÜPLERİNİ DENEYİN

Göz alıcı su dolu sürahi: Daha önceki yazılarımızda da sıkça ele aldığımız ve su içmeyi unutan ya da sevmeyenlere özellikle önerdiğimiz bir alternatif… Bir sürahiyi suyla doldurduktan sonra içerisinde yeşil elma dilimleri (kabuk ve çekirdekleriyle birlikte), nane yaprakları, çubuk tarçın, nar taneleri (tam da mevsimindeyken), limon dilimleri gibi aklınıza gelen ve sevebileceğiniz çeşitli meyve ve sebze parçacıklarını ilave edip havayla temas etmeyecek şekilde muhafaza ederek gün içerisinde tüketebilirsiniz. Bu karışımlar suya lezzet katmanın yanısıra suyun antioksidan kapasitesini de artırarak bağışıklık sisteminize de olumlu katkılar sağlayacaktır.

Buzlu meyve suyu küpleri: %100 meyve suyu ile biraz saf suyu yarı yarıya karıştırarak buz kalıplarında dondurabilir, su içeceğiniz zaman suya bir küp donmuş meyve sulu buzunuzdan ilave edebilirsiniz. Bu sayede su içmenin tadına vararak hem lezzet hem de sağlıkla sıvı ihtiyacınızı karşılamış olursunuz.

 

7)TUZU SARIMSAK VE BAHARATLARLA DEĞİŞTİRİN
Tuz tüketiminde aşırıya kaçanlardan ve bir türlü tuzu azaltamayanlardansanız, sarımsak ve çeşitli baharatları yemeklere ilave etmeyi denemelisiniz. Bir müddet sonra ekstra tuz tadını aramayacağınızdan emin olun.

 

8)GÖZÜNÜZÜN DÖNDÜĞÜ AÇLIK ANINIZDA İMDADINIZA SÜT VE YOĞURT YETİŞSİN
Tabii ki süt grubunun kraliçelerinden süt ve yoğurdu da buzdolabınızdan eksik etmemek gerekiyor. Hele ki eve çok aç gelmişseniz ve çikolata, abur cubur gibi yiyeceklerden bolca tüketme riskiniz varsa, hemen 2-3 kaşık yoğurt içerisine biraz salatalık ilave ederek cacık hazırlayabilir ya da 1 su bardağı tarçınlı süt tüketerek açlık isteğinizi büyük ölçüde köreltebilirsiniz.