Sağlıklı Kiloya Ulaşma Sırları

 

Yeni hedefler belirlemeyi veya gerçekleştirmek istediklerimizi niye çoğu zaman ya pazartesilere ya da sene başlarına erteliyoruz? Kısacası neden hayatı erteliyoruz? Örneğin sigarayı bırakmayı, spora başlamayı, artık mutlu ettiğine inanılmayan kişileri/işi/hayat biçimini terketmeyi… Tabii bir de ‘diyete’ başlamayı…

İlk önce istenilen şeyin ne kadar istenildiğine bakmalıyız. Örneğin ben vücudumdaki fazla yağ kütlesinden kurtulmak adına sağlıklı bir diyet programına başlamayı ne kadar istiyorum? Cevabım tatmin edici bir şekilde ‘gerçekten’ diyete başlamayı istediğimi gösteriyorsa, o halde bir an bile beklemeden istediğim o yolda ilerlemeye başlayabilirim demektir.

Böylelikle kararımızı verdikten sonra atacağımız doğru adımlarla sağlıklı bir beden ve mutluluğa kavuşabiliriz. Fakat yolun sonuna varmak adına gerçekleştirmemiz gereken bazı adımlar olacak. Her bir adıma uyarak yolun sonuna hep beraber ulaşacağız. Evet bu biraz zamanımızı alacak, bizleri bazen de zorlayacak. Zaman zaman içimizden hiç bir şey yapmak gelmeyecek çünkü hayat sadece bu amaç üzerine kurulu değil. Elbette ki etrafımızda olan bitenlerden de etkilenecek, bazen de sudan sebeplere bile kafa yoracağız. Fakat yolun sonunu görmeyi hep beraber başaracağız! Buna inanın. Şu an hissettiğiniz motivasyonu hiçbir zaman kaybetmeyin ve iyice benimseyin. 

 

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMANIN SIRLARI

 

1-MOTİVASYON VE KARARLILIK
İlk adım her zaman en önemli adımdır. Bizim de ilk adımımızda motivasyon ve kararlılık var! Motivasyonumuz tamsa işin yarısını başardık demektir. Motivasyonumuzu sürdürmek içinse kararlılık şart! Kararlı olacağız, ne istediğimizi bileceğiz ve her zaman yolun sonuna odaklanacağız. Yolun sonundaki ışığı görmeye devam ederek yolumuzda ilerlersek hem motivasyonumuzu kaybetmez hem de her adımda daha güçlü bir ‘ben’ oluşturmuş oluruz.

 

2-KENDİNİZE DOĞRU BİR ADIM ATIN!
Motivasyon ve kararlılık tamsa, şimdi kendinize doğru bir adım atma zamanı. Hemen diyete başlamak doğru olmayabilir. Birkaç gün kendinize zaman tanımalısınız. Mesela neler yiyorum, neler içiyorum diye düşünmeye başlayabilirsiniz... Bu süreçte şu anki beslenme durumunuzun sizi nasıl etkilediğini, en son hekim kontrollerinizi ne zaman yaptırdığınızı ve bir psikolog desteğine ihtiyacınız olup olmadığını da kesinlikle sorgulamalısınız.

Kısacası bu gibi sorularla sağlığınızı sorgulamaya başlamalı ve bu konuda gerekenleri yapmalısınız. Yani diyete başlamadan önce ruhen ve bedenen kendinizi tamamen hazır hissetmelisiniz. Bu noktada aslında kendi bedeninizi dinleme konusunda bir adım atmanız gerekiyor.

 

3-DİYETİSYENİNİZİ BELİRLEYİN
Her şey tamam. Bedeninizi dinlediniz, gerekli sağlık kontrollerini de tamamladınız. Sıra esas mevzuya geldi. Üçüncü adımınızla birlikte artık hedefinize doğru ilerlemeye başlayacaksınız. Bu adımda kendinizi daha güçlü hissetmeli, motivasyon ve kararlılığınızın tam olduğuna inanmalı ve diyetisyeninizle görüşmek için randevu almalısınız.

 

4-BUZDOLABI VE ERZAK DOLAPLARINIZI SAĞLIKLA YENİLEYİN!
Diyete başladınız… Durun daha bitmedi! Şimdi de mutfağınızı baştan yaratmanız gerekiyor! İlk önce buzdolabından başlayalım… Güzel, taze ve çeşit çeşit sebze ve meyveler buzdolabınızda mutlaka bulunmalı. Bunlar diyetimizin çok önemli kahramanları… Ayrıca mutlaka süt ve süt ürünlerini de kesinlikle mutfağımızdan eksik etmemeliyiz. Tabii yarım yağlı olanlar bizler için daha sağlıklı alternatifler olacaktır. 

Etimiz, tavuğumuz, balığımız ve yumurtamız da eksik etmememiz gereken besinlerden… Daha pratik olması bakımından, tavuk ya da et kıymasından hazırlayacağınız köfteleri buzdolabı poşetleri içerisinde dondurucunuzda muhafaza etmeniz de mümkün. 

Gelelim erzak dolaplarına… Tam tahıl ekmeğimiz, pirincimiz, makarnamız, bulgurumuz, patatesimiz… Kurubaklagil çeşitlerimiz… Kuru meyveler, ceviz-fındık gibi kuruyemişler de mutlaka erzak dolaplarınızda bulunmalı.

Bir de tabii ki su... Suyun hayat kaynağımız olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız...

Daha sayabileceğimiz o kadar sağlıklı seçeneğimiz var ki…

Yalnız bir de ‘diyetimizin düşmanları’ bulunmakta. Bu düşmanları kesinlikle mutfağımızda bulundurmamalıyız. Aksi takdirde cazibelerine kapılabilir, domino taşları misali kurduğumuz düzeni bir hamlede bozabiliriz. Bu düşmanları çok iyi bildiğinize eminim ama yine de birkaç örnek gösterelim; cipsler, çeşitli abur cuburlar, bol şekerli, yağlı, kızarmış yiyecekler, şekerli ve asitli içecekler…

Kısacası mutfağımızda sağlıksız ve kilomuza kilo katabilecek yiyecek ve içeceklerin tümünü bulundurmamak en doğrusu olacaktır. Böylelikle kilo kaybı sürecimizi rahatlıkla sürdürebilme şansını yakalarız... 

 

5-HAYATINIZA ‘HAREKET’ KATIN!

Diyetimizi yoluna koymaya başladık. Şimdi de sıra harekette! Haftanın belirli günlerinde, belli tempolarda yürüyüş yapmak emin olun çok işinize yarayacaktır.

Dilerseniz bir spor salonuna yazılabilir ya da daha farklı spor türlerini tercih edebilirsiniz. Evde bile sürekli bir hareket halinde olmanız kilo vermenize yardımcı olacaktır. Unutmayın bir adım, bir adımdır!

 

6-HER GÜN MOTİVASYONUNUZU TAZELEYİN
Belirli bir rutine girdiniz. Diyet, spor her şey yolunda… Bu noktada motivasyonda düşüş yaşamamak adına her gün mutlaka motivasyonunuzu tazeleyin. Kendinize 5 dakika ayırıp hedefinize yoğunlaşabilir ve içinizdeki motivasyonu tekrar tekrar hissedebilirsiniz. Ya da motive kaynağınız olarak düşündüğünüz herhangi bir şeyle uğraşabilir, sevdiğiniz bir dostla görüşebilirsiniz. Unutmayın motivasyonunuz çok önemli!

 

7-HAYATTAKİ İNİŞ VE ÇIKIŞLARI KABUL EDİN, PES ETMEYİN!
Pes etmenize sebep olabilecek her olay ve kişiyle baş etmeyi öğrenmelisiniz. Bu sizin hayatınızı ve de diyetinizi olumlu yönde etkileyecektir. Sizi hiçbir şeyin engellemesine izin vermeyin. Hedefiniz için güçlü ve kararlı olmanız şart! Bu doğrultuda kendinizden hiçbir zaman vazgeçmemeli, her defasında hedefinize daha sıkı sarılmalısınız!

 

8-YEMEK KÜLTÜRÜNÜZÜ GELİŞTİRİN

Diyet yapmak sıkıcı bir olgu olmamalıdır. Aksine diyet dönemi hayal gücünüzü geliştirebilecek bir dönemdir. Sağlıklı yemek alternatifleri yaratabilir, farklı yemek versiyonları oluşturabilirsiniz. Örneğin daha fazla tuz yerine farklı baharatlar kullanmak ya da yağda kızartma yerine fırında kızartma yöntemleriyle daha hafif lezzetler hazırlamak gibi. Ayrıca değişik dünya mutfaklarını araştırabilir, keşfettiğiniz menüleri diyetisyeninizle paylaşarak en sağlıklı biçimde nasıl pişirebileceğiniz konusunda fikir alış-verişinde bulunabilirsiniz. Sınırsız olan hayalgücünüzü kullanmanız için işte size muhteşem bir fırsat!

 

9-BİR DÖNEM KENDİNİZE İZİN VERİN

Diyetten sıkıldığınız ya da vücudunuzun yeniliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemle karşılaşabilirsiniz. Bu noktada diyetisyeninizle irtibata geçerek beslenmenizde farklılıklar yaratabilirsiniz. Mesela kendinizi bir pizzayla ödüllendirebilir, ya da çok sevdiğiniz bir tatlıdan bir porsiyon tüketebilirsiniz. Unutmayın, yaşam sonsuz değil! Hayatın tadına doya doya varmalısınız. Yeter ki her şeyin dozunu ve zamanını iyi ayarlamayı bilin.

 

10-TÜM BU NOKTALARI BİR YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRİN!

Şu ana kadar bahsettiğim her şeyi iyice benimsediğinizin farkına varın. Siz sağlıklı olmayı seçtiniz. Farkında mısınız bilmem ama şu ana kadar sıraladığımız noktaların her birini gerçekleştirmiş ve benimsemiş olmak bile sizi ruhen ve bedenen iyileştirecektir. Kendinize olan saygınızı artıracakve sizi hedefinize ‘gerçek anlamda’ yaklaştıracaktır. Başlarda zor gelse de sonradan gerçek ‘siz’i bulmuş olmak, yaşadığınız tüm zorlukları unutturacaktır. Bahsettiğimiz her şeyi yaşam biçiminiz haline getirdiğiniz an, ulaştığınız hedef de kalıcı olacaktır!

 

11-SAĞLIKLI KİLODASINIZ!

Hedefe ulaşmanın mutluluğuyla zafer artık sizin! Şimdi sağlığınızı ve bulunduğunuz kiloyu koruma zamanı! Buraya kadar geldiyseniz, tüm sınavlardan geçtiniz demektir. Bunu da başarabilirsiniz... Tabii bahsettiğimiz sırlardan da vazgeçmemek koşuluyla...