Yaz Aylarının Mucizeleri Yaz Meyveleri!

Yaz mevsimini yaşadığımız  şu günlerde havaların ısınmasıyla birlikte vücudumuzun özellikle sıvıya duyduğu gereksinim artıyor.  Bu durumun baş nedeni ise terleme. Peki kısaca anlatmak gerekirse ‘terleme’ neden gerçekleşiyor?

Vücut, kendi ısısını muhakkak dengelemelidir. Dolayısıyla özellikle sıcak aylarda artan vücut ısısını düşürmek de yerine getirmesi gereken en önemli görevlerinden biridir. Bu görevini de fazla ısıyı derimizden ter yoluyla vücut dışına atarak gerçekleştiriyor. Bu sayede vücut ısısı dengeleniyor ve vücut, fonksiyonlarını uygun bir ortamda sürdürmeye devam edebiliyor.

Ter; içeriğinde su, tuz ve çeşitli mineralleri de içeren, vücudun kendi bünyesindeki başta ısı, sıvı, mineral ve tuz dengesini sağlamak amacıyla açığa çıkardığı bir bileşim. Buradan anlaşılacağı gibi aslında terleme ısının yanında bir de sıvı ve çeşitli minerallerin kaybı demek. O halde kayıpların takviyesi de çok önemli.

Özellikle içinde bulunduğumuz bu yaz aylarında ‘bol su için’ söylemi başta olmak üzere, özellikle ‘ayran tüketimi’ni de sıvı ve mineral kayıplarını en güzel şekilde takviye edebilmek adına öneriyoruz. Peki bunların yanında bu takviyeyi sağlamaya ve vücut sağlığını idame etmeye yardımcı olacak daha başka neler önerebiliriz?

Tabii ki ‘yaz meyveleri’ni… İşte bugünkü yazımızda yaz mevsiminin yıldızları olan yaz meyvelerinden bahsediyoruz.

 

YAZ MEYVELERİ NELERDİR?

Yaz meyvelerini kısaca rengarenk, tatlı, lezzetli ve sulu meyveler topluluğu olarak tanımlayabiliriz… Karpuz, kavun, kiraz, vişne, şeftali, kayısı, üzüm, erik, incir, dut… Hepsi de birbirinden sağlıklı ve eminim ki birçoğumuzun severek tükettiği meyveler…

 

BU GÜZEL MEYVELERİN FAYDALARI

Sıvı ihtiyacını karşılamada büyük önem taşıyan yaz meyveleri ayrıca posa da dahil olmak üzere çeşitli vitamin ve mineralleri de bünyesinde barındırıyor. Bunların yanısıra vücudun günlük şeker ihtiyacına da sağlıklı alternatifler olarak katkı sağlıyor.

Teker teker tüm bu meyveleri incelediğimiz zaman o kadar çok faydalı yönlerine rastlıyoruz ki, bu yazımızda hepsinden detaylı bir şekilde bahsetmemiz güç. Ortak özelliklerinden bahsedecek olursak da birçok meyvede olduğu gibi bu meyveler de bizleri başta kanser olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara karşı koruyor. Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yardımcı olup, vücut fonksiyonlarımızı düzenleme adına rol üstleniyor. Bu yüzden mevsimindeyken tüm bu meyvelerden hakkıyla ve gereken miktarlarda yararlanmamız gerekiyor.

 

Not: Günde en az 5-6 porsiyon meyve ve sebze tüketmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Mevsimindeyken ve fırsatımız varken taze meyve ve sebzeleri tüketmemiz en doğrusu. Doğanın bize sunduğu bu fırsattan mutlaka yararlanmalıyız.

 

TÜKETİRKEN ‘ÖZELLİKLE’ KİMLER DİKKAT ETMELİ?

Yaz meyvelerinin birçoğu sıvı içeriği bakımından zengin. Yalnız aynı zamanda ‘şeker’ içeriği de yüksek olan meyveler… Unutmamalıyız ki ‘fruktoz’ adını verdiğimiz meyve şekeri de bir şeker çeşidi. Bu yüzden mutlaka tüketirken miktarlara dikkat etmeliyiz. Özellikle de ‘diyabet hastaları’. ‘Meyvedir bir şey olmaz’ düşüncesi tamamen hatalı. Bu konuda lütfen bilinçlenelim ve miktar kavramını elden bırakmayalım.

DİKKAT: Özellikle diyabet hastalarının yaz meyvelerinden karpuz, kavun, üzüm ve incir tüketimleri sınırlıdır. Bu konuda diyetisyenlerine danışmaları gerekmektedir.

Ayrıca kilo yönetimi ve kaybı açısından da meyve tüketimimizde mutlaka bir sınır olmalı. Evet, meyveler çok sağlıklı alternatifler ama her şeyde olduğu gibi meyvenin de fazlası yağlanmaya ve dolayısıyla kilo artışına sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden porsiyon miktarları konusunda bilinçlenmeli ve aşırıya kaçmamalıyız.

 

YAZ MEYVELERİ PORSİYON MİKTARLARI

Tabloda yaz meyvelerinin 1 porsiyona denk miktarları yer alıyor (tüm miktarlar taze meyve miktarları için geçerlidir). Daha detaylı bilgi ve tüketim miktarlarınız için diyetisyeninize danışabilirsiniz.

MEYVE ADI

 PORSİYON

KARPUZ

1 ince dilim (1/8 orta boy)

KAVUN

1 ince dilim (1/8 orta boy)

KİRAZ

12 adet

VİŞNE

14 adet

ŞEFTALİ

1 orta boy

KAYISI

3 adet

ÜZÜM

Sultani: 12 adet

Verigo: 8 adet

ERİK

Yeşil erik: 10 adet

Kırmızı erik: 5 adet

İNCİR

1 büyük ya da 2 küçük boy

DUT

½ su bardağı

 

 

KARPUZ – HELLİM KOMBİNASYONU SAĞLIKLI MI?

Karpuz-hellim birlikteliği, birçok kişinin yaz aylarında vazgeçemediği bir kombinasyon. Peki karpuz ve hellimin birlikte tüketimi ne kadar sağlıklı?

Glisemik indeks bilindiği gibi kısaca bir yiyeceğin kan şekerini yükseltme hızıdır. Karpuzun da glisemik indeksi diğer birçok meyveye kıyasla yüksektir. Bu nedenle yazımızın başlarında özellikle diyabet hastalarının karpuz tüketimlerine muhakkak dikkat etmeleri gerektiğinden bahsetmiştik.

Bilindiği gibi süt, ayran, yoğurt gibi içecek ve yiyecekler, özellikle protein ve yağ içerikleri sayesinde kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Dolayısıyla sütten elde edilen hellim ve diğer peynirler de, kan şekeri hızının daha yavaş yükselmesine destek olmaktadır.

O halde madem ki karpuz kan şekerinin daha hızlı yükselmesini sağlayan bir meyve, onu hellim gibi bir süt ürünüyle destekleyip tüketirsek, kan şekeri yükseliş hızını yavaşlatan sağlıklı bir ikili oluşturabilirler.

Yalnız buraya çok dikkat etmenizi rica ediyorum. Evet bu kombinasyon kan şekeri profilinde olumlu etkilere sahip olabilirler. Fakat yine ‘miktar’ kavramına dikkat etmeliyiz. Genellikle büyük zevk alınarak tüketilen yiyeceklerin dozunu ayarlamakta zorlanırız. Bu nedenle eminim ki birçoğunuz da karpuz-hellim ikilisini sevdiğinden, tüketimde aşırıya kaçıyor olabilir. Yine aşırıya kaçmak özellikle karpuzdan ekstra şeker, hellimden de ekstra yağ alımıyla birlikte, kilo artışına sebebiyet verebilir. Bu yüzden bu ikiliyi tüketirken mutlaka ölçülü olmakta fayda var.

 

Her zaman olduğu gibi yine miktarlar önem taşımakta. Özellikle içinde bulunduğumuz  bu sıcak aylarda sıvı ihtiyacımızı başta suyla sağlamalıyız. Daha sonra diğer sağlıklı içecekler (ayran, kefir, maden suyu, vb.…) ve yiyeceklerle (meyve, sebze, vb.…) total sıvı gereksinimizi destekleyebiliriz.

Mevsimin bize sunduğu bu sağlıklı ve lezzetli meyveleri de yine kararında ve ölçülü bir şekilde, en taze hallerinde ve posalarıyla birlikte tüketmenin önemini de unutmamalıyız.