Yağlanma Sebebiniz 'Tamamen Duygusal' Olabilir!

Her türlü diyeti denemiş, en doğru yollara başvurmuş, ama yine de bir türlü istediğiniz sonuca varamamış ya da hızla başladığınız noktaya geri dönmüş olabilirsiniz… Süregelen bu durum kronikleşmiş ve hatta bedeninize ve kendinize olan tüm inancınızı yitirmenize de sebep olmuş olabilir… Peki bir türlü diyete adapte olmama nedeninizin ‘psikolojik faktörlerle’ ilgili olabileceğini hiç düşündünüz mü?

 

DUYGULARINI BESLERKEN YAĞLANANLAR…
Toplumumuzu incelediğimiz zaman hemen hemen birçok kişide duygusal beslenme sorunuyla karşı karşıya kalabiliyoruz. Ne yazık ki çok da üzerinde kafa yormadığımız önemsiz bir faktör olarak algıladığımız duygusal beslenme konusu, birçok kişinin hazin diyet serüveninin başrolünde yer alıyor…

Sinirliyken, mutsuzken, öfkeliyken ve daha birçok negatif duygu durumunu yaşarken yemeklere yönelebiliyor, bir şeyler yiyerek varolan duygu durumumuzu baskılamaya ya da geçici bir süre için olsa bile hissetmeme çabası içerisine girebiliyoruz. Bunun yanısıra pozitif duygu durumlarımızda da ‘kutlama’ amaçlı yine yiyeceklere yönelebiliyor, kısacası yiyeceklerle her türlü duygu durumumuz arasında çok güçlü bağlar kuruyoruz…

Bu durum çocukluğumuzda kazandığımız yeme alışkanlıklarıyla da yakınen ilgili olabiliyor. Bu nedenle şu anki beslenme biçimimizi ve dolayısıyle de sağlığımızı negatif yönde etkileyebilecek olan bu ‘aşırı güçlü yemek-duygu ilişkisi’ hakkında kesinlikle uzmanlara danışmalı ve bir an önce bu sorunu çözüme kavuşturmalıyız.

 

PSİKOLOJİK OLARAK DİYETE HAZIR MISINIZ?
İlk başta sorgulamanız gereken noktalardan bir tanesi de psikolojik olarak diyet sürecine hazır olup olmadığınızdır. Diyet sürecine psikolojik olarak hazır değilseniz, diyete başlasanız bile sonuca muhtemelen varamayacak, ya da çok sıkıntılı bir süreç geçirerek bu dönemi kendinize zindan edeceksinizdir. Bu sebeple ilk önce kendinizi bu sürece psikolojik olarak adapte etmeli ve daha sonra da gereken diğer adımları atmalısınız.

 


TOKKEN BİLE MUTFAKTA GEZİNİYORSANIZ…
Tokken ve hatta yemek masasından daha yeni kalkmışken mutfakta abur cubur, tatlı, tuzlu arayışı içerisine girenlerdenseniz (tabii bu durumu tetikleyebilecek herhangi bir beslenme ya da sağlık problemiyle karşı karşıya değilseniz) işte tam da o anlarda ‘duygularınızı besleme ihtiyacı’ içerisinde olabileceğinizi farketmelisiniz.

Böyle bir an ile karşı karşıyaysanız sadece iki dakika durup bir düşünün. Şu an neden hala bir şeyler atıştırma ihtiyacı içerisindeyim? Sinirli miyim, mutsuz muyum, birine mi kızgınım? Yoksa can sıkıntısına bağlı olarak mı mutfak gezintimi ve ağız tatlandırma faaliyetimi sürdüyorum? Bu konuda kendinizle ilgili bir nebze olsa bile farkındalık yaratmanız, duygusal beslenme anlarınızı kontrol altına alabilmenize destek sağlayacaktır…

 


DUYGULARINIZI YEMEKLERLE ‘YUTMAYIN’!
Varolan duygu durumunuzu bastırabilmek adına yemekleri kullanmaktan vazgeçin. Bu durum size yağlanma olarak geri dönecektir, bunu hatırlayın. Özellikle de çikolata, kek, börek gibi karbonhidrat ve saf şeker içeriği yüksek olan besinlere aşırı yöneliş, duygusal beslenme anlarında daha da ön plana çıkar. Nedeni ise kişinin kendisini daha mutlu hissetmek istemesi ve bu besinlerin de bunu en basit yoldan kısa süreliğine de olsa sağlamasıdır.
Halbuki tam da bu esnada gerçekleştireceğiniz hafif tempolu yürüyüşlerin etkisi çok daha kalıcı bir mutluluk hissini sizlere sunacaktır. Tabii bu alternatif için bir nebze daha fazla efor sarfetmeniz gerekse de bedeninize mutluluğun yanısıra sağlık dolu bir yatırım katacağını da unutmayın.

 

PSİKOLOG DESTEĞİNİN ÖNEMİ HER DAİM VURGULANMALI…
Unutmayın birçok kişinin sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam sistemine adapte olamama sebepleri arasında genellikle psikolojik nedenler de yatabiliyor. Yeter ki farkına varın ve mümkünse çözüm için diyetisyen eşliğinde bir de psikoloğa başvurun.

 

DİYET İŞİ KOLEKTİF BİR İŞTİR!
Diyet süreci yalnızca diyetisyenle başarı sağlanabilecek bir süreç değildir. Hekim, spor eğitmeni ve psikoloğun da zaman zaman yer alması gereken çok önemli bir dönemdir. Bu dönemde bireye sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ‘vücudunu tanıması’ koşuluyla bahsedilen uzmanlar eşliğinde benimsetilmelidir. Bu sayede kişi kendisi için hazırlanan en sağlıklı yolu keşfetme şansını yakalar…

 

DUYGUSAL BESLENMEYLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

1)Bahsettiğimiz gibi bu konuda çok daha etkili bir çözüm adına kesinlikle psikolog desteğine başvurulmalıdır.

2)Duygusal olarak bağımlılık duyduğunuz ve diyetinizi bloke eden yiyeceklerden uzak durmak ve onları bir müddet ulaşabileceğiniz ortamlarda bulundurmamak büyük fayda sağlayacaktır.

3)Biraz daha kendi içinize dönerek kendinizi sorgulamanız da çok büyük fayda sağlayacaktır.

4)Duygusal beslenme anlarınızda hemen 1 bardak ılık/sıcak su içmeyi deneyin. 5 dakika boyunca kendinizi kontrol altına almaya ve sakinleşmeye gayret gösterin. Sonrasındaki davranış biçiminizi gözlemleyin. Bakalım atıştırma ihtiyacınızda bir azalma olacak mı…

5)Diyetisyeninize her daim danışın. Yaşadığınız bu problemi diyetinizi farklılaştırarak da çözmeniz mümkün olabilir.

6)Sporu ve hareketliliği hayatınıza katın. Böylelikle daha mutlu hissedebilmek adına duygusal atıştırma ihtiyacınıza eskisi kadar yönelmeyeceksiniz.

7)Mutluluk veren ve tok tutan yiyecekleri sık sık sofralarınızda bulundurarak da duygusal beslenmeyi dengede tutabilmeniz mümkündür. Örneğin süt ve süt ürünleri, kuru baklagiller, sağlıklı tahıl ürünleri bu konudaki destekçilerimiz arasında yer alıyor…