Yarım Kalan Aşklar Gibi Diyetiniz de Yarım Kalmasın

Geçenlerde okuduğum bir yazıda yarım kalan her şeyin insan zihnini kurcalamaya devam ettiğinden bahsediliyordu. Aslında bu gayet doğru ve yerinde bir tespit. Yarım kalan aşklarınızı düşünün mesela… Muhtemelen hala aklınızın bir köşesinde duruyorlardır… Nedeni de ya büyük ölçüde bir tamamlanamamışlık hissiyle sizi baş başa bırakmış olmaları ya da hikayenin ‘the end’ yani ‘son’ kısmının nasıl olabileceği konusunda size hissettirdiği merak duygusudur. Çünkü zihin belki de yarım kalan şeylerle oyun oynamayı seviyordur ve bu yüzdendir ki bizler sonlanan hiçbir şeyle ilgili bir merak ya da beklenti güdmeyi sürdürmüyor ve yalnızca sonlanamamış ya da kursağımızda kalmış olan şeylere kafa yoruyoruzdur…

 

YARIM KALAN ŞEYLER…
Akıl, her zaman yarım kalan şeylerde kalıyor… Örneğin evdeki temizliği bile yarım bırakıp arkadaşlarınızla kahve içmeye gitseniz, kahvenizin tadını belki de çoğu zaman çıkaramaz ve evde yarım bıraktığınız halı temizliğini ya da balkon silme işini düşünür de durursunuz. Huzursuzluk içerisinde ‘yarım bir siz’ olarak arkadaşlarınızla kahve içmeyi sürdüdür, aklınızın bir köşesinde de evin temizliğini tamamlayamamış olmanın verdiği sıkıntıyla arkadaşlarınızla sohbeti sürdürmeye çalışırsınız. Fakat aklınız hala evinizdedir, bitirmeniz gereken ev temizliğindedir, çünkü akşama misafiriniz vardır ve daha yapacak birden fazla iş de sizi beklemektedir (kişisel bakımınız, misafire ikram hazırlıklarınız vb.).

İşte yarım kalmışlık hissini yarım bıraktığımız diyetler için de hissederiz… Bu yarım bırakmışlık duygusu da diyetin sürekli olarak aklımızı kurcalamasına ve varolan ekstra kilolarımızı da mütemadiyen hatırlamamıza neden olur. Böylelikle yemeklerle olan ilişkimizde her daim ‘diyet’ kelimesi de üçüncü bir şahıs gibi araya girer ve ruhumuzu suçluluk duygusuyla daralttıkça daraltmayı sürdürür. ‘Bak, beni hep yarım bırakıyor ve daha da kilolanıyorsun’ diye bize içten içe fısıldar. Aslında eşzamanlı olarak bu fısıldama bize bir kısır döngü misali artık diyet konusunda ne kadar da başarısız olduğumuzu da hissettirerek diyete dair kalan inancımızın da sıfırlanmasına neden olur…


DİYETİ NEDEN YARIM BIRAKIYORUZ?
Çünkü yeterince is-te-mi-yo-ruz! Unutmayın ki bizler istemediğimiz her şey için güzel mi güzel bir bahaneler uydurabiliriz. Diyet için de aynı şey geçerli…

Genellikle eşimizi, çocuğumuzu, işimizi, kısacası ‘dış etkenleri ve başkalarını’ bahane eder ve her zaman ‘başka şeyler yüzünden’ diyet meselesinde de bir başarı sağlayamadığımızdan şikayet eder de dururuz. Aslında burada yüzleşmemiz gereken şey kendimizdir ve kendimize karşı dürüst olup diyeti uygulamamayı esasen ‘kendimizin yeterince istemiyor olduğunu’ görebilmektir…

 

MUTLULUĞUN BİR SONUÇ DEĞİL BİR SÜREÇ OLMASI GİBİ…
‘Mutluluk ulaşacağımız bir nokta değil, yürüdüğümüz yol ve içinde bulunduğumuz sürecin içerisindedir’ denir ki bu gayet de doğrudur. Yani mutluluk hedef değildir, olmamalıdır da. Anın içerisindedir ve ‘mutlu son’ tarzında bir durak misali bizi adeta yolun sonundaki ışık gibi de beklememektedir. Diyet de böyle bir şeydir, bir yoldur, bir süreçtir. Sonuna odaklanmadan onu bir süreç dahilinde yaşayabilmek ve en mükemmeli beklemeden mümkün olduğunca başarılı bir şekilde onu hayata entegre etmeye çalışmak, diyette gerçek başarıyı sağlayabilmenin ana düşüncesi olmalıdır…

 

AKIL, YARIM KALAN DİYETTE DE KALIYOR…
Diyetler yarım kalınca akıl da hep diyetlerde, hep fazlalık olan yağ kütlemizde kalmıyor mu? Evet kalıyor… O halde neden diyeti de başarılı bir şekilde ‘elimizden geldiğince’ sürdürmeyi denemiyoruz? Neden artık bu meseleyle olan ilişkimizi yarımdan tama dönüştürmüyoruz? Neden biraz da olsa sabretmiyoruz? Ve neden sürekli olarak diyetten kurtulmak adına bahaneler uyduruyor ve kendimizden kaçıyoruz?

Belki de hayatınızda aklınızın kaldığı birçok yarım kalmışlıklar, tamamlanamamışlıklar vardır. Bu yarım kalmışlıkları tamamlamak belki de çoğu zaman sadece sizin elinizde değildir ve bu nedenle de mecburen bu yarım kalmışlığı kabullenmek durumundasınızdır…

Halbuki yarım bıraktığınız diyetleri tamamlamak ve artık zihninizi bununla kurcalamamak yüzde yüz sizin elinizdedir. Bir başkası ya da bir başka şeyle bunun bir ilgisi yoktur. Yani kimse ya da hiçbir şey yüzünden diyet konusunda yarım kalmışlık duygusuyla başbaşa kalmak zorunda değilsinizdir. O halde tam da şimdi bu konudaki yarım kalmışlığı tamamlamak adına hemen bir adım atın. Tabii yanınıza sapasağlam bir inanç ve bolca da kararlılık almayı unutmayın…