Salam, Sucuk, Sosis; 'Lezzetli Zehirler'!

Siz içeriğinden emin olmadığınız bir şeyi tüketebilir misiniz? Tüketebiliyorsanız da ne kadar güvenerek tüketiyorsunuz? ‘Sağlığıma olumsuz bir etkisi olur mu?’ diye hiç aklınızdan geçmiyor mu? Tükettikten sonra herhangi bir rahatsızlık belirtisi görmemeniz, içeriğinden emin olmadığınız bu besini tüketmeye devam etmeniz için yeterli mi? Kısacası içeriğini bilmeden tükettiğiniz besinin sizde herhangi bir rahatsızlığa sebebiyet vermemesi bu besini ‘aklıyor’ mu? Çok soru sorduğumun farkındayım ama yiyeceklere karşı ‘farkındalığımızı’ daha fazla artırmak adına bu soruları kendimize sürekli olarak sormamız gerekiyor. 

Bir rahatsızlık belirtisine rastlamadan ve içeriğinden emin olmadan tüketilen o kadar çok gıda ürünü var ki… Hepsi de vücudu yavaş yavaş ve sinsi sinsi zehirliyor… İşte bugün bu tehlikeli yiyecekler grubunda yer alan ‘salam, sucuk, ve sosis’ üçlüsünü inceleyeceğiz.

 

SALAM, SUCUK VE SOSİS GERÇEĞİ

İncecik salam dilimleri, yumurtanıza çok yakıştırdığınız sucuklar, ve sosis kızartmaları…  Özellikle pazar kahvaltılarında büyük zevkle tüketilen salam, sucuk, ve sosisler, vücudumuz için birer zehir olmaktan farksız. Hele bir de yağda kızartılınca… Bu ‘üç lezzet’ birçok kişinin  kahvaltı sofralarına ayrı bir tat katıyor.  Aslında kattıkları tat kadar da sağlıksız olan bu ‘lezzetli zehirler’,  birer yağ deposu olmanın yanısıra, içeriklerinde bulunan birçok zararlı madde ile de total sağlığı olumsuz yönde etkiliyor.  

Peki bu ‘lezzetli zehirler’ hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? 

GENEL İÇERİKLERİ: Genel olarak içeriklerinde ne ararsanız bulunmakta! Mesela yumuşaklıklarını genellikle akciğere borçlular. İçeriklerinde bulunan sakatatlar, sinirler, kuyruk yağları ve deriler de cabası… Tabi türlü baharatlarla lezzetlendirildikleri için içerlerine katılan sinirleri, derileri ve diğer benzer et harici maddelerin tadlarını algılamak mümkün olmayabiliyor. Kısacası salam, sucuk ve sosisler, etten arta kalanların çoğunluğunu oluşturduğu ve sağlığa hiç de uygun olmayan gıda ürünlerinden…

Ayrıca doymuş yağlardan zengin olmaları, özellikle kalp-damar sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu üçlüye yakından baktığınız zaman, içeriğindeki yağların bazılarını görmeniz de mümkündür. 

 

İÇERDİKLERİ BAZI KATKI MADDELERİ VE SAĞLIĞA ZARARLARI

1) NİTRİT VE NİTRAT

Nitrit ve nitrat da tüm diğer katkı maddeleri gibi, sağlığa en az zarar verecek şekilde, gıdalara belirli ölçülerde katılmaktadırlar. 

Nitrit ve nitrat özellikle Clostridiumcinsine ait patojen bakterilerin oluşum ve gelişimlerini engellemek amacıyla  et ürünlerine katılmaktadır. Ayrıca  salam, sucuk ve sosise özgü olan kür lezzetini oluşturmaya  yardımcıdır. 

Fakat bunların yanında  nitrit ve nitrat, kansere neden olan nitrozaminleri oluşturmaktadır. Ayrıca kanın oksijen taşıma yeteneğini de azaltıcı etkileri vardır. 

Bir de şu şüphe vardır: Acaba salam, sucuk sosis gibi gıdalarda bulunan katkı maddeleri uygun ölçü aralığında mıdır? Maalesef tüm firmalar buna gereken özeni göstermemektedir.

Sancak ve arkadaşları 2008 yılında yayımlanan çalışmalarında, değişik firmalara ait pastırma ve sucuk ürünlerindeki nitrit ve nitrat düzeylerini araştırmışlardır. Çalışma sonucunda, sucuk örneklerinin %2.5’i nitrit, %5’i de nitrat yönünden limit sınırı üzerinde bulunmuştur. Bunun yanında Sezer ve arkadaşları 2012 yılında farklı firmalara ait salam ve sosislerin nitrit ve nitrat içeriklerini incelemişlerdir. Örneklerin çoğunda nitrit ve nitrat içeriği olması gerekenden daha üst seviyelerde bulunmuştur.

Bahsettiğimiz bu çalışmalar sadece birer örnektir. Halkın sağlığıyla nasıl oynanabildiğine dair kanıt göstermektedir. En azından içeriğini bilmeden tükettiğimiz salam, sucuk ve sosisleri daha yakından sorgulamamıza yol açmalıdır.

Bu tip katkı maddeleri içeren gıdaların aşırı tüketimi çeşitli hastalıklara yol açacaktır. Fazla ya da az kavramı ve sağlık için en uygun tüketim miktarının ne olduğu kesinlik kazanmadığından, bu tip içeriği sağlığa uygun olmayan ve bir dolu katkı maddeleriyle oluşturulmuş  gıdalardan uzak durmak en doğrusudur.

 

2)MONOSODYUM GLUTAMAT (MSG)

Salam, sucuk ve sosislerdeki bir diğer tehlike de monosodyum glutamat (MSG). Çin tuzu olarak da bilinen MSG, içeriğinde bulunduğu gıdanın daha fazla tüketimini sağlar. Bunun sebebi ise MSG sayesinde ağızda bulunan tad alıcıların (lezzet noktalarının) uyarılmasıdır. Böylelikle salam, sucuk, ve sosisin birçok kişi için ‘vazgeçilemez ve tadına doyulamaz’ olmasının nedenini daha iyi anlayabiliyoruz.

MSG’nin sağlık açısından en önemli tehlikelerinden biri de daha fazla yemek yemeye yol açması ve buna bağlı obezite oluşumunu tetikleyebilmesidir. 

 

 

DİKKAT!!! 

-Lütfen çocuklara salam, sucuk ve sosis tüketimini aşılamayalım!

-Kahvaltılarımızda peynir ve yumurta tüketimini daha ön planda tutalım. 

-Kahvaltıları renklendirmek için salam, sucuk ve sosis yerine; ev yapımı reçeller, bal, pekmez, mısır gevreği, kuru meyveler ve kuru yemişlerle hazırlanmış yoğurt karışımları, yumurtalı ekmekler, zeytinyağlı ve kekikli söğüş domates, zeytin gibi sağlıklı ve ne olduğundan emin olduğumuz yiyecekleri de ekleyebileceğimizi unutmayalım!

-Zaten haftada ortalama olarak 2-3 kez kırmızı et tüketimi önerilmektedir. Bu miktar, vücut sağlığı için en uygun miktardır. Beslenmeye bir de salam, sucuk ve sosis gibi hele de içeriği belli bile olmayan gıdaları ekleyerek sağlığımızı tehlikeye atmayalım!

Tüm toplumun, içeriği tam olarak bilinmeden tüketilen gıda ürünlerini tekrar sorgulaması gerekiyor. Özellikle yetişme çağındaki çocuklara bu tip gıdalar alıştırılmamalı.  ‘Bu tip gıdaları tüketmekle bana bir şey olmaz’ mantığından artık kurtulmamız şart! Siz farketmeseniz de, size bir şey oluyor. Tek fark yavaş yavaş ve sinsi sinsi ilerlemesi… En tehlikelisi de bu değil mi?