Sizin İçin Zayıflamak; a)Estetik İçin Mi? b)Sağlık İçin Mi?

İlkbaharın gelişiyle yaz mevsimi de yüzünü yavaş yavaş göstermeye başlıyor. Her sene olduğu gibi  en çok bu dönemlerde fazla kilomuz varsa kilo kaybetmeye ve buna ek olarak spora yönelmeye başlıyoruz. Nedeni ise yazlıklara büründüğümüz vakit fazlalıkların daha çok göze çarpacak olması ve deniz mevsimine yaklaşıyor olmamız. Evet mantıklı bir sebep gibi görünse de, maalesef ki bu durum ‘sağlık’ kaygısından çok, ‘estetik’ kaygıya önem verdiğimizin acı bir göstergesi. Öncelikle dilerim birgün sağlığa verdiğimiz önem estetik kaygıların önüne geçebilir…

Tabi ki görünüşümüz de kendimizi iyi hissetmek adına çok önemli bir faktör. Yalnız söylemek istediğim sırf yazın giyilecek olan kıyafetlerde ve mayolarda fit ve güzel bir görünüm elde etme amacıyla kilo kaybetme isteğine sahip olunmaması. Evet, bu da haklı bir hedef olabilir fakat en ön planda gelen hedef olmamalı.  Sebebi ise gözlemlediğim kadarıyla bu durum kişileri ‘mükemmel görünümlü’ vücuda sahip olma isteğine yoğunlaştırıyor  ve kişi belki de hiçbir zaman sahip olamayacağı bir vücudu hayal ediyor. Burada söylemek istediğim şu: hepimizin ŞEKLİ farklı! Detaylandırmam gerekirse;

İdeal kilo dediğimiz şey ideal vücut kompozisyonuna sahip olmaktır. Evet daha önceleri yalnızca ideal kiloyu genel olarak boya, yaşa ve cinsiyete göre belirlerken artık kullandığımız cihazlarla tüm bu faktörlerin yanısıra varolan kiloyu detaylı bir şekilde inceliyoruz. Yani bu kilonun içeriğine yani, ne kadarının kas, ne kadarının yağ, ne kadarının su olduğuna bakıyoruz! Yani vücudumuzun kompozisyonunu inceliyoruz! Bu sayede özellikle varolan yağ ağırlığınıza göre ideal kilonuzda olup olmadığınızı daha spesifik bir şekilde belirleyebiliyoruz.

İşte burada esas mevzu başlıyor. Tüm analizleri elde edilmiş bir kişinin vücut kompozisyonu gayet sağlıklı olabiliyorken, kişi bölgesel olarak kendinden memnun olmayıp daha fazla kilo verme isteğine girebiliyor. Halbuki beden yapısını kabul etmediğini kabul etmiyor! Herkes ‘manken’ vücutlu olmak adına, ideal kilosunda bu görünüşe sahip değilse gayet sağlıksız bir şekilde daha fazla kilo kaybetme yoluna girebiliyor. Bu da istenmeyen sağlık problemlerine yol açabiliyor, fakat kişi bunu umursamıyor!

 

KİLO KAYBEDEYİM DERKEN BU HATALARA DÜŞMEYİN!

HATA 1: ‘Kilo kaybedeyim de  kas kütlesinden  olsa da olur’!

Kaybettiğiniz kilo yağdan mı, yoksa kastan mı? Yoksa sizin için ağırlık kaybı olsun da yağ ya da kas kütlesi farketmiyor mu?

En başta gelen yanlış düşüncelerden bir tanesi… Kas kütlemiz o kadar önemli ki, kaybında metabolizma hızı yavaşlıyor, bağışıklık sistemi negatif etkilenebiliyor, gücümüz azalıyor, kalp kası zayıflamaya başlıyor ve daha birçok negatif sonuca sebebiyet verebiliyor… Bu durum bir evin kolonlarını güçsüzleştirmek gibi.  Kolonları sağlam olmayan bir evde yaşamanın her an başınıza getirebileceği sorunları bir düşünün…

Bu yüzden lütfen vücudunuza sahip çıkın, kası mümkün olduğunca stabil seviyelerde tutmaya çalışın, bol hareket edin, spor yapın ve diyetisyeninizin verdiği listeye ‘aynen’ uyun!

 

HATA 2:’Sebze ve meyve sevmiyorum. Tüketmesem de olur.’

Tüketmesek olmaz! Vücudun tüm sistemini etkileyen vitamin ve minerallerin zengin kaynakları olan ve bir de bunlara posanın eşlik ettiği bu değerli besinleri beslenme programımızda bulundurmamak sağlığımız adına yapılan çok büyük bir hata olacaktır. Ayrıca bu lezzetler genellikle düşük kalorili ve tok tutucudur! Bir kişi kilo kaybederken daha ne isteyebilir?

 

HATA 3:’Ara öğünleri tüketmeye vaktim yok. Daha iyi, çabuk zayıflarım’.

Tamamen hatalı bir düşünce şekli. Hata 1’de bahsettiğim kas kaybı durumu en çok bu hatayı yapan kişilerde gözlemleniyor. Ara öğünleri tüketmemek metabolizma hızını da düşürüp, bir sonraki öğünün yağ olarak depolanma riskini de artırıyor. Sağlıklı beslenmenin püf noktalarından biri de sağlıklı ve düzenli ara öğün tüketimidir.

 

HATA 4:’Ben çabuk kilo vermek istiyorum. Bana çabuk kilo verdiren bir diyet yazın lütfen’.

Bu talep de son derece yanlış ve bilinçsizce söylenmektedir. Tabi burada medyanın ve kulaktan dolma söylemlerin etkisi de büyüktür. Doğru yoldan gitmek istiyorsanız, sağlığınızı ‘gerçek’ anlamda düşünüyorsanız hızlı kilo verdiren diyetleri kesinlikle uygulamamalısınız.

 

HATA 5:’Spora vaktim yok, ara öğüne vaktim yok, sebze pişiremem vaktim yok’…

O zaman sizin kendinize ve sağlığınıza ayıracak vaktiniz de mi yok? Duş alacak vaktiniz, alışveriş için vaktiniz? Lütfen bunları kendi sağlığınız için tekrar sorgulayın. Sizin sağlığınız yerinde olmazsa, başkalarına nasıl yardım edebilirsiniz? Hepimizin kendine ayıracak vakti mutlaka vardır… Olmalıdır…

 

HATA 6:’ ‘İdeal vücut kompozisyonuna sahibim ama istediğim incelikte değilim.Bacaklarım incelmiyor, belim incelmiyor, o kadar kilo verdim, daha fazla vermem lazım – anlamı: ya egzersiz eksikliği ya da kendi vücudumu kabul etmiyorum, sevmiyorum, beğenmiyorum’.

Vücudunuzu tümüyle kabul etmeniz gereken nokta! Ayrıca belki de spora ve hareketli yaşama bir nebze daha önem verirseniz şikayetlerinizin önüne geçebilirsiniz. Her şeyi yerine getiriyor ve halen daha vücudunuzu beğenmiyorsanız bunun sebebi kendi bedeninizi ‘daha güzel’ olduğunu düşündüğünüz başka bedenlerle kıyaslamanızdan kaynaklanıyordur. Bırakın kıyaslamayı! Sizi ‘siz’ yapan şeylerden vazgeçerseniz, siz diye bir şey kalmayacak, bunu unutmayın! Kendinizi sevin, güzelliklerinizi görün!

 

 

Günümüzde görselliği maalesef ki fazlaca önemsiyoruz. Bu yüzden bedenimiz dört dörtlük olmalı, kıyafetlerimiz güzel görünmeli, saçımız muhteşem olmalı, makyajsız dolaşmamalıyız, arabalarımız son model olmalı vb… Böyle davranarak özümüzden uzaklaştığımızın farkında değiliz ve bu yüzden her geçen gün daha da mutsuz oluyoruz. Doğallığı unutuyor, yapma görünüşler ve çevreler yaratıyoruz… Halbuki serbest bıraksak, hem bedenimizi en sağlıklı halinde olduğu gibi kabul edeceğiz,  hem de böylelikle daha  mutlu olacağız.  Hiçbirimiz birbirimizin aynısı değiliz ve hiçbir zaman da olmayacağız.  Bunu kabul edip daha mutlu yaşayabilir, hem beden, hem zihin, hem de ruh sağlığımızı koruyabiliriz.

 

Sağlık için zayıflayalım, sağlık için beslenelim, sağlık için ideal vücut kompozisyonumuzu koruyalım… Kısacası her şeyi başta ‘sağlık’ için yapalım, çünkü sağlık olmuyorsa ne güzelliğimiz ne de mutluluğumuz kalıyor…