Sonbahara Sağlıklı Bir Merhaba!

Hepimiz yılın her mevsimini sağlıkla geçirmek isteriz fakat özellikle mevsim geçişlerinde çeşitli sağlık problemleriyle karşılaşma riskimiz de ne yazık ki artar. Hastalık artış riski de en fazla yazdan sonbaha geçiş döneminde gözlemlenir. Peki bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve olası hastalık risklerini en aza indirgemek adına yeterince bilinç sahibi miyiz dersiniz? Ya su tüketimi? Tüm bunların yanısıra bu dönemde iştah artışı ve kilo yönetimi konusunda neler yapabileceğimizi biliyor musunuz? İşte bu haftaki yazımızda çok kısaca ve ana hatlarıyla tüm bunları ele alıyoruz. Gelin sonbaharı ufak ama kayda değer sağlıklı adımlarla hep birlikte karşılayalım!


UNUTMAYIN; BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜZENSİZLİĞİ SEVMEZ!
Bağışıklık sisteminizin gücünü korumak ve gücüne güç katmak için ilk önce ‘düzen’ içerisinde yaşamanın önemini idrak etmelisiniz. Buradaki kasıt basitçe x saatte uyumak, y saatte uyanmak gibi bir düzenleme değil. Evet tabii ki düzenli uyku da tartışılmaz derecede mühim bir olgu ama burada esasen anlatmaya çalıştığım varolan iş ve yaşam koşulunuza göre kendinize uygun ‘sağlıklı yaşam ve beslenme’ düzeninizi oluşturabilmeniz. Malum çalışma saatleri, özel sebepler veya daha farklı faktörler sonucunda yaşam tarzımızda çeşitli değişiklikler meydana gelebiliyor. İşte burada önemli olan bu değişimler ya da varolan düzensizlikler sonucunda elimizden geldiğince mümkün olan en sağlıklı yaşam ve beslenme biçimimizi oluşturabilmek. Kısacası bedeni unutmamak ve doğru zamanlarda yine gerekli yiyecek ve sıvı ihtiyacını ona sunabilmekten bahsediyorum. Şimdi ‘söylemesi kolay’ diye düşünüyorsanız da hiçbir zaman bedeni ihmal etmek adına bahanemiz olmaması gerektiğini hatırlamanızı ve sağlıklı beslenmenin de istenirse pratikleştirilebilecek bir sistem olduğunu sizlere hatırlatmak isterim. Yeter ki ‘isteyin’, ‘öğrenin’ ve ‘uygulayın’.

 

VÜCUT DİRENCİNİ SAĞLIKLI BESLENEREK KUVVETLENDİRİN
Tabii ki artık hepimizin de çok iyi bildiği gibi düzenli bir sağlıklı beslenme örüntüsüyle beslenmek vücut direncinin kuvvetli olabilmesi için gerekli olan ön koşullardan bir tanesi. Bu nedenle özellikle de sonbahar sürecindeki mevsim değişikliklerine bağlı olarak artabilecek hastalık risklerine karşın bizleri savunacak kuvvetli bir bağışıklık sistemine sahip olabilmek adına beslenmemize de çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Özellikle antioksidanlar bakımından zengin besinleri gün içerisinde gerekli miktarlar dahilinde tüketmek bu noktada kesinlikle çok önemli. Özellikle A, C, E vitaminleriyle magnezyum, selenyum ve çinko mineralleri antioksidan özelliğe sahip olduklarından bu vitamin ve mineralleri barındıran yiyecek ve içecekleri de kesinlikle tüketmeyi ihmal etmemeliyiz.

Bu doğrultuda sonbaharda bağışıklık sistemimizi güçlü tutmaya yardımcı olacak yiyecek ve içeceklerden öne çıkan bazıları; kefir, brokoli, nar, sarımsak, somon, havuç, portakal, zencefil, yeşil çay, ceviz olarak sıralanabilir.



PEKİ SU NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Tartışılmaz bir gerçek de şu ki su bize dört mevsim gerekli! Havaların serinlemesi ona duyduğumuz ihtiyacı kesinlikle azaltmıyor. Eğer böyle bir yanılgı içerisindeyseniz vücudumuzun ortalama olarak %60’ının sudan oluştuğu gerçeğini unutmamalı, bu sayede suya her daim ihtiyaç duyacağımızın farkına varmalısınız.

Su, vücuttaki tüm metabolik faaliyetler, vücut ısısının korunabilmesi, tüm organların işlevi, kısacası vücut sistemimizin doğru çalışabilmesi adına gerek duyduğumuz hayati bir kaynak. Özetle tüm bunları düşününce susuz geçirdiğimiz günler için kocaman bir endişeye kapılmamız tam da yerinde olacaktır. Bu sebeple suyu ihmal etmememiz gerektiğinin tekrardan altını çizmekte fayda var.

Bunların yanısıra su, bağışıklık sistemi işlevini de olumlu yönde etkiliyor. Ayrıca vücudu toksinlerden arındırarak hastalıklara yakalanma riskimizi de minimum düzeyde tutmaya destek sağlıyor. Daha ne olsun? Eğer siz de sağlıklı olmak ve sonbaharı sağlıkla geçirebilmek istiyorsanız sağlıklı beslenmenin yanısıra suyu da gününüzden eksik etmemelisiniz. Günde ortalama 1.5-2 litre arası su tüketimi günlük su gereksiniminizi karşılamaya yetecektir.


UZUN GECELER İŞTAHI TETİKLİYOR!
Bir de tabii özellikle bu mevsimde günlerin kısalıyor oluşu bizleri daha fazla besin tüketimine yönlendirebiliyor. Vücudumuzdaki hormonal değişimlere bağlı olarak ve erken kararan havanın depresifliğine kapılarak bizi mutlu edecek ‘moral düzeltici’ yiyecekleri tüketme konusunda da abartıya kaçabiliyoruz. Kısacası ruhumuzu mutlu etmek adına kalori tuzağı bir dizi yiyecek ilgi alanımıza ve sonrasında da ne yazık ki midemize girebiliyor. Özellikle de kendimizi herkesin rüyalarını süsleyen çikolatalar, hamur işleri, tatlılar vb. yiyecekleri birden abartılı bir biçimde tüketirken bulabiliyoruz. İşte bunun önüne geçebilmek adına nefse hakim olmak ve iştahımızı daha farklı ama yine tatmin edici alternatiflerle kontrol altında tutabilmek gerekiyor.


ARTAN İŞTAHI KEFİR VE YOĞURTLA BASKILAYIN
Özellikle kefirin bağışıklık sistemimiz üzerinde ne denli olumlu etkileri olduğundan sürekli olarak bahsederken aslında yoğurdun da bu konudaki olumlu etkisini gözardı etmemeliyiz. Ayrıca sonbahar aylarında artan iştah ve sürekli olarak bir şeyler atıştırma isteğimizin önüne geçebilmek adına kefir gibi yoğurt tüketiminin de büyük desteğini göreceğimizi hatırlatalım. Bu nedenle gün içerisinde özellikle yoğurt ve kefir gibi süt grubu besinlerine muhakkak beslenme programımızda yer vermeyi ihmal etmemeliyiz.



HER HAFTA KİLONUZU KONTROL EDİN…
Sonbaharda özellikle iştah artışına ve hareketsizliğe bağlı kilo artışı durumunu daha fazla gözlemlediğimizden her hafta düzenli olarak tartılıp hafta seyrinin bedeninize yansıyışını takibe almanızda fayda var. Bu sayede sonbahar ve kış aylarından üzerinizde ekstra enerji yükleriyle çıkma ihtimalini de minimize etmiş olur, herhangi bir minik kilo artışı durumunda da hemen önleminizi alma şansını yakalarsınız.