Ya Duygularınızı Besliyorsanız?

Kilo veremeyenlerden ya da bir türlü ideal kiloda sabit kalamayanlardansanız, sizde de ‘duygusal beslenme’ durumu söz konusu olabilir! 

Beslenme yaşam için gereklidir fakat özellikle bizim gibi toplumlarda beslenme, aynı zamanda ‘sosyal paylaşım’dır.  Dostlarla, akrabalarla ve aileyle  birlikte güzel vakit geçirmek, aynı zamanda güzel sofralar da demektir. O kadar paylaşımcıyızdır ki soframızda hiç bir şey eksik olmaz, hatta fazlasıyla bulunur. Bu, küçüklüğümüzden beri böyledir ve böyle de sürüp gitmektedir…

Küçüklüğümüzde pişen güzel bir yemeğin kokusu, en sevdiğimiz tatlı, annemizin bizi mutlu etmek için pişirdiği en güzel yemekler, bugün biz olumlu ya da olumsuz farklı duygular içerisindeyken bile kilo yönetimimizi gizliden gizliye etkiliyor olabilir! Örneğin hani küçükken hüzünlü bir anımızda annemizin pişirdiği bir tatlıyla teselli bulurduk ya, işte şimdi de her mutsuz anımızda annemizin tatlısını ya da onu anımsatacak daha farklı bir yiyeceği tüketerek mutlu olmaya çalışabiliyoruz. Kısacası mutsuzluğumuzu yiyeceklerle (!) besleyerek mutluluğa dönüştürmeye çabalıyoruz. Daha da kısası bedenimizi değil duygularımızı besliyoruz… Peki doğru mu yapıyoruz dersiniz?

 

ACABA SİZİ DE DUYGULARINIZ MI YAĞLANDIRIYOR?

Sanıyorum günümüzde artan obezitenin bir sorumlusu da duygularımızı besliyor oluşumuz... Peki ‘duyguları beslemek’ tam olarak nedir, gelin biraz bundan bahsedelim...

Duyguları beslemek kısaca herhangi bir rahatsızlık olmaksızın bir nevi acıkmadan beslenmektir. Yani toksunuzdur ama hala açlık çeken ve çözemediğiniz bir içgüdü size sesleniyordur, ‘mutfağa git’ diye... Bunun akabinde fiziken tok olduğunuz halde duygularınızı doyurma adına mutfağa yönelerek, içinde bulunduğunuz duygu halini beslemek için size göre en uygun  hangi yiyecek varsa onu tüketmeye başlıyorsunuz...

Ne yazık ki toplum olarak en büyük handikaplarımızdan birinin de bu olduğunu düşünüyorum. Aç değiliz, aksine çok tokuz, ama hala besleniyoruz! Peki neden? Belki de bunun cevabı duygularımızda gizlidir, ne dersiniz?

Toksanız, ani bir içgüdüyle bazı yiyecekleri kesinlikle tüketme ihtiyacı içindeyseniz (özellikle de sağlıksız diye nitelendirebileceğimiz bol şekerli, tuzlu ve yağlı yiyecekleri), tüketmediğiniz an ruhsal bir doyumsuzluk ve telaş içerisine giriyorsanız, tükettiğiniz anda ise varolan huzursuzluk ve doyumsuzluk haliniz sonlanıyor ve ardına pişmanlık hissiyle birlikte daha kötü bir ruh haline bürünüyorsanız, siz de duygusal beslenme problemiyle karşı karşıya olabilirsiniz…

İlginç bir çalışma: Yayımlanan bilimsel bir makalede normal kilonun altında olan bireylerin, normal ve normal kilonun üzerinde olan bireylere kıyasla, negatif duygu durumlarında daha az yemek yedikleri, pozitif duygu durumlarında ise daha  fazla yemek yedikleri gözlemlenmiş…

 

PEKİ SİZ HANGİ DUYGUNUZU BESLİYORSUNUZ?

Durup şöyle bir düşünün: ‘Acaba arada sırada da olsa duygusal beslenme durumuyla ben de karşı karşıya kalıyor muyum?’ diye… Cevabınız ‘evet’ ise, bir de sıklıkla hangi duygunuzu besleme ihtiyacı duyduğunuzu ayırt etmeye çalışın…  Mutluluğunuzu mu yoksa mutsuzluğunuzu mu besliyorsunuz? Yoksa duygularınızı besleme nedeniniz aşırı stresli oluşunuz mu?  Belki de sevgisiz hissediyor ve size güven ve şefkat duygularını hissettireceğini düşündüğünüz yiyeceklere yönelerek kendinizi daha iyi hissetmek için çabalıyorsunuzdur…

İlginç bir çalışma: 2004 yılında yayımlanan bir makalede, duygusal beslenmeye bağlı aşırı yiyecek tüketiminin, kişinin öz farkındalığından kaçmak istemesiyle ilgili olabileceğinden bahsediliyor…

 

DUYGULARINIZ GECELERİ Mİ UYANIYOR?

Gündüzleri işti güçtü derken yaşadığınız duygu karmaşalarına odaklanamıyor olabilirsiniz. Bu durumda akşamları duygularınızla baş başa kaldığınız zaman duygusal beslenme durumuyla da karşı karşıya kalmanız mümkün. Tabii gündüz veya gece olsun herhangi bir uğraşınız olmadığı zamanlarda da bu durum su yüzüne çıkabiliyor.

 

DUYGUSAL BESLENME SIKLIĞINIZ NE?

Duygusal beslenme bir yere kadar normal karşılanabilir. Aslında hepimiz ya da birçoğumuz hayatın belli aşamaları ya da zamanlarında duygusal beslenme durumuyla karşı karşıya kalabiliyor. Örneğin o gün çok mutsuz bir gün geçirmişizdir ve gecesine tüketeceğimiz çikolata,kek ve börek tipi yiyecek tüketimi bizi rahatlatabilir. Bazen de eski günleri hatırlamak, küçükken çok severek tükettiğimiz bir yiyeceği tüketip eskiden yaşadığımız o mutlu anları anımsamak isteyebiliriz. Bu tip durumları nadiren yaşamanın pek bir sakıncası yoktur, fakat kronikleşen bir durum söz konusu ise kesinlikle önlem alınmalıdır.

Eğer duygusal beslenme sorunu yaşıyorsanız, hangi duygu durumu ve hangi zaman dilimlerinde daha sıklıkla bu sorunla karşılaştığınızı bir düşünün. Kısacası bu durumu detaylandırın. Bu sayede bu sorunla yüzleşebilir ve çözüm arayışı içerisine girebilirsiniz. Unutmayın, eğer tek başınıza çözebileceğiz bir durum değilse, kesinlikle bir uzmandan yardım almalısınız.

 

DUYGUSAL BESLENMEYLE YÜZLEŞİN!

-İlk önce farkındalığınızı artırın ve hangi duygu durumlarında hangi yiyeceklere yöneldiğinizi incelemeye başlayın.

-Daha fazla mutluyken mi yoksa mutsuzken mi atıştırma ihtiyacı içindesiniz? Bunu çözün. Gerekirse bir uzmana danışın.

-Bu noktada tüketim miktarlarınızı da bir gözden geçirin. Acaba duygularınızı doyurmak adına seçmiş olduğunuz yiyeceği hangi miktarda tüketmek sizi tatmin ediyor? Örneğin bir kocaman paket dolusu cips mi yoksa yalnızca bir avuç kadarı mı derdinize derman olmaya yetiyor?

-Duygusal açlıklarınızı kağıda dökün. Yani yazın! Yemeklerle baskılamaktan ziyade yazıyla kendinizi ifade etmek yardımcı olabilir. Bu sayede farkındalığınız artar ve atıştırma hissinizi yokedebilirsiniz.

-Bir de şuna karar verin: ‘Ben kronik duygusal beslenme sorunumla vedalaşmak istiyor muyum?’ Eğer vedalaşmak istemiyorsanız kesinlikle bir uzmana bu konuyu danışmanızda fayda var. Sağlıksız bir beslenme biçimi, yanlış zamanlarda sağlıksız ve kontrolsüz atıştırma, ekstra kalori alımına bağlı yağ artışı ve dolayısıyla birçok metabolik rahatsızlık riskine de davetiye çıkarmanın  son derece yanlış olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla bu uçurumdan bile bile atlamak istiyorsanız, burada kesinlikle bir sorun var demektir. Bu nedenle lütfen, kendi sağlığınız adına kronikleşen duygusal beslenme sorununuzu çözmek adına bir adım atın...

 

Not: Bu konuyla ilgili diyetisyen ve psikolog işbirliğine ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu nedenle şayet kendi başınıza çözemeyeceğiniz bir duygusal beslenme problemi içerisindeyseniz, mutlaka bir diyetisyen ve psikolog işbirliğine başvurmalısınız.

 

DUYGUSAL BESLENMEYİ FRENLEMEK İÇİN...

-Duygularınızın hangi yiyeceğe yönelmek istediğini çok iyi biliyorsunuz. İşte burada almanız gereken ilk önlem, kesinlikle ev ortamınızda bu yiyecekleri bulundurmamanız. Kısacası market alışverişinizi bir kez daha gözden geçirmeniz gerekiyor...

-Kendinizi yeterince tanımıyorsanız işe kendinizi tanımakla başlayın... Duygusal beslenmeyi birden durdurmak zor olabileceğinden, yavaş yavaş frenleme yoluna girin.

- Örneğin duygusal yemek yeme krizleri esnasında kuruyemişler ve cipsleri tüketmek yerine, 1-2 su bardağı olmak kaydıyla yağsız patlamış mısıra yönelin. Tabii sınırı kesinlikle koymalı, beyninize o komutu vermelisiniz. Mısırları, duygularınızı doyuracak güzel bir alternatif olarak algılamaya çalışın.

-Bu aşamadan sonra patlamış mısırdan da vazgeçerek artık sebze ve meyve dilimlerini yoğurt ve çeşitli baharatlarla hazırlayacağınız güzel bir dip sos ile cips lezzetinde tüketmeye başlayın. Zamanla bu sorunla baş edebileceğinizi, en azından duygusal beslenme isteği durumunda cips gibi sağlıksız ve bol yağlı atıştırmalıklara olan yönelişinizin seyrekleştiğini farkedeceksiniz...

-Tüm bunlara ek olarak atıştırma ataklarınızda su tüketimi de her zaman olduğu gibi işinize yarayacaktır.

-Tarçınlı süt ve el yapımı meyveli yoğurt tüketimi de kendinizi daha iyi hissetmenize destek sağlayacak sağlıklı alternatiflerdendir.

-En önemlilerinden biri de yeterince sağlıklı  ve dengeli beslenmediğiniz için duygusal beslenme sorunuyla karşı karşıya kalabilecek oluşunuzdur. Biliyorsunuz  beslenme biçimi, duygular üzerinde olumlu/olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle mutlaka sorgulanması gereken çok önemli faktörlerden biri de genel olarak nasıl beslendiğinizdir. Acaba siz gerçekten sağlıklı ve dengeli besleniyor musunuz? Cevabınız hayır ise, duygusal beslenme sorununuzu çözmek adına atmanız gereken ilk ve en önemli adımlardan biri de kesinlikle bir diyetisyene başvurmaktır.